KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Eden
- Esas No
- 2026/642
- Karar No
- 2026/598
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2026
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 13/03/2026
- Numarası
- ... Esas
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
: 2- ... : 3- ... : 4- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 21/04/2026
YAZIM TARİHİ: 28/04/2026
Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan kayyımlık davasında 13/03/2026 tarihinde tesis edilen talebin reddine ilişkin ara karara karşı, davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 100'den fazla üyeye sahip olduğunu, 23.12.2025 tarihinde yapı ruhsatı aldığını, mevcut dış denetçinin 19.12.2025 tarihinde istifa ettiğini, genel kurulda dış denetçi seçilmiş olmasına rağmen göreve başlayamadığını, kooperatifin zorunlu organlarının fiilen ve hukuken görev yapamaz hale geldiğini, organsızlığın tespiti ile temsil ve yönetim yetkisine haiz olduğunu, yargılama süresince doğabilecek telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla davalı ...ne yargılama sonuna kadar kooperatifi temsil ve yönetimi için kayyum atanmasına, kooperatifin eksik organlarına herhangi bir yasal kısıtlanma olmaksızın kavuşana kadar ihtiyaten yönetim kayyımı görevlendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....Somut olaya gelindiğinde; asıl olanın kooperatifin seçilmiş organları tarafından yönetilmesi olduğu, sonraki genel kararının ihtiyati tedbir kararı ile yürütmesinin durdurulması üzerine önceki genel kurulla seçilmiş yöneticilerin görevine devam etmesinde şeklen ve usulen bir engel olmadığı, dava dilekçesinde sözü edilen yönetim organının çalışamaz hale geldiği hususunun yargılamayı ve bilirkişi incelemesini gerektirdiği, dosya kapsamında henüz yaklaşık ispatın sağlanmadığı, tüm bunlarla birlikte davada esas talep edilen şeyin kayyım atanması istemi olduğu,
hükümle elde edilecek neticeye bu aşamada ihtiyati tedbir yoluyla ulaşılacak şekilde karar verilmesinin mümkün olmadığı, durum ve koşulların değişmesi ve yeniden talep edilmesi halinde dosya kapsamında her zaman ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin mümkün olduğu, fakat bu aşamada mevcut delil durumu itibariyle ihtiyati tedbir için gerekli yasal koşulların sağlanmadığı..." gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kooperatifin "dış denetim" organının yokluğu nedeniyle hukuken organsız kaldığı gerçeğinin gözardı edildiğini, 1163 sayılı kanun ve ilgili yönetmelik uyarınca; dış denetçisiz alınan kararların hükümsüzlüğü ve yönetici kayyım atanmasının yasal zorunluluğu olduğunu, genel kurul kararlarının durdurulmasının kooperatifi fiilen yönetilemez hale getirdiğini, denetim kayyımının varlığının organsızlığı gidermediğini, telafisi imkansız zararların doğma ihtimali bulunduğunu beyanla 13.03.2026 tarihli ara kararın kaldırılmasını, davalı kooperatife, kooperatifin eksik organlarına herhangi bir yasal kısıtlanma olmaksızın kavuşana kadar ihtiyaten temsil ve yönetim yetkisini haiz yönetici kayyımı görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
HMK'nın 390. maddesinde de'' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yasal koşulların oluşmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacıların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır ...
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/642, K. 2026/598, 21 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama