KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2021
- Esas no
- 2021/181
- Karar no
- 2021/801
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/09/2020
- Numarası
- 2018/117 Esas - 2020/376 Karar
- Başvuran davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - Merkez Mh. 19 Mayıs Cad. No:29 K:2 D:6 Gölcük/ KOCAELİ
- Başvuran davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
Karar Metni
1.591 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Av. ... [16846-48561-33243] UETS
DAVALI
... - ... - ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 20.11.2020 - 23.11.2020
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 15.02.2021
KARAR TARİHİ : 16.09.2021
YAZIM TARİHİ : 17.09.2021
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 06.02.2018 tarihinde Kartepe ilçesinde davacının maliki olduğu aracın kontrollü bir şekilde kendi şeridinde seyrederken davalı ... şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın davacının kullandığı aracın şeridinde uyarısız bir şekilde bekliyor olması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, komisyon tarafından tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında davacıya %100 kusur yüklendiğini, ancak davacının kazada kusurunun bulunmadığını, davalının aracını arkasına reflektör ve uyarıcı levha koymadığından kurallara aykırı hareket ettiğini, tutulan kaza tutanağını kabul etmediklerini,
kaza anında olay yerinde bulunan ışıklandırmalar çalışmadığından davacının karşı aracı görmesinin mümkün olmadığını, davacının aracının ticari nakil aracı olduğunu, kaza dolayısıyla hasarlandığında trafiğe çıkamadığını, davacının aracın tamiri süresince ticari kar kaybına uğradığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL hasar bedeli ile 500,00 TL mahrum kalınan kar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalının .... plaka sayılı aracı ile meskun mahal dışında bölünmüş yolun virajsız ve eğimsiz olduğu kesimde seyir halinde iken mazot pompasının arıza yapması nedeniyle arıza verdiğini, bir süre arıza ile yola devam edebildiğini ancak daha sonra aracın ilerleyemez hale gelmesi nedeni ile mecburi olarak yolun kenarına emniyet şeridine yanaşarak araç farları ve tüm sinyalizasyon sistemleri çalışır vaziyette emniyet şeridinde durmak zorunda kaldığını, davacının aracı ile emniyet şeridinde duran araca kendi aracının ön kısmı ile çarptığını,
kazanın etkisi ile davalıya ait aracın arkasının savrulduğunu, davalının mazot pompasının hava yapması ve bu sebeple arıza yapması nedeniyle kısa bir süreliğine emniyet şeridinde durarak, mazot pompasındaki havayı gerekli işlemi yaparak giderip yoluna devam etmek izin aracına bindiği sırada kazanın meydana geldiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
(Hakkında tefrik kararı verilen)Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, 27 Temmuz 2013 tarih ve 28720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Genel Aydınlatma Yönetmeliğinin 5. Maddesine göre aydınlatma görevinin ilgili elektrik dağıtım şirketlerinin görev alanı içerisinde olduğundan davalı idare tarafından Devlet ve İl yollarında otoyollar hariç aydınlatma yapılmadığını, dava konusu kesimdeki aydınlatmanın davalı Bölge Müdürlüğü tarafından tesis edilmediğini, bakımı ve işletmesinin kurum ile alakasının olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Unico Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, davalı ...'a ait aracın sigorta şirketi nezdinde 06.11.2017-2018 vadeli ZMS Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, maddi zararlar için araç başına azami poliçe teminatının 33.000,00 TL olduğunu, kazada davacı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, avans faiz talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 10.611,14 TL hasar bedelinin davalı ... bakımından 06.02.2018, davalı ... şirketi bakımından 21.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 394,00 TL kazanç kaybının 06.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı Unico Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından 3 ayrı bilirkişi raporu hazırlandığını, son bilirkişi raporunun 2 ihtimalli hazırlandığını, mahkemenin hükmünde son bilirkişi raporundaki iki ihtimalden birini seçtiğini, İTÜ tarafından düzenlenen net izahlı raporun aksine hüküm kurduğunu, mahkemenin gerekçesinde "varlık" ispat beyanını değil de "yokluğun" ispat beyanını aramasının, İTÜ'nün 2918 sayılı Kanunun 59. Maddesi "yerleşim birimleri dışındaki karayolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır" şeklindeki ihlali öngördüğü,
açık yasal hükümlerin varlığını sunduğu detaylı, izahlı net raporuna değilde iki ihtimalli, hazır yazılar içeren, olay yeri resimleriyle ilgisi olmayan, 2918 sayılı Kanununun 59. 135/a-1-i maddelerini yok sayan bir rapora göre hüküm kurulmasının doğru olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Unico Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde, hasar onarım maliyetinin niteliği itibariyle belirlenebilir nitelikte olduğundan belirsiz alacak mahiyetinde olmadığını, ıslahla arttırılan talep tutarının zamanaşımına uğradığını, hükümde vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, yine hükümde karar harcının da yanlış hesaplandığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve kazanç kaybı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 06.02.2018 tarihinde, davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın arızalı şekilde, arkasına reflektör ve uyarıcı levha koymadan sağ şeritte olacak şekilde durması üzerine müvekkiline ait aracın arkadan bu araca çarpması şeklinde gerçekleşen çift taraflı kazada arızalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu iddia etmiş, mahkemece davacı tarafın %75 oranında davalı tarafın %25 oranında kusurlu kabul edilmesini istinafa getirmiştir.
İlk derece mahkemesince makine mühendisi bilirkişiden alınan 18.02.2019 tarihli raporda; davacıya ait aracın sürücüsü ...'ın olayda %70 oranında, davalı ...'ya ait aracın sürücüsü ...'ın olayda %25 oranında ve Karayolları Genel Müdürlüğü'nün olayda %5 oranında kusuru olduğunu, ... plakalı çekicide meydana gelen toplam hasarın 26.514,57-TL çekiciye bağlı ... plakalı dorsede meydana gelen toplam hasarın 15.930,00-TL olduğu ve tırda (çekici+dorse) meydana gelen toplam hasarın 42.444,57-TL olduğu belirtilmiş,
itiraz üzerine İTÜ Fen Heyetinden alınan 08.07.2019 tarihli raporda davacıya ait aracın sürücüsünün %75 davalı tarafa ait aracın sürücüsünün %25 kusurlu olduğu belirtilmiş; çelişki nedeniyle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 28.01.2020 tarihli raporda, sürücü ... idaresindeki kamyon park halindeyken dörtlü lambalarının yandığının kabulü halinde sürücü ...'ın %75 oranında sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu,
sürücü ... idaresindeki kamyon park halindeyken dörtlü lambalarının yanmadığının kabulü halinde sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğunu, sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, ilk derece mahkemesince sürücülerin kaza sonrası tutmuş olduğu tutanakta davalıya ait aracın dörtlü lambalarının yanmadığına dair herhangi bir beyanın bulunmaması nedeniyle davalıya ait aracın dörtlülerin yandığının kabulü ile sürücü ...'ın dolayısıyla davacı tarafın %75 oranında ve sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Sürücülerin kaza sonrası tuttukları tutanakta davalıya ait aracın sürücüsünün aracın dörtlülerinin yanık ve imdat freninin çekili olduğunu belirtmesi, davacıya ait araç sürücüsünün ise aracın arkasında reflektör veya uyarıcı lamba olmadığını belirtmesi, tutanağın her iki sürücü tarafından imzalanması karşısında ilk derece mahkemesince davalıya ait aracın dörtlülerinin yandığının kabulünün oluşa uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davalı Unico Sigorta A.Ş vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde; hasar bedelinin yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebilecek zararlardan olması, dava açıldığı tarihte tazminat miktarının davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle davanın HMK'nun 107/1. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davalı Unico Sigorta A.Ş vekilinin harç ve vekalet ücretine yönelik istinaf isteminin incelenmesinde ise; Harçlar Kanunu uyarınca karar harcının kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gerekir ve kısmen kabul halinde red edilen bölüm için ayrıca harç alınması sözkonusu değildir. Dolayısıyla Mahkemenin kısmen red sebebiyle ayrıca harca hükmetmesi ve davacı lehine fazla vekalet ücreti takdiri doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yönlerden davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile HMK nun 353/1.b.2 maddesi gereği kararın kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/181, K. 2021/801, 16 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama