KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Esas no
- 2023/273
- Karar no
- 2024/651
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22.11.2022
- Numarası
- 2020/337 Esas - 2022/553 Karar
- Başvuran davalı
- 1 -TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekilleri
- Av. ... -...
Karar Metni
1.320 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Av. ... -... Av. ... -... Av. ... -... Av....-...
DAVALI
2 -... -..., ...
DAVACI : ... -...
VEKİLİ
Av. ...-...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 06.12.2022
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 15.02.2023
KARAR TARİHİ : 27.03.2024
YAZIM TARİHİ : 27.03.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.07.2019 tarihinde davalı ...’un yaya olan davacıya çarptığını, hemen hastaneye gittiğinden kaza tutanağı düzenlenmediğini, bacağında kalıcı hasar oluştuğundan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile HMK 107. Maddesine göre belirlenecek geçici ve sürekli maluliyet nedeni ile cismani zararların tazmini amaçlı şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın (davalı sigorta şirketi için sadece maddi tazminat yönünden sigorta limitleri ve kapsamı ile başvuru tarihinden sonraki 8. Günden itibaren işleyecek yasal faizi ile) diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve mütesesilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta Vekili (Eski Unvanı Güneş Sigorta) cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılamayacağını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, yetki itirazları bulunduğunu, başvuruyu eksik evraklarla yaptığından dava şartının yerine getirilmediğini, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalının kusursuz olduğunu, davacının kusurlu olduğunu, geçici iş göremezliğin teminat kapsamında olmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...’un dava dilekçesine karşı süresin de cevap dilekçesi ibraz etmemiş olduğundan, HMK 128. maddesi gereğince dava dilekçesinde ileri sürülen vakaların tamamını inkar etmiş sayıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından Davacının Maddi tazminat talebinin kabulü ile; 69.577,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.042,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 81.620,60 TL maddi tazminatın davalı Türkiye Sigorta A.Ş poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere 14.03.2020 tarihinden itibaren, diğer davalı ...’dan kaza tarihi olan 30.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının Manevi tazminat talebinin kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan kaza tarihi olan 30.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde.
20.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilmiş olan geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri yeni genel şartlar gereğince davalı sigorta şirketinden talep edilemeyeceğini, geçici iş görmezlik talebinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporunda hatalı tespit yapıldığını, bilirkişi heyeti tarafından yapılmış olan hatalı geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri tespiti davalı şirketin sorumluluğunda olmadığından davacı yanın taleplerinin reddi gerektiğini,
dosyada mübrez bulunan 25.10.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatı ile 20.06.2022 tarihli aktüer hesabına ilişkin bilirkişi ek raporu arasında çelişki bulunduğunu, ek raporda ödenen tutar mahsup edilmesine rağmen yerel mahkeme tarafından ödenen tutar mahsup edilmeden hesaplanan tutar bakımından kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru olmaması nedeniyle davalı sigorta şirketinin poliçeden doğan bir sorumluluğu bulunmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada progresif rant kullanılması hatalı olduğunu,
tazminat hesaplaması yapılacaksa da TRH-2010 tablosunun kullanılması ve teknik faizin %1,8 olarak esas alınması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu 30.07.2019 tarihinde yayaya, davalı ...'ın sevk ve yönetimindeki ve davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mesuliyet sigorta poliçesi ile güvence altına alınan motorlu taşıtın çarpması neticesinde gerçekleşen trafik kazasında davacının kemik kırığı geçirecek şekilde yaralanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve ceza soruşturması kapsamında alınan kusur raporu ile uyumlu bulunan kusur raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde, Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre iskontolu Hesap Yöntemine göre alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde,
kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin engellik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe dayalı olarak.
Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca hazırlanan maluliyet raporunun benimsenmesinde, Tedavi Gideri kapsamında bulunmayan ve poliçe kapsamında olduğu kabul edilmesi gereken "Geçicici İş Göremezlik Tazminatı" Yönünden davalının sorumluluğunun benimsenmesinde, 2918 Sayılı KTK 99. maddesine uygun olarak temerrüt tarihinin belirlenmesinde, bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı sigorta şirketi vekilinin anılan yönlere değinen istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.
Ancak, mahkemesince, 25.10.2020 tarihli aktüerya kök raporunda geçici iş göremezlik tazminatı yönünden yapılan hesaplamanın, dosyaya SGK tarafından rapor ücretlerine ilişkin olarak yapılan rücuya tabi ödemelere ilişkin gerekli belgeler kazandırılmadan hazırlanmış olduğu ve 20.06.2022 tarihli ek aktüerya raporunda bu durumun mahsup yapılmak sureti ile düzeltildiği gözetilmeden hatalı ve eksik incelemeye dayalı olarak; geçici iş göremezlik yönünden hatalı kök raporundaki gibi karar verilmesi doğru görülmediğinden; davalı vekilinin anılan yönlere değinen istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararında tespit edilen ve yukarıda belirtilen hatanın giderilebilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından; HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, ilk derece mahkemesi kararındaki geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin hata dairemizce düzeltilmek suretiyle aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/273, K. 2024/651, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama