KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/128
- Karar no
- 2024/182
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/11/2022
- Numarası
- 2022/177 Esas - 2022/532 Karar
- Başvuran davalı
- **** **** **** ****
- Vekili
- Av. ... -...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 30.11.2022
- İstinafa geliş tarihi
- 20.01.2023
- Yazım tarihi
- 24.01.2024
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait ... plakalı araç ile babası ...'in bir trafik kazası neticesinde sürücünün kaza anında bilincini kaybettiğinden düzenlenen tutanakta birincil derecede kusurlu bulunduğunu, Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/72 D.İş sayılı dosyasında bu tutanağa karşı delil tespitinde bulunulduğunu, tutanak gereği karşı araç sürücüsünün %75 kusurlu bulunduğunu ve araçtaki hasar miktarının 32.379,20 TL olarak tespit edildiğini, bunun üzerine Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2019/127692 Esas sayılı dosyasında icra takibi bu değerin %75 i olan 24.284,40 TL üzerinden başlatıldığını,
davalının itirazı üzerine Kocaeli Arabuluculuk Bürosunda 2020/119177 Esas sayılı dosyasının taraflarınca açıldığını, dosyanın anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2019/127692 Esas sayılı dosyasındaki itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın İİK'nın 67. maddesinde düzenlenen 1 yıllık sürede açması gerektiğini, kusur oranlarının kusur konusunda uzman bilirkişinin düzenleyeceği raporla tespit edilmeden davacının taleplerinin değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığını, hasar bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, söz konusu alacağın belirli olmadığı gibi konunun yargılamayı gerektirdiğini, bu durumda müvekkili şirketin kötü niyetli borca itiraz etmediğinin ortada olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne, davalının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/127692 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı AXA Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı AXA Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından haricen alınan ekspertiz raporunu dayanak göstererek hasar tazminatı talebi ile başvuru yapıldığını, davalı şirketin atadığı ekspere davacı tarafından aracın gösterilmediğini, fiziki ekspertiz incelemesi yapılmasına izin verilmediğini, davacının başvurusunun ve hasar bedelinin değerlendirmeye alınabilmesi için davalı şirket tarafından inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini, davacının T.T.K ve Genel Şartlarda yer alan yükümlülüklere aykırı hareket ettiğini ve davalı şirketin ekspertiz yapma ve inceleme hakkını ihlal ettiğini,
davacının davadan öne yapmış olduğu başvurunun yalnızca şekli bir başvuru olduğunu ve geçersiz olduğunu, bilirkişi raporuna sundukları itirazlar dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda araç, parça ve işçilik bedellerinin fahiş takdir edildiğini, iskonto uygulanmadığını ve hasar görmeyen parçaların da hesaplamaya dahil edildiğini, 08.10.2022 tarihli raporunda ekspertiz raporlarının incelenmediğini,
davacının dava açmadan önce almış olduğu tespit raporunun doğru kabul edilerek sadece kusur hususunda değerlendirme yapıldığını belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle itirazın iptali (hasar bedeli) istemine ilişkindir.
Somut olayda, 14.02.2019 tarihinde, davacıya ait araçla davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının aracı hasar görmüş, hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmiş, takip durmuştur.
Kaza tespit tutanağında her iki araç sürücüsüne de kural ihlali verilmiştir.Davacıya ait araç sürücüsünün Kocaeli 1. AHM'nin 2019/72 D.İş dosyası üzerniden yaptırdığı tespitte sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 75,davacıya ait araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporuna göre de gerçekleşen kazada davalı sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %75, davacıya ait araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Makine mühendisi bilirkişisince belirlenen kusur oranı heyetimizce de oluşa uygun bulunduğundan davalının kusur oranına yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Ayrıca davacıya ait hasarlı parçalar ile işçilik tutarlarının Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile de hasar bedelinin ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmadığından anılan yönleri itibariyle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacıya ait araçtaki hasar gören parçaların piyasa fiyatlarına ve araca ait fotoğraflar ile uygun olduğu değerlendirilmiş olup, davadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda da bulunulduğundan davalı vekilinin anılan yönlere değinen istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereği davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/128, K. 2024/182, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama