KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2023
- Esas no
- 2022/410
- Karar no
- 2023/166
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/11/2020
- Numarası
- 2020/263 Esas - 2020/488 Karar
- Başvuran davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat
- Başvuru tarihi
- 31.01.2022
- İstinafa geliş tarihi
- 04.03.2022
- Yazım tarihi
- 09.02.2023
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
28/11/2016 tarihinde ... adresinde davacı şirket haberdar edilmeksizin yapılan çalışma esnasında davacı şirket İzgaz A.Ş.'ye ait 110 mm PE doğalgaz hattına davalı İSU tarafından hasar verildiği ve müvekkili şirketin toplam 35.650,79 TL zararına sebebiyet verdiğini, alt yapı kazı çalışmaları öncesi davalı şirketin müvekkili şirkete hiçbir bildirimde bulunmadığını, davalı şirketin tüm bu zararları göze alarak çalışma yaptığını, davalı şirketin projesi gereği tüm emniyet tedbirlerini alma yükümlülüğünün bulunduğunu, davalı şirketin hukuka aykırı eylemi neticesinde sebebiyet verdiği hasarın müvekkili şirket tarafından giderildiğini,
müvekkili şirketin davalı şirkete hasar miktarını yazı ile bildirdiğini, ancak dava tarihine kadar davalı şirket tarafından bir ödeme yapılmadığını, belirterek 35.650,79 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hasarın yapılan bağlantı çalışmaları sırasında mevcut doğal gaz hattının yaya kaldırımı içerisinden geçmesi, doğal gaz hattının olay mahallinde bulunan yer altı elektrik hattının altından geçmesi, doğal gaz boru hattının standart hat derinliğinden fazla olması, hat üzerine serilen doğal gaz kumunun mevcut arazi toprağı ile aynı renk olarak benzerlik göstermesi nedenleriyle somut olayın tüm özellikleri dikkate alındığında davalı idare çalışanlarının oluşan hasarda kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davanın kabulü ile 35.650,79 TL'nin 28/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı İSU Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı İSU Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 28.11.2017 tarihinde ... adreste yapılacak yeni kanalizasyon çalışması öncesinde İzgaz ekiplerine haber verildiğini, ekiplerin doğalgaz hattı güzergahını göstermek üzerine kazı alanına intikal etmediğini, zarar verilen doğalgaz hattı üzerinde doğalgaz toprağının bulunmadığını, bu nedenlerle zarara sehven sebebiyet verildiğini, davalı idare çalışanlarının oluşan hasarda kusurlarının bulunmadığını, mahkeme kararının gerekçesi ile dava konusunun uyumsuz olduğunu, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, tacirler arasındaki haksız fiil sebebine dayanan maddi tazminat (hasar bedeli) istemine ilişkindir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrası alınan ek raporla kaldırma nedenleri karşılanmış ve doğalgaz borusunun standartlara uygun olduğu belirlenmiştir. Mahkemece dinlenen tanık beyanlarından da davalı İSU görevlilerinin çalışmalarına başlarken davacı İZGAZ görevlilerini beklemeyerek kusurlu oldukları da anlaşıldığından mahkemece verilen davanın kabulü kararı yerinde bulunmuştur. Davalı vekilinin istinaf itirazları bu bakımdan yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, karada esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/410, K. 2023/166, 9 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama