KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2022
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1214 - 2022/834
- Esas no
- 2021/1214
- Karar no
- 2022/834
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2021
- Numarası
- 2016/1338 Esas - 2021/34 Karar
- Başvuran davacılar
- 1- ...
Karar Metni
1.588 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALILAR : 1-YUSUFOĞULLARI HAFR.SOS.HİZM.GIDA İNŞ.NAKL.SAN. TİC
2- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI
NEOVA SİGORTA A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 29.03.2021-02.04.2021
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 21.09.2021
KARAR TARİHİ : 25.05.2022
YAZIM TARİHİ : 25.05.2022
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28/07/2016 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle, davacıların annesi ...' nin vefat ettiğini, davalılardan Neova Sigorta A.Ş.' nin ... plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...ın kusurlu olduğunu, davacıların olay nedeniyle annelerinin maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını belirterek davacı çocuklar için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, her bir davacı için 33.000,00 TL olmak üzere 99.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe kapsamı ile sınırlı olmak üzere 28/07/2016 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davalı sigorta şirketi vekili davalının kazaya ve ölüme sebep olan aracın zorunlu trafik sigortası olduğunu sorumluluklarının sigorta araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı bulunduğunu bu nedenle kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, davacıların zararlarını ispat etmeleri ve hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, faizden sorumluluklarının dava tarihinden itibaren olduğunu, zararın belirlenmesi halinde, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Yusufoğulları Hafriyat Sosyal Hizmetler Gıda İnşaat Nakliyat Sanayi Ticaret ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; davacılar lehine maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluşmadığını, müteveffanın olayda kusurlu olduğunu, davacı tarafça açılan davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusur ve kural ihlali olmadığını, davacıların müteveffanın desteğine muhtaç oldukları yönündeki beyan ve iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, zira davacıların yaş itibariyle müteveffanın desteğine muhtaç olmadıkları gibi murisle birlikte yaşama koşulunun da gerçekleşmediğinin açık olduğunu,
velayet altında olmaktan çıkan kanuni rüştünü kazanan davacıların annelerinin desteğinden yoksun kaldıkları iddiasının da hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacıların talep ettikleri manevi tazminat da oldukça fahiş olup, kabulünün mümkün olmadığını, olayın meydana gelme biçiminin davacıların murisin ağır kusuru , murisin desteğinden çıkmış olmaları, hususları birlikte değerlendirildiğinde talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 15.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile Yusufoğulları Hafriyat Sosyal Hizmetler Gıda İnşaat Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden talebin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde; sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunun belirtiltildiğini, bu bakımdan manevi tazminattan sorumlu olmayan sigorta şirketi yararına 4.950,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca maddi tazminat istemleri 1.000,00 TL olduğundan maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle istenen tutarı aşacak şekilde 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin de yanlış olduğunu, kaza sonrası davalıların davacılar ile ilgilenmediklerini, annelerini kaybeden davacıların yaşamış olduğu üzüntü karşısında hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük kaldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılardan... ve Yusufoğulları Hafriyat Sosyal Hizmetler Gıda İnşaat Nakliyat Sanayi Ticaret Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde; kazanın oluşumunda ölenin ağır kusuru bulunduğunu, müteveffanın yaya olarak geçmemesi gereken yerde aracın kör noktasında bulunmasına rağmen geçmesi sonucu kazanın meydana geldiğini, davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılıp anneleri ile beraber yaşayıp yaşamadıklarını ve ne sıklıkla görüştüklerini araştırılması gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, ölüm ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıklarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların davaya konu trafik kazasında hayatını kaybeden...'nin çocukları oldukları anlaşılmakta olup 6098 sayılı TBK'nın 56/2. maddesi uyarınca manevi tazminat istemlerinin hüküm altına alınmış olmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Davalılar vekilinin mahkemece eksik araştırma yapıldığı yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına ilişkin istinaf itirazlarına gelince. 6098 sayılı TBK'nun 56/2. maddesi uyarınca; ölüm halinde, ölenin yakınları manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; kazanın oluş şekli, kaza tarihi itibariyle paranın alım gücü, kusur durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının olaya ve dosya kapsamına uygun düştüğü kanaatine ulaşıldığından taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelince;
Dava dilekçesinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sorumlu olduğu açıkça belirtilmiş olup dosyadaki poliçe örneğine göre sigorta şirketi manevi tazminattan sorumlu değildir. Şu durumda; davacıların sigorta şirketinden manevi tazminat isteminde bulunmadıklarının kabulü gerekir. Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu sigorta şirketi bakımından manevi tazminat istemlerinin reddi yönünde hüküm kurularak davalı sigorta şirketi yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir. Ayrıca davacıların maddi tazminat istemleri 1.000,00 TL olduğuna göre maddi tazminat bakımından davalılar yararına hükmedilecek vekalet ücretinin de anılan tutardan fazla olamayacağının gözetilmesi gerekir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretlerinde hata edildiği anlaşılmış ise de; anılan hataların giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacılar vekilinin anılan yönlere değinen istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretlerinin düzeltilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1214, K. 2022/834, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama