KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/1315
- Karar no
- 2023/1335
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 07.07.2023
- Numarası
- 2023/254 Esas
- Başvuran davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...-...
- Davalı
- 1 -... -...
- Vekili
- Av. ...-...
- Davalı
- 2 -...
- Vekili
- Av. ...-...
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 26.07.2023
- İstinafa geliş tarihi
- 12.09.2023
- Yazım tarihi
- 12.10.2023
Karar Metni
1.046 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait ... plakalı aracın 19.02.2023 tarihinde davacı kontrolünde Akfırat İstikameti üzerinde devam etmekte iken Ankara Caddesi'nden yola katılan ... idaresinde ki araç ile çarpışması sonucu Tuzla/ İstanbul mevkinde kaza meydana geldiğini, meydana gelen kazanın kusur oranı Kaza Kusur Değerlendirme Komisyonu tarafından davacı aleyhine %100 kusur tespit edildiğini, davacının kaza dolayısıyla fiziksel anlamda sarsıldığını, olayın sıcaklığı ile taraflarca tutulan tutanağın davacı tarafından gereği gibi takip edilemediğini,
anılan kaza tutanağı nedeniyle kusur oranı maddi gerçeğe uygun şekilde tespit edilemediğini, davacının maddi olarak da zarara uğradığını, kaza sonrasında yürüyen aksamı zarara uğradığını, aracında ise maddi olarak zarar oluştuğunu, değer kaybına ilişkin Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/19 D.
İş sayılı dosyasıyla rapor alındığını, kaza olduğu sırada davacının aracında yolcu olarak bulunan 2 kişinin de kaza sonucu yaralandığını, bu kişilerden birinin yaşının ileri olduğunu belirterek, açılan davanın kabulü ile meydana gelen kazaya ilişkin tarafların kusur oranlarının incelenmesi ile meydana gelen olayda karşı tarafın kusurunun tespitine, davacıya ait araçta oluşan maddi zararın, alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 103.209,76 TL'sinin kaza tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
davalı ...'ın alacağa yetecek miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından 26.05.2023 tarihli ara kararı ile, "Davacının ihtiyati haciz isteminin kabulüne; dava konusu edilen alacak miktarının % 15'i olan 15.481,46 TL tutarında teminat yatırıldığında, davalı ... adına kayıtlı olması halinde ... kayıtlı araç ile davalı ...'ın taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına, dava konusu miktar ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde İcra Dairesinden kararın infazı talep edilmediği takdirde İ.İ.K'nun 261 maddesi gereği kararın kendiliğinden kalkmış sayılacağına," karar verildiği,
Davalı ... vekili tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz edildiği, mahkemece davalı vekilinin itirazının duruşmalı olarak incelendiği ve 14.06.2023 tarihli ara kararı ile, "İhtiyati hacze itirazın kabulü ile, 26.05.2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına" karar verildiği ve ihtiyati haciz kararına itiraz eden yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği,
Davacı vekilinin 22.06.2023 tarihli dilekçe ile, 14.06.2023 tarihli ara karardan davalı yararına vekalet ücreti hükmünün çıkarılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesi tarafından 07.07.2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin tavzih talebinin reddine, dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Yerel mahkemenin 07.07.2023 tarihli ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; duruşmalı olarak incelenip teminat bedelini depo edilemediğinden yerel mahkeme tarafından kabul edildiğini, Yerel mahkeme tarafından verilen ara karar ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini ve davalı vekili lehine 3.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, İhtiyati haciz talebinin kabul kararında vekalet ücretine hükmedilmemişken, ihtiyati haczin kaldırılması hususundaki ara kararda vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve vekalet ücretinin karardan çıkarılmasına ilişkin tavzih dilekçesi verdiklerini,
yerel mahkemenin bu taleplerini 07.07.2023 tarihli ara kararın tavzihine ilişkin huzurdaki istinaf incelemesine konu kararla reddettiğini, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında "Tavzih talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde;
mahkeme dosyasından verilen 14.06.2023 tarihli karar ile her ne kadar vekalet ücretine hükmedilmiş ise de taraflar arasında hali hazırda olan davanın derdest olduğunu, hüküm kısmanda ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini, vekalet ücretine hükmedildiğini, ihtiyati haczin kabul kararında vekalet ücretine hükmedilmemişken, ihtiyati haczin kaldırılması hususunda ki ara kararında vekalet ücretine hükmedildiğini, bu sebeple ara kararda bulunan maddi hatanın düzeltilmesi için tavzih dilekçesi sunduklarını belirttiğini,
Yerel mahkemenin taraflar arasında devam etmekte olan derdest bir dava söz konusu iken ihtiyati hacze itiraz nedeniyle duruşma açıldığından bahisle ihtiyati hacze itiraza ilişkin kararında vekalet ücretine hükmetmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/254 esas sayılı dosyasından verilen ara kararın tavzihine ilişkin 07.07.2023 tarihli usul ve yasaya aykırı şekilde davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekilince her ne kadar ilk derece Mahkemesinin 07.07.2023 tarihli ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise da işbu ara karara karşı kanun yolu bulunmadığından "çoğun içinde az da vardır" ilkesi gereğince istinaf talebinin 14.06.2023 tarihli ara karar ile verilen "ihtiyat-i hacze itirazın kabulü ile 26.05.2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyat-i hacize itiraz eden vekili lehine 3.000,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesine" ilişkin ara kararına ilişkin olduğu kabul edilerek istinaf talebi incelenmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin İkinci Kısım Birinci Bölümünde görülmekte olan bir dava içinde olmamak koşulu ile ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, delillerin tespiti, icranın geri bırakılması, ödeme ve tevdi yeri belirlenmesi işleri için vekalet ücretleri belirlenmiştir. Bu bölümde belirtilen kararların görülmekte olan bir dava içinde verilmesi halinde vekalet ücretine hükmedilmeyeceği acıktır.
Somut olayda görülmekte olan bir dava içinde davacı tarafın ihtiyati haciz talebi kabul edilmiş, davalı tarafın itirazı üzerine ise ihtiyati haciz kaldırılmıştır. Bu durumda A.A.Ü.T'nin yukarıda belirtilen açık hükmü karşısında, itiraz eden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına karar verilerek vekalet ücreti hükmetmeksizin yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1315, K. 2023/1335, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama