KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/1008
- Karar no
- 2024/1092
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/01/2023
- Numarası
- 2019/594 Esas - 2023/52 Karar
- Başvuran davacılar
- 1-... - ...
Karar Metni
1.664 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
2-... - ... 3-... - ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI
... - ...; ...
DAVALILAR
1 - ...- ... : 2 -... - ... : 3 -... - ... : 5 -... - ...
DAVALI : **** **** **** ****
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 10.02.2023 - 19.03.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 21.06.2023
KARAR TARİHİ : 29.05.2024
YAZIM TARİHİ : 29.05.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 17.08.2016 tarihinde davalı ...'ın sahibi olduğu ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motor ile davalı ...'ın sahibi olduğu ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motorun karıştığı trafik kazasında davacıların murisi ...'in vefat ettiğini, ... plakalı aracın davalı ERGO Sigorta şirketi tarafından sigortalandığını ve maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 17.10.2022 tarihli dilekçesi ile; davacı Döne için destekten yoksun kalma tazminatını 191.232,73 TL'ye, davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatını 105.761,25 TL ye yükseltmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, oğlunun yıllardır motor kullandığını, olay gecesi kendisinden habersiz motoru alıp deniz kıyısına gittiğini, karşı tarafın acemi ve ehliyeti olmadığını, kusurun kimde olduğunun belli olmadığını, mobese kameralarından kırmızı ışıkta geçip geçmediğinin tespit edilebileceğini, keşif yapılarak olayın nasıl olduğunun ve kusurun kimde olduğunun belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, olayla herhangi bir alakasının olmadığını, sadece aracın yasal sahibi olduğu için davada muhatap olduğunu, motorunun kazaya karıştığı için gerekli cezaları ödediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; kazanın kendilerine çarpan araç sürücüsünün alkollü ve ehliyetsiz oluşu, aydınlatmasının olmaması nedeniyle meydana geldiğini, kendi kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, kusur oranlarının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından maddi tazminat davası yönünden; davalı Ergo Sigorta A.Ş poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere 122.388,94 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, alacağa ıslah tarihi olan 17.10.2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalı Ergo Sigorta A.Ş poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere 67.687,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, alacağa ıslah tarihi olan 17.10.2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminat davası yönünden.
Davanın kısmen kabulü ile. 40.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'e, 45.000,00 TL manevi tazminatın ...'e, 15.000,00 TL manevi tazminatın ...'e ıslah tarihi olan 17.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..., ..., ... ve ...'tan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Davalı Ergo Sigorta A.Ş'ye ilişkin manevi tazminat talebinin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen maddi ve manevi tazminata 17.10.2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulandığını, olay tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faizinin uygulanması gerektiğini, sigorta şirketinin de davanın tarafı olduğunu, yasal faiz uygulanmasının ve faiz başlangıç tarihini istinaf ettiklerini, kararın bilirkişi raporu doğrultusunda verildiğini, bilirkişi raporlarının re'sen incelenerek davalarının maddi tazminat yönünden de tamamen kabulüne karar verilmesini, olay tarihinden itibaren maddi ve manevi tazminata bankalarca mevduata uygulanan en yüksek işleyecek avans faizi uygulamasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... istinaf dilekçesinde; karşı tarafın aleyhine olan tüm iddia ve taleplerini reddettiğini, önceki ifadelerini tekrar ettiğini, dosyanın tam incelenmeden hüküm kurulduğunu, meydana gelen trafik kazasından kendisinin de yaralandığını ve %26 engelli kaldığını, vücudunda kalıcı hasarlar oluştuğunu, müteveffanın çocukluk arkadaşı olduğunu, olay gecesi çağırması üzerine müveffayı almaya gittiğini, hükmedilen tazminat miktarının kendisinin kusuruyla bağdaşmadığını, hiçbir şeyden haberi olmayan babası davalı ...'in olaya dahil edilmesinin haksız olduğunu , tedbir kararlarının babasını mağdur ettiğini,
cezanın şahsiliği ilkesinin burada ihlal edildiğini belirterek yerel mahkemenin kararının bozulmasına, yeniden yargılama yapılarak aleyhine hükmedilen tazminatın iptaline, olmadığı takdirde tazminat miktarının tekrar hesap edilerek gücü nispetinde yeninden değerlendirilmesine, lehine olan tüm yasal hak ve indirimlerden yararlandırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 17.08.2016 tarihinde, davalılardan ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın maliki olduğu motosiklet ile davalı ...'ın maliki, davalı ...'ın sürücüsü, davalı Ergo Sigorta A.Ş nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı motosiklet çarpışmış, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklette yolcu olarak bulunan davacılardan ... ve ...'nin oğulları, ...'in abisi ... vefat etmiştir.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında her iki davalı sürücüye de kural ihlali verilmiştir. Kazaya dair yürütülen ceza soruşturmasında trafik bilirkişisinden alınan raporda kazada kırmızı ışıkta geçen ...'ın asli, 2.57 promil alkollü şekilde araç kullanan ... 'ın tali kusurlu olduğu belirtilmiş, ceza yargılaması sırasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda ise davalı sürücü ...' asli derecede kusurlu bulunmuş, davalı sürücü ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiş, buna göre davalı sürücü ... hakkında hapis cezası kararı verilmiş,davalı sürücü ...'ın beraatine karar verilmiş ve karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Eldeki dosyada mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ise davalı sürücü ... %85, davalı sürücü ... % 15 oranında kusurlu bulunmuş ve bu oran hükme esas alınmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan kusur oranları kararın sürücülerden davalı ... tarafından istinaf edildiğinden istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında oluşa uygun bulunmuş, kusura yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Mahkemece alınan aktüer raporun güncel Yargıtay içtihatlarına uygun olarak progresif rant yöntemine göre düzenlenmesi, ceza yargılamasında müteveffanın istinaf itirazından bulunan sürücü ...'ın arkadaşı olduğu, ücret karşılığı olmaksızın taşınması sırasında kazanın meydana geldiği sabit olup, olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında indirim yapılması, ayrıca desteğin ehliyetsiz sürücünün aracına binmekle müterafik kusurunun bulunduğu gözetilerek belirlenen tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru bulunduğu,
kazaya karışan araçların ticari nitelikte olmaması nedeniyle yasal faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumları ve manevi tazminata ilişkin ilkeler gözetildiğinde, manevi tazminat miktarlarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşıldığından taraf vekillerinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Ancak kabule göre zarar haksız eylemden kaynaklanmakta olup, tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiğinden sigorta şirketi dışındaki davalılar bakımından kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi bakımından davadan önce temerrüt şartı gerçekleşmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı bulunduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararındaki faiz başlangıç tarihine ilişkin yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı ...'ın istinaf talebinin reddine, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesi kararındaki faiz başlangıç tarihinin sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden olay tarihi, davalı sigorta şirketi için dava tarihi olarak düzenlenmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1008, K. 2024/1092, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama