KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/261
- Karar no
- 2024/384
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2022
- Numarası
- 2021/605 Esas - 2022/1567 Karar
- Başvuran davacı
- ... - ... - ...
- Vekili
- Av. ...-...
- Davalılar
- 1-... - ... - ...
Karar Metni
1.114 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
2-... - ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVALI
SOMPO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ ...- ...
VEKİLİ
Av. ...-...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 12.01.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 10.02.2023
KARAR TARİHİ : 22.02.2024
YAZIM TARİHİ : 22.02.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile tarafların murisi ...'in kullandığı ... plakalı araçla çarpışması neticesinde yaralandığını, kaza nedeniyle Sakarya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/47 esas sayılı dosyasında karar verildiğini, ceza dosyasında müteveffa ...'in asli kusurlu, davacının ise "az tali kusurlu" olduğunun tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinden sonra Yalova Devlet Hastanesi'ne sevk edilen ...'in 287,81 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kazanın, ölen ...'in kusuru neticesinde meydana geldiğini,
davacının bu kaza sonrasında yapılan ilk maluliyet tespitinde maluliyetinin %14 olarak tespit edildiğini, ancak daha sonra taraflarınca Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/335 esas sayılı manevi tazminat dosyasında, davacının maluliyetinin tespiti için Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan raporda;
davacının maluliyetinin %19,2 oranında olduğunun tespit edildiğini, geçici işgöremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 6 ay olduğunu, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğunu, müvekkilinin maluliyet oranının arttığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 63.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Sompo Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini, davacı tarafça sunulan kusur raporunun kabulü mümkün olmadığının, kazanın oluş şekline ilişkin bilgi ve belgelerin toplanarak kazaya karışan araçların kusurlarının adli tıp kurumu'nca belirlenmesi gerekmekte olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı ve yetki itirazlarının bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, her ne kadar kararda en son dosyaya gelen ATK raporuna itibar edilerek karar verildiği belirtilmiş ise de kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı için 4 ayrı rapor alındığını, bu 4 ayrı raporda da çok farklı oranlarda maluliyetler tespit edildiğini, mahkemenin dosyada 4 ayrı ve birbirinden oldukça farklı oranlarda raporlar olmasına rağmen, bunlardan sadece özürlülük ölçüsüne göre aldırılan 2 raporunun hükme esas aldığını, dosyanın ATK Üst Kuruluna gönderilmesi taleplerinin reddedilerek davanın reddine karar verilmediğini,
davacının bu trafik kazası neticesinde iki ayağında da meydana gelen bir çok kırıklar nedeniyle 2 kez ameliyat olduğunu, bir ayağında 1 cm gibi bir kısalma meydana geldiğini, bir çok platin ve metaller katıldığını, yürümekte, ayağını bükmekte ve hareket etmekte kısıtlılık yaşadığını, dünyaya getirdiği çocuğuna bakarken, çocuğu ile ilgilenirken çok zorlandığını, kısa süreli dinlenmek zorunda kaldığını, bu yaralanma ve kırıklar nedeniyle uzun süre bu şekilde evinde istirahat ettiğini, işine devam edemediğini, fizik tedavi gördüğünü, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ortaya çıkan zarar tespit edilirken bütün somut durumlar yanında;
zarar görenin günlük yaşantısında meydana gelen zorluklar ve olumsuzluklar ile bir anne ve ev hanımı olarak ayakta uzun süre kalamadığı için ve ayağındaki platinler ve sorunlar nedeniyle hiç bir ağırlık kaldıramadığı için yaşadığı sorunların arttığının göz önünde bulundurulması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma sonrası maluliyette gelişen durum nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 26.06.2017 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki araçla davalıların sürücüsü(kazada ölümü nedeniyle mirasçıları) ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu davacı yaralanmıştır.
Davacı tarafça, davalı sigorta şirketine karşı maddi tazminat istemli açılan ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/668 Esas sayılı dosyasında görülen davada alınan 28.05.2018 tarihli Kocaeli Üniversitesi raporunun olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği ve davacının sürekli iş göremezlik oranının %14,15 olarak belirlendiği, davacının ödeme nedeniyle davadan feragat ettiği;
sonrasında davacı tarafça manevi tazminat istemli Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/335 Esas sayılı dosyasına kayden açılan davada alınan Kocaeli Üniversitesinin 24.02.2020 tarihli raporunda ise davacının maluliyet oranının daha fazla belirlenmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir. Davacının aynı kazaya bağlı olarak yeniden talepte bulunabilmesi için maluliyet oranındaki artışta gelişen bir durumunun olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.
Mahkemece, davacının tüm tedavi evrakları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden gelişen durumun var olup olmadığı hususunda rapor talep edilmiş, düzenlenen raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınmış ve davacının %6 oranında maluliyetinin olduğu belirlenmiş, mahkemece de davacının maluliyetinin azalması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, mahkemece gelişen durum araştırmasının doğru şekilde yapıldığı, davacının maluliyetine ilişkin Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/668 Esas sayılı dosyasında ve eldeki dosyada alınan raporların kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, hükme esas alınan rapora göre davacının %6 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirlendiği, bu durumda davacının maluliyet oranında azalma meydana geldiğine göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmuş, davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/261, K. 2024/384, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama