KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/258
- Karar No
- 2025/328
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .....
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/11/2024
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- ........
- Vekili
- Av......
- Davalılar
- 1- ........
- Vekili
- Av......
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
: 2- ........
DAVA
Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
YAZIM TARİHİ : 27/02/2025
Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 19/11/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; T.İş Bankası 18/09/2023 keşide tarihli ... çek seri numaralı 530.000 TL bedelli çekte yer alan imzasının müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, çekler üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, söz konusu imzanın taklit edildiğini, bilirkişi incelemesi neticesinde çek üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğunun açıkça görüleceğini, izah edilen nedenlerle dava konusu çeke tedbir kararı verilerek söz konusu çeklerin icra takibine konu edilmiş olması halinde dosyadaki paranın alacaklıya ödenmemesi ve çek hakkında ödemeden men yasağına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava şartı yerine getirilmeden dava açtığını, arabulucu yoluna başvurmadan açılan işbu davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafça her ne kadar imzanın kendisine ait olmadığını iddia etse de dava konusu çeke istinaden Ereğli İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğünden 29/11/2023 tarihinde uzmanlık raporu alındığını, alınan raporda şirket yetkilisi ........'nın eli ürünü olduğunun açıkça tespit edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece "Davalı ........ kendini vekille temsil ettiğinden, karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesine göre tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki dava değerinin 10.000,00 TL olduğunu, dolayısıyla davalı lehine hükmedilen maktu vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini beyanla kararın müvekkili lehine kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile, TTK'nın geçici 12. maddesinde; "(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği (01/01/2019) tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay'da görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz" hükmünün,
Bunun yanında, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A maddesi eklenmiştir. HUAK'ın 18/A-2 maddesinde, "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünün,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 5/2. maddesinde "Gerek kısmi dava gerekse belirsiz alacak ve tespit davasında mahkemece dava değerinin belirlenmesinden sonra davacı davasını belirlenmiş değere göre takip etmese dahi, yasal avukatlık ücreti, belirlenmiş dava değerine göre hesaplanır." hükmünün,
7/2. maddesinde "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur" hükmünün yer aldığı,
Davacının dava konusu 530.000,00 TL'lik çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, dava tarihi itibariyle menfi tespit davasının arabuluculuğa tabi olduğu, dava değeri belli olduğundan ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücretinin tarifeye uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır .....
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/258, K. 2025/328, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama