KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/53
- Karar No
- 2024/1477
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/11/2023
- Numarası
- Esas - Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekilleri
- Av. ... & Av. ...
Karar Metni
1.950 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
Av. ... -
DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
YAZIM TARİHİ : 26/09/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 16/11/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Ticaret unvanıyla satış ve pazarlama alanında İzmir ilinde faaliyet
gösterdiğini,
daval... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise makine ve silindir üretim sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 01.02.2022 tarihli .... Pazarlama ve Satışı Konusunda Hizmet Alım Sözleşmesi
imzalandığını, sözleşme amacının; ...firmasının ürettiği her türlü silindirin yurt içi ve yurt dışı pazarlama ve
satış faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi hizmeti olduğunu, sözleşmenin 01.02.2022 tarihinden başlayıp 31.12.2023 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin "Mali Koşullar" başlıklı 4.4 maddesinde;
"Sözleşme sürecince EvoConvert Makina, yukarıdaki "AMAÇ" maddesinde sözü edilen her türlü
silindirlerin satışından .....'e her ay fiili olarak gerçekleştirilen yurt dışı satışlar cirosundan
(%3) yurt içi satışlar KDV hariç net cirosundan (%3) NET prim ödeyecektir. Ancak yurt içi ve yurt dışı satış cirolarından hesaplanacak olan primler toplamının net (10.000-TL)'den az olması durumunda net
(10.000-TL) ödeme yapılacaktır. Bu ödeme ile ilgili .... satış komisyon faturası + KDV
kesecektir." şeklinde olduğunu,
sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren faturaların ödendiğini, son aya ilişkin faturanın davalı tarafça
iade edilerek ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmayan faturanın aşağıdaki gibi olduğu,
04.08.2022 tarihli ... numaralı 10.000-TL tutarlı "Temmuz 2022 Danışmanlık Hizmeti"
açıklamalı Satış Faturası sözleşme henüz devam ederken davalı tarafça Konya ... Noterliği ... yevmiye numaralı ve
21.07.2022 tarihli ihtarname keşide edilerek;
müvekkili şirket ile muhatap 01.02.2022 tarihli.....Pazarlama ve Satış Konusunda Hizmet Alım
Sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkili şirket tarafından üretilen silindirlerin pazarlama ve
satış faaliyetleri muhatap tarafından gerçekleştirileceğini, gelinen süreçte satış ve pazarlama işlemleri ve süreçlerine ilişkin muhataptan gelen bilgiler ile piyasa
bilgileri arasında ciddi farklılıklar olduğu ve gerçek maliyetler ile muhataplar yapılan toplantılarda
muhatabın bildirdiği maliyetlerin arasında ciddi farklar olduğunun tespit edildiğini, bu kapsamda muhatabın sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, müvekkili şirket tarafından değerlendirildiğinden söz konusu sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı
nedenle feshedildiğini ve muhatabın ilgili sözleşmeden kaynaklı olarak müvekkil şirketten herhangi bir ad altında alacağı olmadığı hususlarını muhataba ihbar ederiz."
şeklinde ifadelere yer verilerek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini bildirdiklerini, davalı tarafça keşide edilen ihtarnamede yer alan hususların kabulünün mümkün olmadığını,
21.07.2022 tarihli ihtarnamenin 26.07.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin Temmuz 2022
dönemi çalışmalarının tamamladığını ve 04.08.2022 tarihinde temmuz ayı Danışmanlık Hizmeti
faturasını davalı yana tebliğ ettiklerini, davalının Temmuz faturasını ödemeyeceğini bildirmesi üzerine İzmir .. Noterliği tarafından keşide edilen
ihtarnamede özetle; “…sözleşmenin tek taraflı sona erdirilemeyeceğini, sözleşmede taraflardan birisinin
talep etmesi ve diğerinin de kabul etmesi koşuluyla karşılıklı anlaşmaları ile sona erdirilebilir hükmünün
yer aldığını, sözleşmenin bakiye süresine tekabül eden alacak talepleri yönünden talep hakkı devam ettiğini…”
ihtaren bildirdiklerini, sözleşmenin sona ermesinin aşağıdaki 3 koşulla gerçekleşebileceği sözleşmede imza altına alındığını, 31.12.2023 tarihine gelinmiş olması veya
iki taraftan birisi için forsmajör koşullarının ortaya çıkmış olması veya taraflardan herhangi birisinin talep etmesi, karşı tarafın da bunu kabul etmiş olması
olarak sınırlandırıldığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı hareket ederek sözleşmeyi feshettiğini belirterek; davanın kabulü ile davalı şirketçe sözleşmeye aykırı şekilde gerçekleştirilen fesihten dolayı
müvekkili nezdinde, sözleşmenin bakiye süresine tekabül edecek danışmanlık hizmetine dair maddi
zararının 2022 yılına ait bakiye süre ve 2023 yılının sonuna (31.12.2023) kadar hesaplanarak davalı
şirketçe tazminin gerçekleştirilmesine, hükmedilecek tutara fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari
faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 18/10/2022 tarihli dilekçesinde; sözleşme maddeleri ile taraflar arasında mutabık kalınan süreye riayet edilmeksizin sözleşmenin haksız ve tek taraflı feshinden kaynaklı olarak müvekkilimizin 18 aylık danışmanlık ücretine ilişkin zararı işbu tazminat davasının konusu olduğunu beyan etmiştir.
Davacı vekili 16/11/2023 (harç yatırma) tarihli dilekçesi ile talebini 226.672,00 TL artırarak 226.772,00 TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.02.2022 tarihli .... Pazarlama Ve Satışı Konusunda Hizmet Alım Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin Konya ... Noterliği.... yevmiye numaralı
21/07/2022 tarihli fesih ihtarnamesi ile haklı surette feshedildiğini, davacı tarafından İzmir ..
Noterliği’nin.... yevmiye numaralı ve 11/08/2022 tarihli cevabi ihtarname keşide edilmiş akabinde
bu ihtarnameye Konya ..Noterliği 17/08/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap
verildiğini, sözleşmenin 2.maddesinde; "...Mak.'nın ürettiği her türlü silindirin (flekso baskı silindirleri, rotogravür baskı silindirleri, havalı mandreller , alüminyum avare silindirler, ısıtma/soğutma silindirleri
vb.) yurt içi ve yurt dışı pazarlama ve satış faaliyetlerinin Hüseyin Deral tarafından gerçekleştirilmesi
hizmetini vermesidir.” olduğunu ancak davacı tarafından hizmet verilmediğini, sözleşmenin 4.5 no'lu maddede " İlgili hizmet bedeline hak kazılması , satışı yapılan ürünlerin bedelinin
tahsiline bağlıdır." şeklinde ön koşul kabul edildiğini, davacı tarafından müvekkiline herhangi bir mal
satışına ilişkin hizmet verilmediğini, davacının satışı konusunda anlaştığı mal için herhangi bir mail, evrak, form sunmadığını, sözleşme dönemine ilişkin müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde amaç maddesinde sayılı mallardan
satış yapılmadığının anlaşılacağını, davacı sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinden haksız
talepte bulunduğunu, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde davacı ile sözleşme yapılan dönemde
herhangi bir mal satılmadığının ortaya çıkacağını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına (15. HD, 06.12.2006 gün, 2006/4522 esas, 2006/7157 karar, 15. HD 26.05.2016 gün, 2016/1062 esas, 2016/3002 karar, 15. HD 01.06.2016 gün, 2015/5760 esas, 2016/3130 karar) göre fesihte taraflar birlikte kusurlu olmaları halinde müspet zarar kapsamında kâr kaybı, gecikme nedenli cezai şart istenmesi ve iş sahibi tarafından da teminat mektubunun irat kaydedilmesi mümkün değildir. Her iki taraf kusurlu ise (ortak kusur) birbirlerinden tazminat talebinde bulunamazlar ve sadece birbirlerinin mal varlıklarına kazandırdıkları artı değeri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebilirler. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/155 E 2021/655 K sayılı ilamı)
Somut olayda, alınan bilirkişi raporlarına göre sözleşmenin ayakta olduğu süreçte silindir satışı yapılmadığı, dolayısıyla sözleşmenin amacının gerçekleşmesine yönelik bir çalışmanın bulunmadığı, davacının sözleşmeden kaynaklı tüm edim yükümlülüklerini yerine getirdiğine yönelik iddialarını usulünce ispatlayamadığı,
davacının müspet zarar kapsamında kar kaybı tazminatı isteminde bulunabilmesi için sözleşmenin feshinde hiç bir kusurunun bulunmadığını ispat etmesinin gerektiği, davacının az da olsa kusurlu olması halinde müspet zarar tahsilinin talep edilemeyeceği, sözleşmenin ayakta olduğu süreçte davacı tarafça aracılık yapılmak suretiyle herhangi bir satışın yapılmadığı, dolayısıyla davacının fesihte az da olsa kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda davacının kar kaybı tazminatı isteminde bulunamayacağı...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, taraflar arasında akdedilen 01.02.2022 tarihli silindir pazarlama ve satışı konusunda hizmet alım sözleşmesi gereği üzerine düşen yükümlülükleri layıkıyla yerine getirdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede müvekkilinin, tanıtım pazarlama için fuarlarda yapmış olduğu görüşmeler neticesinde satış yapması halinde davalının ayrıca prim ödemeyi taahhüt ettiğini, başka bir ifadeyle davalının vermiş olduğu hizmetin sonucunda satış yapılması halinde müvekkilinin kararlaştırılan ücretin yanında ayrıca komisyon/prim alacağını, müvekkilin asli edimi silindir satışı yapmak değil,
sözleşme ile kararlaştırılan edimlerini yerine getirmek olduğunu, davalı da haksız feshinde müvekkilin satış taahhüdünde bulunduğu ve satış yapamadığına değinmediği feshine dayanak göstermediğini, sözleşmenin "Mali Koşullar" başlıklı 4.4 maddesinde de kararlaştırıldığı şekilde. "Sözleşme sürecince ...
Makina, yukarıdaki "AMAÇ" maddesinde sözü edilen her türlü silindirlerin satışından ...'e her ay fiili olarak gerçekleştirilen yurt dışı satışlar cirosundan (%3) yurt içi satışlar KDV hariç net cirosundan (%3) NET prim ödeyecektir." ancak yurt içi ve yurt dışı satış cirolarından hesaplanacak olan primler toplamının net (10.000-TL)'den az olması durumunda net (10.000-TL) ödeme yapılacağı,
bu ödeme ile ilgili ...... satış komisyon faturası+KDV kesecektir." şeklindeki anılan maddeden anlaşılacağı üzere herhangi bir satış yapılmaması / satış cirolarından hesaplanacak olan primler toplamının net 10.000-TL'den az olması durumunda 2022 yılı için en az 10.000-TL ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, hal böyleyken müvekkilin aylık ücrete esas net primsiz ücrete hak kazanması için danışmanlık hizmetinin verilmiş olmasının yeterli olduğunu, müvekkilin satış yapma gibi yükümlülüğü olmadığı gibi satış yapmamış olmasının da onu kusurlu veya az kusurlu hale getirmeyeceğini, davalı tarafından yapılan feshin haksız ve geçersiz olduğunu,
taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde “Sözleşme, süresi sonunda 31.12.2023 tarihinde kendiliğinden sona erer. Taraflardan hiçbirisi forsmajör koşulları ortaya çıkmadan sözleşmeyi tek taraflı sona erdiremez.
Ancak taraflardan herhangi birisinin talep etmesi ve diğerinin de bunu kabul etmesi koşuluyla karşılıklı olarak anlaşacakları tazmin talepleri ile sona erdirilebilir.” hükmünün yer aldığını, sözleşmenin sona ermesinin sadece ve sadece aşağıda yazılı 3 koşuldan birisinin gerçekleşmesi ile mümkün olduğu açık ve net bir şekilde belirtilmiş ve taraflarca karşılıklı kabul edilip imza altına alındığını, bu hususların.
31.12.2023 tarihine gelinmiş olması, iki taraftan birisi için forsmajör koşullarının ortaya çıkmış olması, taraflardan herhangi birisinin talep etmesi, karşı tarafın da bunu kabul etmiş olması olarak sınırlandırılmış olup bu hususların dışındaki başkaca sebeplerden sözleşmenin sona erdirilmesi mümkün olmadığını, yerel mahkemece 16.11.2023 tarihli oturumunda davalı şirket yetkilisi ...'ya yemin eda ettirildiğini, ancak söz konusu yeminin usul ve yasaya uygun olmadığını beyanla davanın reddine dair verilen kararın kaldırılarak haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; haksız fesih nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacının davalı ile imzaladığı hizmet alım sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek 18 aylık danışmanlık ücretini talep ettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Sözleşmenin Sona Ermesi başlıklı 6.maddesinde “Sözleşme, süresi sonunda 31.12.2023 tarihinde kendiliğinden sona erer. Taraflardan hiçbirisi forsmajör koşulları ortaya çıkmadan sözleşmeyi tek taraflı sona erdiremez.
Ancak taraflardan herhangi birisinin talep etmesi ve diğerinin de bunu kabul etmesi koşuluyla karşılıklı olarak anlaşacakları tazmin talepleri ile sona erdirilebilir.” hükmünün yer aldığı, davalının ileri sürdüğü fesih nedenlerinin fors majör (mücbir sebep) olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davacının danışmanlık ücretine hak kazandığı davacının davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürmediği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince davanın kabulü ile 226.772,00 TL alacağın 100,00 TL'sinin dava tarihinden 226.672,00 TL'sinin ise ıslah tarihi (harç yatırma) olan 16/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans)
faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/53, K. 2024/1477, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama