İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1131 K.2024/1231

2-... - ... 3-... - ... - ... 4- ... - ... - ... VEKİLLERİ : Av. ...

Esas2023/1131Karar2024/1231Tarih13 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.212 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna

Karar tarihi
13 Haziran 2024
Esas no
2023/1131
Karar no
2024/1231
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/04/2023
Numarası
2021/421 Esas - 2023/385 Karar
Başvuran davacılar
1-... - ... - ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.212 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

2-... - ... 3-... - ... - ... 4- ... - ... - ... VEKİLLERİ : Av. ...

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVALI

... - ... - ...

VEKİLLERİ

Av. ... - Av. ... ...

Bu dosya ile birleşen Gebze 3. Asliye Hukuk Mah.2020/194-108 E.-K.sayılı dosyasında

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVACI

... - ... - ... VEKİLİ : Av. ...

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVALI

DOĞA SİGORTA A.Ş - ...

VEKİLLERİ

Av. ... - ... Av. ... - ...

DAVANIN KONUSU

Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

BAŞVURU TARİHİ : 30.05.2023 - 05.06.2023 - 06.06.2023

İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 17.07.2023

KARAR TARİHİ : 13.06.2024

YAZIM TARİHİ : 14.06.2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde, 05.09.2017 tarihinde davacı ...'ın maliki olduğu ... plakalı araç ile davalının maliki olduğu ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, aracının hasar gördüğü,

davalının olay yerinden kaçtığını, davacının aracının perte çıktığını, araç bedelinin sigorta şirketinden alındığını ancak diğer maddi ve manevi zararlarının karşılanmadığını, davacının TÜBİTAK'da güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, çalışamadığı sürede mesai ve diğer haklarından mahrum kaldığını, olay nedeniyle halen tam iyileşemediğini, kalıcı hasar oluştuğu gibi tedavi masraflarını da kendisinin karşıladığını, kaza nedeniyle 5 ay tedavi gördüğünü, ilk iki ayını hastanede yatarak geçirdiğini, bu sürede kendi işlerini göremediğini, bakımını evde annesi ..., kız kardeşi ... ile kızı ...'nun üstlendiğini,

kaza nedeniyle kirasını ödemediği için evini değiştirmek zoruna kaldığını, bu nedenlerle depresyona girdiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik yoksun kalınan fazla mesai ücreti karşılığı 100,00 TL, mahrum kalınan prim alacağı karşılığı 100,00 TL, dişlerindeki hasar tedavisi için 4.380 TL maddi tazminat ile davacıların uğradığı manevi zarar karşılığı ... için 30.000 TL, ... için 10.000 TL, ... için 5.000 TL, ... için 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, araç maliki olduğunu, aracı o gün damadının arkadaşı ...'nın aldığını, kaza sonrası davacı ...'ın tedavisi ile yakından ilgilenildiğini ancak davacıların menfi tavırları nedeniyle sorunların giderilmesinin mümkün olmadığını, davacı ...'ın kaza sonrası oluşan sakatlığı olmadığını, maluliyet durumunun yargılama sırasında ortaya çıkacağını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaya çalışıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Bu dosya ile birleşen Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/194 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, trafik kazası nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik kaybı, geçici iş göremezlik kaybı ve tedavi giderleri zararının mevcut olduğunu,

kaza sebebiyle davacıda meydana gelen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı / Sürekli İş Göremezlik zararının bilirkişi raporundan sonra arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL ve geçici iş göremezlik kaybı nedeniyle oluşan zararların bilirkişi raporundan sonra arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL belirsiz alacağın ve davacının dişlerinde hasar nedeniyle uğradığı zararın fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 9.345,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Birleşen dosyada davalı Doğa Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin ZMMS poliçesine bağlı olarak ve poliçe yaptıranın kusurunun tespiti halinde ancak sorumlu tutulabileceği gibi söz konusu poliçenin maddi zarar yönünden maluliyet karşılığı olduğunu, geçici iş görememezlik, geçici bakım ve tedavi gideri taleplerinin SGK sorumluluğunda olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, asıl ve birleşen dosyada davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, davacı ... için 248.736,21 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 9.914,05 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 9.345,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 267.995,26 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 05.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Doğa Sigorta Anonim Şirketi yönünden birleşen dava tarihi olan 02.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

davalı Doğa Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydı ile sorumlu tutulmasına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 6.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Doğa Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, manevi tazminatın, manevi yönden zarar gören, elem ve keder içinde olan ve kişilik haklarına zarar gelen kimselerin bu zarara sebebiyet veren kişiden talepte bulunduğu bir tazminat türü olduğunu, somut olayda mahkemece davacıların özel durumları göz önüne alınmaksızın salt matematiksel bir oran ile tazminat tutarlarının belirlendiğini, davacıların tamamının aynı oranda manevi zarara uğradığının mahkemece değerlendirildiğini, talep edilen manevi tazminatın makul tutarlarda olduğunu, zenginleşme aracı niteliğinde olmadığını, dava konusu kaza nedeniyle davacının uğradığı yaralanmanın seviyesi,

bu yaralanmanın hayatın ve işine olan olumsuz etkileri dikkate alındığında hükmedilen tazminatın orantılı olmadığı görüldüğünü, makul ve kabul edilebilir tutarda talep edilen manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi sonucu davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarlarından aleyhe hükmedilen vekalet ücretleri düşüldüğünde geriye cüzi bir bakiyenin kalacağını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat bakımından kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı Doğa Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacıya 05.02.2019 tarihinde tüm maddi tazminat ödemesinin yapıldığını, böylece sigorta şirketinin sorumluluğunun ortadan kalktığını, bilirkişi tarafından hesap tarihi itibariyle (2023) asgari ücretine göre hesaplama yapılarak sadece ödemenin güncellenmiş halinin düşülmesinin kabul edilemeyeceğini, hesaplama yapılacaksa dahi öncelikle 2019 yılı verilerine göre hesaplama yapılması,

bakiye çıkması halinde güncel veriler doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılacaksa dahi öncelikle ödeme tarihi itibariyle bakiye bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamaya esas alınan maluliyet oranının hatalı Yönetmeliğe göre belirlendiğini, dosyada bulunan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, hesaplamada esas alınan kusur oranına itiraz ettiklerini, tek bilirkişiden alınan kusur raporunun hükme esas alınamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte prograsif rant yöntemine göre yapılan hesaplama neticesinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,

kazaya konu poliçe tanzim tarihi dikkate alındığında uyuşmazlıkta Trafik Sigortası Genel Şartları hükümlerinin uygulanacağının sabit olduğunu, 01.06.2015 tarihinden sonra üretilen poliçelerde TRH 2010 tablosunun 1,8 teknik faizin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davalı şirketin geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir sorumluğu bulunmadığını, sigorta şirketlerinin ZMMS Poliçesinin tedavi teminatı kalmamış olması sebebiyle iş bu teminattan ödenen geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı bakımından sorumluluğu kalmadığını, geçici taleplerden sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu,

yerel mahkeme tarafından avans faizine hükmedilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı Mehmet Bilir istinaf başvuru dilekçesinde, davalının adına kayıtlı bulunan aracı damadının arkadaşı Hamza Kara'ya emanet verdiğini ve akabinde bu kazanın meydana geldiğini, kazanın davalı tarafından ne kasten ne de taksirle işlenen yada istenen bir kaza olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tanziminde gerekli bilgi ve belgelerin göz önüne alınmadığını, itirazlarına rağmen raporun hükme esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı bir mahiyette olduğunu,

kaza neticesinde meydana geldiği ve böylelikle tedavi edildiği iddia olunan dişlere ilişkin tedavi tarihi ile kaza tarihi sonrası arasında geçen süre boyunca davacının başına başka bir vukuat gelmiş olabileceğini veya dişlerinde zaten var olan birtakım bozuklukları bu süreçte yaptırarak kazanın bu hususta bahane edilmiş olabileceğini, kaza ile illiyet bağı bulunmayan bu tedavi giderinin sorumluluğunun davalıya yükletilmesinin hukuken de olanaklı olmadığını, belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının,

Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan, sadece sigorta şirketlerine yönelik ZMMS poliçesiyle ilgili esasları düzenleyen ve dolayısıyla sadece sigorta şirketleri yönünden sonuç doğuran tek taraflı bir idari işlemden ibaret olduğunu, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi bakımından 01.06.2015 tarihli Genel şartlar uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant formülüne göre hesaplama yapılması,

davalı araç sürücüsü ve işleteni açısından da Türk Borçlar Kanunu, genel tazminat ilkeleri ve Yargıtay’ ın yerleşik içtihatları doğrultusunda PMF yaşam tablosu ve prograsif rant sistemi formülüne göre hesaplama yapılmsı gerekirken tüm davalılar açısından tek bir hesap yöntemi uygulanması ve bu yöntem esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla 01.03.2023 tarihinde Emeklilikte Yaşa Takılanlar(EYT) için bir kanun değişimi olduğunu ve 08.09.1999 öncesi sigorta girişi yapılan ve prim gün sayısını tamamlayan vatandaşlar için emeklilik yolu açıldığını,

davacının yaşı göz önüne alındığında bu kanundan yararlanabileceği kısmı düşünülmeli ve söz konusu kanundan yararlanması durumunda, mükerrer ödeme olmaması ve müvekkili acısından mağduriyete sebep olmaması için tazminat alacağının güncel veriler ışığında yeniden hesaplanması zorunluluğunun hasıl olacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun göz ardı edildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Asıl dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ile manevi tazminat; birleşen dava, geçici-sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri, istemlerine ilişkindir.

Somut olayda, 05.09.2019 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki araçla davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu, davacı yaralanmıştır.

Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında, yalnızca davalıların işleteni ve sigortacısı oldukları araç sürücüsüne kural ihlali verilmiştir. Mahkemece yerinde keşifle iki kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda da gerçekleşen kazada, davacının kusursuz, davalıların işleteni ve sigortacısı oldukları araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kazanın oluş şekline göre de mahkemece davaya konu kazada davalı tarafın %100 kusurlu kabul edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davalılar vekillerinin kusura yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.

Mahkemece davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden alınan rapor kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre alınmamış ise de; asıl davada alınan ATK maluliyet raporunun davalı tarafın trafik sigortacısına başvuru sırasında sunulduğu ve buna göre Doğa Sigorta tarafından davacıya ödeme yapıldığı, sonrasında Doğa Sigortaya karşı birleşen davanın açıldığı ve dosyada alınan raporların Doğa Sigorta vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın maluliyet raporuna itiraz edilmediği, bu durumda Doğa Sigorta tarafından raporun benimsendiği anlaşıldığından Doğa Sigorta A.Ş vekilinin maluliyet raporuna yönelik itirazının reddi gerekmiştir.

Ancak; 2918 sayılı KTK’nun 111. maddesinin 2.fıkrasında; "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü mevcut olup, huzurdaki dava dosya kapsamındaki ibraname tarihi esas alındığında 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olmakla birlikte, hükme esas alınan 08.02.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda, KTK’nun 111.maddesi uyarınca yetersiz ödeme olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadığı, davalı sigorta şirketinin ödemesinin güncellenerek düşüldüğü görülmüştür.

Somut olayda, maluliyet tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nun 111. maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken maluliyet tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, davacı tarafından daha önce verilen 18.01.2019 tarihli ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre karar verilmesi gerekmektedir.

Şu durumda mahkemece, öncelikle aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nun 111.maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin kabulü gerekmiştir.

Kabule göre de; sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.

2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.

Somut olayda, davacı dava dilekçesiyle asıl ve birleşen davada kaza nedeniyle hasara uğrayan dişleri için tedavi gideri talep etmiş ve dosyaya, özel diş hekiminde yaptırdığı diş tedavisi için iki serbest meslek makbuzu ibraz etmiştir. Mahkemece, diş hekimi bilirkişiden alınan raporda davacının yapılan tedavisi ile ilgili olarak 9.345,00 TL tutarında harcama yapmış olabileceği bildirilmiştir. Dava tarihi 30.01.2018 olduğuna göre, belgeli tedavi giderlerinden SGK sorumludur.

Bu durumda, mahkemece zorunlu diş tedavisi için gerekli iyileştirme giderinden dava dışı SGK’nın sorumlu olduğu gözetilerek sürücü ve zorunlu trafik sigortacısı olan davalılar hakkında tedavi giderlerine yönelik talebin reddi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır(Aynı yönde. Yargıtay 17.HD 2016/6026 Esas ve 2019/3213 Karar sayılı kararı). Davalılar vekillerinin bu husustaki istinaf istemlerinin de kabulü gerekmiştir.

Yine kabule göre; davacı vekilinin birleşen dava dilekçesinde yasal faiz talep ettiği, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın ruhsat bilgisine göre de hususi nitelikte olduğu, bu durumda davalı sigorta şirketinin de yasal faizle sorumlu tutulması gerekirken talep aşılarak avans faize hükmedilmesi hatalıdır. Davalı Doğa Sigorta A.Ş vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de kabulü gerekmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararında tespit edilen ve yukarıda belirtilen hatalar dairemizce H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli bazı delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusu incelenmeksizin, davalıların vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacılar vekili, davalı Doğa Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.04.2023 tarih ve 2021/421 esas, 2023/385 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Peşin alınan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıranlara iadesine,

4-İstinaf yoluna başvuran tarafların yaptıkları giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,

5-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13.06.2024

Başkan ... e-imzalıdır

*Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1131, K. 2024/1231, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstinaf Yoluna
  4. Başvuran Davalı
  5. Vekilleri
  6. İstinaf Yoluna
  7. Başvuran Davacı
  8. İstinaf Yoluna
  9. Başvuran Davalı
  10. Vekilleri
  11. Davanın Konusu
  12. Başvuru Tarihi : 30.05.2023 - 05.06.2023 - 06.06.2023
  13. İstinafa Geliş Tarihi : 17.07.2023
  14. Karar Tarihi : 13.06.2024
  15. Yazım Tarihi : 14.06.2024
  16. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1131
Karar No
2024/1231
Tarih
13 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1132 K.2024/1232
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1134 K.2024/654
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1136 K.2024/616
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1143 K.2024/530
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1144 K.2024/710
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1145 K.2024/676

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.