KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna Başvuran
- Karar tarihi
- 2 Mart 2023
- Esas no
- 2022/658
- Karar no
- 2023/316
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/01/2022
- Numarası
- 2019/554 Esas - 2022/45 Karar
- Başvuran davalı
- AK SİGORTA A.Ş.
- Vekili
- Av. ...-...
- Davacı
- UZUNOĞLU HAFRİYAT NAK. İNŞ. TAAHHÜT TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ
- Vekili
- Av. ...-...
- Davalı
- ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...-...
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 16.02.2022 - 04.03.2022
- İstinafa geliş tarihi
- 05.04.2022
- Yazım tarihi
- 02.03.2023
Karar Metni
1.520 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan, diğer davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın davacıya ait araçla çarpışması neticesinde 22.07.2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve davacıya ait araçta kaza sonrası hasar ve değer kaybı oluştuğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak değer kaybı bedeli olarak 1.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.11.2021 tarihinde harçlandırdığı dilekçesi ile talebini 40.768,55 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili ve davalı ... vekili cevap dilekçelerinde hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne, 8.150,51TL değer kaybı, 20.387,47 TL araç hasarı olmak üzere toplam 28.537,98 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 22.07.2019 tarihinden itibaren diğer davalı .... Yönünden 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı katılma yoluyla davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde. Poliçeden dolayı davalı şirketin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 39.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, yapılan incelemeler neticesinde davacıya.
17.10.2019 tarihinde 356,41 TL değer kaybı, 19.11.2019 tarihinde 17.500 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, davalı şirketin yaptığı işbu ödemeler ile üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğinden, davacı yanın bakiye hasar bedeli ve değer kaybı taleplerinin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile,
davalı şirketin bir an için bile bakiyeden sorumlu olduğu düşünülse dahi, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, değer kaybı tespitleri zmms genel şartları uyarınca yapılması gerektiğini, hüküm kısmında sadece poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere şeklinde karar verilmesi ve fer'ilerin tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, öte yandan fer'ilerin de limitler ve sorumlu olunan tutarlar dahilinde oranlanması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, istinaf incelemesi sonucunda davanın tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; müvekkilinin aracında meydana gelen hasar miktarının hüküm altına alınandan daha fazla olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı ve yetersiz olduğunu, gerçek zararın hesaplanmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişir.
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybı ve hasar bedeli istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, 22.07.2019 tarihinde davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın olay mahali Ali İhsan Paşa caddesi kavşağına geldiğinde sağ şerit üzerinden sola dönüş yapmak için manevra yapıp durakladığı sırada arkasından yine sağ şeridi takip ederek seyreden dava dışı sürücü ... yönetimindeki davacıya ait ... plaka sayılı aracın ön kısmı ile otobüsün sol arka kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
İlk derece mahkemesi kararı davalı ... ve katılma yoluyla istinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından kusur yönünden istinaf edilmediğinden kesinleşen kusur oranına göre, davalı sürücü kazanın oluşumunda % 70, davacının aracını kullanan araç sürücüsü % 30 oranında kusurludur.
Davacıya ait araçtaki değer kaybının davacıya ait aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı belirlendiği, bilirkişi raporunda hasar gören parçaların piyasa fiyatlarına ve davacının sunduğu fotoğraflara uygun olduğu, anılan yönleri itibariyle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiş olup taraf vekillerinin anılan yönlere değinen istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.
Ancak davalılar trafik kazası nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan sorumludur. Gerçek zarar belirlenirken aktüerya alanında uzman bilirkişiden alınacak raporda öncelikle kusurun indirilmesi, ardından eğer davacı tarafından davadan önce alınmış bir ödeme var ise yapılan bu ödemenin ödeme günü ile tazminatın hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi, bütün bu hesaplamadan sonra eğer somut olayda müterafik kusurun varlığı söz konusu ise hesaplanan tazminatlardan en son müterafik kusur indiriminin yapılması gerekir.
Somut olayda, hükme esas alınan hesap raporunda ve mahkemece yapılan hesaplamada davacının zararları belirlendikten sonra davadan önce davacıya yapılan kısmi ödemenin tenzil edildiği, ardından kusur indirimi yapıldığı anlaşılmaktadır. Hesap bilirkişisinin ve mahkemenin yaptığı bu hesaplama yöntem ve sırası, Borçlar Kanununda belirlenen önce zararın belirlenmesi sonra hakimin müdahalesi ile tazminatın belirlenmesi kuralı ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına uygun değildir.
Buna göre hasar bedeli bakımından raporda belirlenen 46.624,96 TL zarar bedelinden davacının aracının sürücüsünün % 30 kusur oranı düşüldükten sonra çıkan 32.637,47 TL'den davalı ... tarafından dava tarihinden önce 19.11.2019 tarihinde yapılan 17.500 TL ile ödeme tarihi ile (19.11.2019) ile rapor tarihine kadar (23.03.2021 ) geçen süredeki işlemiş yasal faiz miktarı olan 2.114,38 TL faizin mahsubu ile 17.251,85 TL hasar bedeli ile değer kaybı bakımından raporda belirlenen 12.000,00 TL zarar bedelinden davacının aracının sürücüsünün % 30 kusur oranı düşüldükten sonra çıkan 8.400,00 TL'den davalı ... tarafından dava tarihinden önce 17.10.2019
tarihinde yapılan 356,41 TL ile ödeme tarihinden rapor tarihine (23.03.2021) kadar geçen sürede işlemiş yasal faiz miktarı olan 45,96 TL faizin mahsubu sonucu davalı ... şirketinin 8.089,55 TL'den sorumlu tutulması gerektiği, sigorta şirketinin cevap ve istinaf dilekçesinde poliçe limitinin 39.000 TL olduğu davadan önce yaptığı ödeme miktarları dikkate alındığında 17.500 + 356,41 = 21.143,59 TL poliçe limiti kaldığından bu miktar üzerinden sorumluluğuna gidilmesi ve buna göre aleyhine vekalet ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğinden davalı ... vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, yukarıda belirtilen hatanın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf itirazı kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/658, K. 2023/316, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama