KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Eden
- Esas No
- 2024/767
- Karar No
- 2024/1341
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 02/11/2023
- Numarası
- Esas
- Davacı/k. davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı/k. davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Şirketin Feshi (Şirkete Kayyım Tayin Edilmesi
- İstinaf kararının karar tarihi
- 10/07/2024
- Yazım tarihi
- 06/07/2024
Karar Metni
2.052 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 02/11/2023 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ve 01/11/2023 tarihli talep dilekçesinde özetle; şirketin zarara uğramasını önlemek, aktiflerin azalmasını pasiflerin artmasını engellemek, şirket hesaplarında usulsüz işlemler yapılmasının önüne geçmek için TTK 636, HMK 389/1 ile TTK 630/2 maddeleri dikkate alınarak davalı şirket ile ilgili uygun görülecek ve gerekli tedbirlerin alınmasını, şirket yönetimi için alanında uzman tedbiren yönetim kayyımı tayin edilmesini, şirket kuruluşundan itibaren bilanço, stok, hesap, mizan, banka hesapları, alış satış faturaları, envanter kayıtları, menkul ve gayrimenkul kayıtları, şirkete ait araçların takip sistemleri,
tüm ticari defterleri incelenerek mevcut durumun tespiti için bilirkişi raporu aldırılmasını, şirket alacak, borç durumunun da bu raporda tespitinin istenilmesini, ... Makina Kimya Boya Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava dışı diğer ortağın kusurlu hareketleri nedeniyle feshini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; eldeki davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının işbu davasında haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın "dava şartı" yokluğundan ve zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının, müvekkili firmanın feshine ilişkin taleplerinin yersiz olup, hiçbir haklı neden olmadığını, şirketin feshine hükmedilebilmesi için, şirketin devamını sağlayan unsurların ortadan kalkması gerektiğini ancak şirketin devamını ortadan kaldırabilecek hiçbir hususun olmadığını,
davacının müvekkili firmadan gerçekleştirdiği satışların tahsilatlarının bizzat kendisi tarafından yapıldığının ortaya çıktığını, davacı mezkur şirkete sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediğinin kayıtlar ile sabit olduğunu, davacının, şirketin gizli verilerini ve diğer tüm bilgi işlem veritabanını ele geçirmek istediğini belirterek; davanın usul ve esastan reddi ile karşı davalarının kabulüne, ......’ın sermaye koyma borcunu yerine getirmemiş olması ve diğer sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına, davalıya ait olan %49 payın şirkete devrine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 02/11/2023 tarihli ara kararı ile; "...davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile 6100 s. HMK'nın 393/1. maddesi gereğince bu ara kararının tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, 50.000 TL nakdi teminatın veya kesin ve süresiz teminat mektubunun mahkememize ibrazı ve 6 aylık denetim kayyımı ücreti olarak (şimdilik) 12.000 TL'nin bu dosyamıza yatırılması şartıyla;
a) Davalı şirkete ait varsa taşınmazlar ile araçların 3. kişilere iradi olarak satış ve devrinin önlenilmesi için kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına ayrıca,
b) Davalı şirketin rutin işleyişini engellememek kaydıyla, davalı şirket yönetiminin davalı şirketi borçlandırıcı ve malvarlığını azaltıcı işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi tutulmasına...." şeklinde karar vermiştir.
İTİRAZ
Davalı/Karşı davacı vekili itiraz dilekçesinde özetle; belirtilen tüm hususlar dahilinde, davacının haksız ve mesnetsiz ithamlarla ve soyut verilere dayalı olarak ikame etmiş olduğu işbu davasındaki ihtiyati tedbir kararlarının tamamen reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 02/11/2023 tarihli ara kararı neticesinde davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul yönündeki ara kararın kaldırılmasına ve davacının ihtiyati tedbir istemlerine yönelik tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davalı - karşı davacı şirket tarafından tedbire karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine Konya BAM 6. HD.'nin 10/01/2024 gün ve .... E. ....K. sayılı ilamı ile davalı şirketin istinaf talebinin itiraz dilekçesi olarak değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği halde dosyanın istinaf incelemesi için daire gönderilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili 13/03/2024 tarihli duruşmada da Konya BAM 6. HD.'nin karar ve gerekçesinden bahsederek ihtiyati tedbire itiraz etmiş ve tedbirin kaldırılmasını istemiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Talep, "İhtiyati Tedbire İtiraz" talebidir.
Somut olayda; Mahkememizin 02/11/2023 gün ve ... E. sayılı ihtiyati tedbir ara kararında da açıklandığı üzere; dava limited şirketin fesih ve tasfiyesi, karşı dava ise şirket ortaklığından çıkartılma davasıdır.
Asıl davanın kabulüne karar verilmesi halinde, sonuç ister davalı şirketin feshi, isterse alternatif çözüm olarak davacının çıkma payı karşılığında davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi şeklinde olsun, davalı şirketin malvarlığının korunmasında çıkma payı veya tasfiye payını etkileyeceğinden davacının hukuki yararının bulunduğu,
diğer yandan verilen denetim kayyımı tayini ve davalı şirketin taşınmaz ve araçlarının kaydına tedbir konulması şeklindeki tedbirin şirket işleyişini de etkilemeyeceği, tarafların menfaat dengesi göz önünde bulundurulduğunda tedbirin devamının gerektiği sonucuna varılmış, davalı vekilinin gerek 13/03/2024 tarihli duruşmadaki tedbire yönelik itirazlarının ve gerekse 14/11/2023 tarihli (Konya BAM 6. HD. kararı gereğince itiraz dilekçesi sayılması gereken) istinaf dilekçesindeki tedbire itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş,.." gerekçesiyle davalı - karşı davacı ...
Makine Kimya Boya San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin gerek 14/11/2023 tarihli dilekçesindeki ve gerekse 13/03/2024 tarihli duruşmadaki, Mahkememizin 02/11/2023 gün ve .... E. sayılı ihtiyati tedbir ara kararına yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı/Karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 14/11/2023 tarihli itiraz dilekçesini tekrarla, davacının haksız ve mesnetsiz ithamlarla ve soyut verilere dayalı olarak ikame etmiş olduğu işbu davasındaki ihtiyati tedbir kararlarının tamamen reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 02/11/2023 tarihli ara kararı neticesinde davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul yönündeki ara kararın ve 29/03/2024 tarihli ara kararı neticesinde davalı - karşı davacının ihtiyati tedbir ara kararına yönelik itirazlarının reddine dair ara kararının kaldırılmasına ve davacının ihtiyati tedbir istemlerine yönelik tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava limited şirketin feshi, karşı dava davacı/karşı davalının şirket ortaklığından çıkartılması talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." TTK'nın 636/4 maddesi "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir" hükmünü haizdir.
Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde limited şirketin feshi davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, fesih isteminde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Diğer yandan anılan madde ile fesih davası açıldığında mahkemeye gerekli tedbirleri alma yetkisi verilmiştir.
Bu çerçevede, mahkemece davadaki isteme göre, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceğinden, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir.
(Yargıtay 11.HD'nin 03/02/2015 tarih, 2014/15047 E. 2015/1168 K. sayılı ilamı )
İhtiyati tedbir kurumu genel olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Değinilen madde kapsamında, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." genel tanımına yer verilmiş olup , 6102 sayılı TTK'nın 636/3-4. maddeleri kapsamı itibari ile 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirden daha kapsamlı ve ihtiyati tedbir ile ilgili özel bir düzenleme niteliği taşımaktadır.
Bu düzenlenmeye göre, uyuşmazlık konusu olmayan taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacaklar ile ilgili ihtiyati tedbir kararı da koşulları olduğu takdirde verilebilmektedir.
Davacının TTK 636. Maddesine dayalı olarak limited şirketin feshi ve tasfiyesi ile ortaklık payının ödenmesi talepli olarak eldeki davayı açtığı ve ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL teminat yatırılması karşılığında, davalı şirketin taşınmaz ve araçlarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına,
davalı şirketin rutin işleyişini engellememek kaydıyla davalı şirket yönetiminin davalı şirketi borçlandırıcı ve mal varlığını azaltıcı işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi tutulmasına ve şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verildiği, açılan davanın mahiyeti ve davacı talepleri nazara alınarak tedbiren davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmasa da;
denetim kayyımı atanmakla şirketin borçlandırıcı ve malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi olacağı, denetim kayyımının onayı olmaksızın şirkete ait taşınmaz ve araç mülkiyetlerinin devrinin mümkün olmayacağı düşünülmeden, ayrıca dava konusu olmayan ve şirketin kredibilitesini olumsuz etkilenmesine sebep olacak şekilde şirketin taşınmaz ve araç kayıtları üzerine tedbiren şerh verilmesi adil olmadığından davalı/karşı davacının istinaf başvuru talebinin kısmen kabulüyle.
HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesinin denetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir kararı aynen korunmak suretiyle davacının tedbir talebi ile ilgili yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
MUHALEFET ŞERHİ
Talep; davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına ilişkin ara kararına yapılan itirazın reddine ilişkin 29/03/2024 tarihli ara kararının kaldırılması istemine ilişkidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde ise '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı kanunun 390. maddesinde de '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; davacının, dilekçesinde belirttiği iddialara ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, şirketin içinin boşaltıldığına ilişkin beyanların iddiadan ibaret kaldığı, somut dosyadaki deliller nazara alındığında; salt şirketin fesih ve tasfiyesinin istenmesinin şirkete kayyım atanmasını gerektirmeyeceği, dosya kapsamına göre davacı iddialarının yaklaşık olarak ispatlanamadığı nazara alınarak, tedbire yönelik itirazın kabulü ile; 02/11/2023 tarihli, tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin ara kararının kaldırılması gerektiği kanaatinde olduğumdan,
Sayın çoğunluğun, tedbire ilişkin ara kararının kısmen düzeltilmesine yönelik HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması görüşüne katılmıyorum.
Başkan · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/767, K. 2024/1341, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama