KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Esas no
- 2022/2102
- Karar no
- 2023/1724
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/09/2022
- Numarası
- 2019/114 Esas - 2022/477 Karar
- Başvuran davacı
- ... - ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ... - ...
- Vekili
- Av. ...-...
- Davalı
- ALLİANZ SİGORTA A.Ş. - ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- ... - ... - ...
- İhbar olunan
- ... - ... - ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Başvuru tarihi
- 21.10.2022
- İstinafa geliş tarihi
- 12.12.2022
- Yazım tarihi
- 15.12.2023
Karar Metni
1.083 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 28.04.2017 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı özel halk otobüsünün viraja hızlı girmesi neticesinde aracın kontrolünü kaybetmesi sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada otobüste yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığını, davacının 13.11.2018 tarihli S.B.Ü.
Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporuna göre kaza sebebiyle %7 oranında sürekli maluliyete uğradığını, tutulan kaza tespit tutanağından görüleceği üzere halk otobüsü sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, aracın malikinin ... olup, kasko sigorta poliçesinin davalılardan Allianz Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını,
davacının bir ömür sürecek efor kaybı dolayısıyla uğradığı ve uğrayacağı acı ve üzüntüyü bir nebze de olsa karşılamak amacıyla maluliyeti ile orantılı olarak 50.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Ş vekili cevap dilekçesinde, kazaya karışan halk otobüsünün 14.05.2016-2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe limitinin manevi tazminatta dahil 50.000,00 TL olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sigortalı araç sürücüsüne yüklenecek kusuru ve meydana gelen zararı davacının ispatlaması halinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin üzerinde kalan kısmından ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limiti ile sınırlı olarak sorumluluğu bulunduğunu, kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve Allianz Sigorta A.Ş'den davalı ... yönünden 28.04.2017 tarihinden sigorta şirketi yönünden 18.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, olayda kusursuz konumda yaralanarak tedavi gören ve bir müddet bakıma muhtaç kalan davacı için hükmedilen tazminat miktarının son derece düşük ve hakkaniyete uygun olmadığını, manevi tazminat tutarı belirlenirken ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şekli, davacının yaşadığı korku, panik, endişe, psikolojik travma, çektiği acı gibi birçok etmenin bulunduğunu, davalılardan birinin sigorta şirketi bir diğerinin araç işleteni olması karşısında davacının ev hanımı olduğunu,
tarafların sosyal ekonomik durumları gözönünde tutulduğunda talep edilen tazminat miktarının makul olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 28.04.2017 tarihinde, davalıların sürücüsü, maliki ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı oldukları özel halk otobüsünün tek taraflı trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan davacı yaralanmıştır.
Davacı vekilince yalnızca manevi tazminatın miktarı hususunda istinaf isteminde bulunulmuştur.
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyetli olacağı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuş ise de; anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davacı yararına 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. Hakkaniyet gereği de vekalet ücretleri ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2102, K. 2023/1724, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama