KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Esas no
- 2023/869
- Karar no
- 2024/1246
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14.02.2023
- Numarası
- 2021/308 Esas - 2023/123 Karar
- Başvuran davalı
- DOGA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ ...- ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
Karar Metni
1.157 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Manevi Tazminat)
BAŞVURU TARİHİ : 10.04.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 26.05.2023
KARAR TARİHİ : 13.06.2024
YAZIM TARİHİ : 30.06.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... idaresindeki, işleteni ARF Tedarik Hizmetleri Sanayi Tic.
A.Ş. olan ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü davacının yaralandığını, Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 08.03.2019 tarihli raporu ile davacının kaza sebebiyle % 19 oranında sürekli, (60 gün bir başkasının bakımına muhtaç olmak üzere) 120 gün geçici iş göremezlik süresi tespit edildiğini, bu maluliyet oranının 28.06.1999 doğumlu davacının yaşam standartlarını düşürdüğünü, geleceğini olumsuz etkilemesinden kaygı duyulduğunu, trafik kazası tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda; ... plakalı aracın sürücüsü ...'in, 2918 S.
Kanunun 53/1-b maddesini ihlalden asli kusurlu olduğunu, davacının ise olayda bir kusuru olmadığını, davacının bir ömür sürecek efor kaybı dolayısıyla uğradığı ve uğrayacağı acı ve üzüntüyü bir nebze de olsa karşılamak amacıyla manevi tazminat verilmesi için dava açılması gerektiğini, ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile sigorta edeni Doğa Sigorta A.Ş. olduğunu,
bu kasko poliçesi 03.07.2018 tarihindeki kazayı kapsar manevi tazminat klozu da içerdiğinden teminat limitine kadar olmak üzere söz konusu kaza nedeniyle meydana gelmiş maddi ve manevi zararlarımızdan araç işleteni ve sürücü ile birlikte davalı sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenlerle; davacı ...'ın geçirdiği trafik kazası sebebiyle uğradığı manevi zarar için 100.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 03.07.2018'den itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... numaralı genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında ise poliçe şartları gereğince manevi tazminat talepleri olay başı ve yıllık toplam ihtiyari mali mesuliyet şahıs başı ve/veya kombine limit teminatının %25'i ile sınırlı olduğunu, öte yandan 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin oldukça fahiş olduğunu, kaldı ki zaten limitlerinin 100.000,00 TL olup bunun %25 inden sorumluluklarının bulunduğunu, başvuran taraf;
lehine hükmolunacak tazminat bedeline kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ettiklerini, başvurucunun bu talebinin de mesnetsiz olduğunu, zira faiz talebinin ön koşulu, başvuranın muaccel hale gelen bir alacağa sahip olması ve bu alacak nedeniyle davalı şirketi BK.
Md. 101 ve devamı uyarınca temerrüde düşürmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, davalı şirket aleyhine bir tazminata hükmedilecekse dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, bu nedenlerle, tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, davaya yönelik tüm beyanlarının dikkate alınmak suretiyle davanın reddine, hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçesinde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulüne, 25.000,00 TL manevi tazminatın 03.07.2018 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece takdir olunun manevi tazminat tutarının fahiş oranda yüksek olup zenginleşmeye mahal verecek nitelikte olduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat takdiri Yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğini, tarafların gelirleri asgari düzeyde olup, maluliyet oranları göz önüne alındığında hükmedilen tazminatın lazım gelenden fazla olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının meydana gelen kaza neticesinde meydana gelen maluliyetin %3 olduğu gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunun ortada olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava haksız; fiil (trafik kazası) nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; olay tarihi olan 03.07.2018 günü davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile olay mahalli kavşağa geldiğinde aracının ön kısımlarıyla, karşı yönden gelerek 1968 Sokak istikametine doğru dönüş manevrası yapmaya çalışan dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol ön yan kısımlarının çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre çekişmesiz olgulardır.
10/11/2022 tarihli ATK raporunda özetle; Davacı sürücü ...’ın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...’in %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu mütalaa olunmuştur.
08.03.2019 tarihli Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Raporu'na göre kaza sebebiyle uğramış olduğu maluliyet oranı % 19 olup, geçici iş göremezlik süresi 120 gündür ve 60 gün bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi zararın belirlenmesinde Borçlar Kanunun 56. maddesi ana ve ölçü kaideleri belirleyerek bu çerçevede takdir yetkisini somut olaya özgü olarak hakimin takdirine bırakmaktadır. Buna göre temel ölçütler "olayın özellikleri" olarak izâh edilen somut olaya ve tarafların sosyo ekonomik durumuna göre değerlendirme yapmak gereğidir. Denge unsur ise mülga 816 sayılı Borçlar Yasasının 48. maddesinin "adalete muvafık" lafzıyla izâh olunan ve yeni yasa da "uygun bir miktar paranın" da şeklinde yer bulan hakkimin durum ve koşulların gereklerine ve hakkaniyete uygun bireysel tatmin kadar toplumsal tatmini de göz önünden bulunduran bir karar vermesi gerekliliğidir. Öyle ki verilecek tazminat aynı zamanda caydırıcılık etkisini de doğurmalıdır.
Somut olayda; olayın oluş şekli, kusur durumu, davacının maluliyet durumu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat tutarı da somut olayın özelliklerine uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/869, K. 2024/1246, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama