KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2022
- Esas no
- 2022/1920
- Karar no
- 2022/1612
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/05/2022
- Numarası
- 2022/517 Esas - 2022/1166 Karar
- Başvuran davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ..
- Davalı
- ŞEKER SİGORTA A.Ş. ...
- Vekili
- Av. ..
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 26.09.2022
- İstinafa geliş tarihi
- 03.11.2022
- Yazım tarihi
- 24.11.2022
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 14.11.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davalı sigorta şirketi tarafından kazada zarar gören dava dışı 3. şahısa tazminat ödemesini yapıldığını, yapılan ödemenin rücusu amacıyla Kaynarca İcra Dairesi 2021/221 esas sayılı dosyası ile hem davacı hem de dava dışı ... hakkında takip başlatıldığını, ancak davacının söz konusu hukuki ilişkiler kapsamında sigorta sözleşmesine taraf olmaması nedeniyle davalı şirkete borcunun bulunmadığını beyan ederek Kaynarca İcra Müdürlüğü 2021/221 Esas sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince mahkemenin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, açılan davanın ZMMS poliçesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin itirazın iptali davası olmadığını, menfi tespit davası olduğunu, kararın matbu biçimde yazıldığını, dava dilekçesinin hiç okunmadığını, sigorta sözleşmesine dayalı başlatılan takipte davacının borçlu olup olmadığının tespiti, TTK da düzenlenen bir kurumun olan sigorta sözleşmesinin şartları, davalının halefiyeti, rücu etme imkanının bulunup bulunmadığı vs ile ilgili olduğundan TTK kapsamında mutlak ticari dava mevcut olup davanın Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
HMK'nın "Görev" başlıklı 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın "Dava şartları" başlıklı 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115/1. maddesine göre de, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar, Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Yine aynı Kanun'un 5/3. maddesine göre ise "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ile de, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Somut olayda, davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı araç davacının sevk ve idaresindeyken 14.11.2019 tarihinde trafik kazasına karışmış, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı yaralı şahsa yapılan ödemenin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine hem davacı sürücü, hem dava dışı davalı sigorta şirketinin sigortalısı/işletence itiraz edilmiş, takip durmuştur.
Davacı sürücü tarafından işbu davada davalı sigorta şirketine kaza nedeniyle borcu bulunmadığının tespiti istenmektedir. Mahkemece, hatalı şekilde dava, halefiyete dayalı itirazın iptali davası olarak nitelendirilerek Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş ise de; olayda TTK'nun 1472.maddesi kapsamında halefiyete göre açılan bir itirazın iptali davası sözkonusu değildir.
Dava, TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından TTK'nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava olup ihtilafın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Buna göre, davaya bakmaya görevli olan İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1920, K. 2022/1612, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama