KÜNYE
T.C. Konya Bam 7. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İstinaf Eden
- Esas No
- 2024/861
- Karar No
- 2024/1061
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/06/2024
- Numarası
- Esas Karar
- Davacı 3. kişi
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı alacaklı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Karar yazım tarihi
- 10/09/2024
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı ilk derece mahkeme kararı aleyhine istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, Dairemizce HMK'nun 353. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda dosyadaki belgeler okundu, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından dava dışı .... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, ilgili icra dosyasında, davalı tarafından takip borçlusunun müvekkili nezdinde alacağı olduğu iddiası ile İİK'nın 89. maddesi uyarınca 1. haciz ihbarnamesi gönderildiğini, akabinde yine aynı iddia ile 2. haciz ihbarnamesi gönderildiğini, son olarak bahse konu 3. haciz ihbarnamesinin '.... Mahallesi... Caddesi No:26/10 Selçuklu/KONYA' adresine mernis şerhli olarak 21/2. maddesine göre muhtara usulsüz olarak tebliğ edildiğini, müvekkilinin usulsüz tebligattan haberdar olmaması nedeniyle icra dosyasına itirazda bulunamadığını,
Davada ispat yükünün alacaklı da olduğunun Yargıtay kararları ışığında da sabit olduğunu,
Müvekkilinin takip borçlusu ile arasında hiçbir şekilde ticari bağı ve herhangi bir alacak verecek ilişkisinin bulunmadığını,....'ın müvekkilinin babası olduğunu, dolayısıyla da müvekkilinin dava dışı borçlu ....'a herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötüniyetli olarak müvekkil aleyhine işlem yapması nedeniyle dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde ikame edilmediğini, davacının haciz ihbarnamelerine itiraz etmediğini, 89/3 haciz ihbarnamesi Tebligat Kanunu 21/2. maddesi uyarınca davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, davanın açılmasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, huzurdaki davanın açılmasına davacı kendi hareketleri ile sebebiyet vermiş olup; davacı lehine yargılama gideri ve ücret-i vekalete hükmedilmesi mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında açılan iş bu dava sonucunda mahkemenin 21/12/2023 T. ... K. sayılı kararı ile görevli ve yetkili Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği, kararın 16/01/2024 tarihinde kesinleştiği,
Davacı vekilinin 16/01/2024 tarihinde dosyanın Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi talebi üzerine Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kaydının yapıldığı, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/01/2024 T. .... K. sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verilerek dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği,
Görev uyuşmazlığı nedeniyle dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 26/04/2024 tarih .... - .... E.K. sayılı ilamı ile dava tarihi itibarıyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine kesin olarak karar verilmesi üzerine yargılama yapılmak üzere dosyanın Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği,
İstinaf incelemesine konu olan Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/06/2024 T. ... - .... E.K. sayılı kararında davanın ticari dava niteliğine haiz, konusu para olan menfi tespit davasından ibaret olması karşısında 6102 s. TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, eldeki davanın ise arabulucuya başvurulmadan açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili dilekçesinde: İlk derece mahkemesinin kararının hem esas hem de usul yönünden hatalı olduğunu, davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu sebeple zorunlu ara buluculuk kapsamında olmadığını,
Söz konusu davadaki taraflardan alacaklının şahıs olduğunu, herhangi bir ticari defteri ve işletmesinin bulunmadığını, 89/3 gönderilen müvekkilinin de hiçbir ticari defteri ve ticari işletmesi olmadığı halde davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmasına anlam veremediklerini, dosya borçlusu ile alacaklı arasında kambiyo senedi düzenlenmesinin, senet sonradan düzenlenen bir alacak olduğu için asliye ticaret mahkemesinin bakacağı anlamına gelmeyeceğini, tüm Türkiye de 89/3 haciz ihbarnamesine itirazları asliye hukuk mahkemesi incelemekteyken Konya'da neden böyle bir uygulamanın olduğunu anlamadıklarını,
Kabul anlamına gelmemekle davaya asliye ticaret mahkemesi görevli olsa dahi davanın zorunlu ara buluculuk kapsamında olmadığını, ortada genel mahkemelerde açılmış bir menfi tespit davasının bulunmadığını, sadece 89/3 haciz ihbarnamesi kendisine tebliğ olan 3. şahısın açtığı bir davanın bulunduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle davanın açıldığı tarih itibariyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını belirterek, genel olarak dava dilekçesini tekrar ederek ve ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri arasında 16 aylık bir süre olduğundan süre yönündende 89/3 (üçüncü haciz ihbarnamesi) gönderilmesinin de geçersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Alanya İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE: Dava, İİK'nun 89/3. maddesi uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık; menfi tespit davasında arabulucuk dava şartının uygulanıp uygulanamayacağına yöneliktir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5/A. maddesinde "dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile; "Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davanın arabuluculuk dava şartına tabi olabilmesi için davanın ticari dava olması yanında konusunun bir miktar paranın ödenmesi istemine ilişkin olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, dava, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmamaktadır. Davaya konu ihtilaf, tarafların ticari işletmesinden kaynaklanmadığı gibi TTK'da düzenlenen bir husustan da doğmamıştır.
Kaldı ki, davanın konusu bir miktar paranın ödetilmesi istemine ilişkin değil, genel olarak haciz ihbarnameleri tebliğine bağlanan borcun zimmetinde sayılmasına ilişkin sonucun ortadan kaldırılmasına ilişkindir.
TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı ise de, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı menfi tespit davaları alacak davası mahiyetinde olmadığından, dava davacının arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır.
Netice olarak, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi, görev uyuşmazlığı sonucunda verilen karar ile kesinleşmiş ise de, davanın niteliği değişmediğinden, mahkemenin davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddi yönündeki kararında isabet bulunmadığından, davacının istinaf isteminin HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, davanın esası hakkında inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/861, K. 2024/1061, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama