KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Esas no
- 2024/101
- Karar no
- 2024/271
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 20.10.2023
- Numarası
- 2023/551 Esas
- Davacılar
- 1-... - ... - ...
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
2-... - ... - ... 3-... - ... - ...
VEKİLLERİ
Av. ...-... Av. ...-...
DAVALI
... - ... - ...
VEKİLİ
Av. ... -...
DAVALI
QUİCK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ ...-...
VEKİLİ
Av. ... -...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat)
BAŞVURU TARİHİ : 23.11.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 17.01.2024
KARAR TARİHİ : 08.02.2024
YAZIM TARİHİ : 08.02.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 30.06.2023 tarihinde davalı ...'in alkollü olarak araç kullandığı sırada davacıların murisi ...'a çarptığını, ...'ın vefat ettiğini, davalı hakkında Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/335 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalının kullandığı aracın hızının yüksek olduğunu, davalının kullandığı aracın sigortacısına başvuru yapıldığını, şirketin eksik evrak bulunduğunu bildirerek ödeme yapmadığını, bunun üzerine ZMMS kapsamındaki ödemeler için Arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını,
davalılardan maddi ve manevi tazminat talepleri bulunduğunu beyan ederek öncelikle davalı ... adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar, banka hesapları ile 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, 20.10.2023 tarihli ara karar ile karar tutanağında tarif edilen oluş şekline göre kusur durumu belirsiz olduğundan yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen 20.10.2023 tarihli ara kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kaza tespit tutanaklarında ve soruşturma dosyasında davacıların murisin de kusurlu olduğunun, davalı sürücünün ise kusurunun varlığının ve oranının net olmadığının söylendiğini, kaza anında aracı kullanan davalının alkollü olduğunun açık ve sabit olduğunu, yine kaza anını gösteren trafik kazası tespit tutanağındaki çizimler incelendiğinde, müteveffa ...'ın çarpma noktasından yaklaşık 24 metre boyunca sürüklendiğinin anlaşıldığını, yine aynı tutanaktaki çizimlere göre müteveffanın son konumunun bir kasisin hemen yanında yer aldığını,
davalı sürücü ...'in aracının ise kasisi geçtikten sonra ancak durabildiğini, yaklaşık ispatın hangi koşullar altında gerçekleşeceği ve değerlendirilmesinde hangi kriterlerin ele alınacağı hususunun özel dikkat gerektirdiğini, Yargıtay'ın yaklaşık ispattaki ölçü konusundaki görüşünün, yaklaşık ispatın tam ispattan düşük ancak yalın bir iddiadan daha fazla olması gerektiği yönünde olduğunu, bununla birlikte yaklaşık ispatta bütün delillerin kullanılabileceğini beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen 20.10.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda, davacıların oğlu/kardeşi yaya ..., davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu vefat etmiştir.
2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde. "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.", aynı kanunun 258/1 maddesinde ise “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” hükümleri mevcuttur.
Bu hükümlere göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.
6098 Sayılı TBK'nın 117.maddesi uyarınca haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağı haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel olur.
Dosya kapsamındaki tüm belgelere ve özellikle kaza tespit tutanağında hem davacıların desteğine hem da davalı sürücüye kural ihlali verilmesine göre, bu aşamada İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla davacı vekilinin tazminat isteminin tamamı üzerinden davalılardan ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına dava değeri ile sınırlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından;
davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüyle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin istinaf olunan ara kararının kaldırılmasına, davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin takdiren teminatsız olarak davalı sürücü yönünden kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe nedeniyle ödeme yapılacağından reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/101, K. 2024/271, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama