KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1245 - 2025/769
- Esas no
- 2024/1245
- Karar no
- 2025/769
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24.11.2023
- Numarası
- 2016/128 Esas - 2023/1081 Karar
- Başvuran davacılar
- 1-...
Karar Metni
1.784 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
2-... 3-... 4-... VEKİLİ : Av.. DAVACI : ... VEKİLİ : Av..
DAVALI : ... VEKİLİ : Av...
DAVALI : **** **** **** ****
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... VEKİLİ : Av...
İHBAR OLUNAN : ...
BİRLEŞEN 2019/677 ESAS - 2019/750 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI
DAVACI : ... VEKİLİ : Av... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Av...
DAVACI : 2-... VEKİLİ : Av...
DAVALI : 3- **** **** **** ****
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 29.01.2024-05.02.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 02.09.2024
KARAR TARİHİ : 17.04.2025
YAZIM TARİHİ : 17.04.2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
22.05.2013 tarihinde davalı sürücü ...'nun idaresinde bulunan ... plaka sayılı kamyonu, D-100 karayolunda Ankara istikametinde Gebze ilçesi Beylikbağı Mahallesi Opet İstasyonu karşısında aracını yolun sağ tarafından bulunan emniyet şeridine bıraktığını ve kendisinin aracının başından ayrıldığını, yine ... ve ...'un abisi ... ve ...'ın oğlu ...'ın kullandığı ... plaka sayılı aracın yolun sağında önlem almadan kontrolsüz bir şekilde park edilen davalının aracına çarptığını, bu kaza nedeniyle araçta bulunan ... yine müvekkilinin diğer çocuğu ...'ın vefat ettiğini, davacı müvekkili ... ise ağır bir şekilde yaralandığını belirterek;
... açısından; meslekte kazanma gücünü kaybettiği için efor kaybına uğradığı için tedavi nedeniyle çalışamadığı süreler için 3.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, ... için destek tazminatı ile cenaze ve defin masrafları için 1.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın, ...açısından.
70.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen 2019/677 Esas sayılı dava dosyasında dava dilekçesinde; destekleri ... ve ...'nin ölümü sebebiyle yargılamanın yürütüldüğü 2016/128 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilerek destekleri ... ve ...'nin ölümüm sebebiyle fazlaya ilişkin istem saklı kalmak üzere şimdilik 159.588,47 destek tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davacı vekili 12.07.2019 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek maddi tazminat talebini davacı ... yönünden 165.728,47 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava tarihinden önce müvekkillerine herhangi bir müracaatta bulunmadıklarını, istenen tazminatların fahiş olduğunu beyanla, bu yazılı diğer nedenlerle davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu ... plakalı aracın adına kayıtlı olduğunu, ancak bu aracı Gebze 4. Noterliğinin 12.03.2013 tarih ve ... yevmiye nolu vekalet ile dava dışı ... adlı kişiye kiraya verdiğini, tazminat ile sorumlu tutulması gerekenin aracın kiracısı olduğunu, kiralama sözleşmesinde de bu hususun kararlaştırıldığını ve işleten sıfatının bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından Asıl davada davacı ...'ın maddi tazminat davasının kısmen, davacı ...'ın maddi tazminat davasının tamamen kabulü ile, davacı ... için 793,95 TL davacı ... için 165.728,47 TL maddi tazminatın, davalılar ..., ... ve Türkiye Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, hükmedilen maddi tazminatlara davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi yönünden dava tarihi olan 05.09.2013 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 22.05.2013 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl davada davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ...için 50.000,00 TL, davacı ... için 35.000,00 TL, davacı ... için 35.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, hükmedilen manevi tazminatlara kaza tarihi olan 22.05.2013 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl davada davacı ...'ın 6.140,00.-TL cenaze masrafı talebinin reddine, Birleşen 2019/677 esas sayılı davada, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile, 159.588,47 TL maddi tazminatın, davalılar ..., ... ve Türkiye Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, hükmedilen maddi tazminata davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporlarda davacının %75 , davalının ise %25 kusurlu olduğu yönünde görüş beyan edildiğini, bu oranların kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı sürücü aracında reflektör bulunmadığını bunun yerine aracın arkasına bidon koyduğunu ifade ettiğini, davacılardan o anne ve babanın 2 çocuğunu kaybetmesi diğer davacı kardeşlerin de abisini ve ablasını kaza neticesinde kaybetmesi davacıların aileden 2 çocuğunu kaybetmesi nedenine dayalı açılan davada tüm davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu,
dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının denetime uygun bir şekilde hazırlanmadığını, hatalar içerdiğini, müteveffa ... ile müteveffa ...' ın hesaba esas ücretinin ne şekilde tespit edildiğinin ortaya konulmadığını, dosya kapsamında alınan raporlarda davacılar anne ve baba için destek paylarının düşük tutulduğunu, desteklerin kusurları oranlarına göre destekten yoksun kalma tazminatının düşürülmesinin yasa ve usule uygun olmadığını, davacı ... ve ... için geçmiş (bilinen) ve gelecek (bilinmeyen dönem ) maddi zarar hesaplamalarının hatalı olduğunu beyanla,
yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma, cenaze, defin gideri ve manevi tazminat, birleşen dava ise destek tazminatı istemlerine ilişkindir. Davalı ... vekili tarafından da istinaf yoluna başvurulmuş ise de mahkemece adı geçene verilen sürede istinaf harç ve giderlerini yatırmadığından bahisle istinaf talebinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verildiği, kararın ilgilisine tebliğine karşın istinafa konu edilmediği, diğer taraftan davalı ... vekilinin ahiren sunduğu vekaletname uyarınca mahkemesine sunduğu dilekçe de Dairemize gönderilmiş ise de usulüne uygun bir başvuruyu içermemesi sebebiyle inceleme konusu yapılmamıştır.
Dosya içeriğinden; olay günü davalı sürücü ...'ın idaresindeki kamyonla, gündüz vakti, meskun mahal dışı, bölünmüş asfalt kaplama karayolunda seyrederken olay mahalli olan petrol istasyonu karşısına geldiğinde gidiş yönüne göre sağda bulunan 1,8 metre genişliğindeki emniyet şeridine park ettiği ancak ebatı sebebiyle sağ şeride taşmış aracından benzin almak amacıyla ayrıldığı sırada,
sürücü destek ...'in idaresindeki otomobille orta şeritte seyrederken aniden önüne geçen araca çarpmamak için sağa manevra yaptığında kamyonun arka kısmına çarpmasıyla davacıların desteği ... ve yanındaki ...'nin ölümüne ve davalı ...'un ise yaralanmasıyla sonuçlanan olayla ilgili olarak,
Gebze 2. ACM'nin 2023/343 (bozma öncesi 2013/229 esası) esasında yapılan yargılama sonucunda davalı sürücünün kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu esası benimsenerek atılı taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan verilen adli para cezasına mahkumiyet hükmünün ahiren Yargıtay 12. CD'nin 23.01.2025 tarihli ve 2025/937 karar saylı ilamı ile temyizen kesinleştiği anlaşılmakta olup, mahkemece şimdiki yargılamada alınan ve dosya münderecatı ile çelişmeyen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08.06.2018 tarihli raporuna itibarla davalı sürücünün %25,
müteveffa ...'in ise %75 oranında kusurlu olduğu esası benimsenerek hüküm tesisi oluşa uygun olup Dairemizce de benimsenmekle, davacılar vekilinin kusura ilişkin vaki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul gören uygulamaya göre; destek tazminatını hesaplanırken TRH2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması gerekmektedir. Bunun dışında, normal şartlarda erkek çocuklarının 18, kız çocuklarının ise 22 yaşına kadar destek tazminatı alabilecekleri, yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatının hesaplanması gerektiği gözetilmelidir.
Diğer taraftan, hayatın olağan akışına göre desteğin ileride evleneceği, bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14’er pay verilmesi, daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesi, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekir.
İstinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; davacılardan ... ve ... destek ... ve ...'nin anne ve babası, diğer davacılar ise kardeşleri olup, desteklerin davacılar dışında hak sahibi mirasçıları bulunmamaktadır. Desteklerin kaza tarihi itibariyle asgari ücretten daha fazla gelir elde ettikleri iddiası ise ortaya konulamamıştır.
Davacı ..., yargılamada alınan 10.06.2019 tarihli aktüer raporu doğrultusunda davasını fazla istemini saklı tutarak 06.08.2019 tarihinde harcını yatırmak suretiyle ıslah etmiş, birleşen dosya davacısı ... ise fazlaya ilişkin istemleri saklı kalmak kaydıyla 159.588,47 TL destek tazminatı istemiyle davasını açarak ıslah dilekçesi sunmamış, buna karşın bahse konu rapor dışında yargılama safahatında farklı bilirkişilerden alınan aktüer raporlarına ise her iki davacı tarafından itiraz edilmiştir.
Mahkemece, 10.10.2022 tarihli aktüer kök raporundaki belirlemelere göre güncel asgari ücret üzerinden alınan 01.06.2023 tarihli aktüer ek raporunun hükme esas alındığı ve taleple bağlı kalınarak hüküm tesis edildiği değerlendirilmiş ise de verilen hükmün dosya içeriğine uygun düşmediği tespit edilmiştir.
Destek ...'in sürücüsü olduğu araç davacı ... adına kayıtlı olup, dava 3. kişi sıfatıyla işleten ve diğer davacı hak sahipleri tarafından karşı araç sürücüsü, işleteni ve Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısına karşı açılmıştır. Davalılar, çift taraflı olarak meydana gelen kazada kendi araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olup, yargılamada bu oran davalı sürücü bakımından %25 olarak tespit edilmiştir.
Davacıların desteği ...'ın kazada sürücü olarak yer alması sebebiyle bu kişiye yönelik yapılacak tazminat hesabından kusur indirimi yapılması gerekmekle birlikte, diğer destek ... sözü edilen araçta yolcu konumunda olup kazanın oluşumunda kendisine atfı kabil kusur bulunmadığından destek ... için hesaplama yapılırken tazminattan kusur indirimi yapılamayacağının gözetilmemesi hatalı olmuştur.
Bunun dışında kabule göre ise, davacı ...'ın yargılamada alınan 10.06.2019 tarihli aktüer raporu doğrultusuna göre sunduğu ıslah dilekçesindeki talebi 159.588,47 TL maddi tazminat ve 6.140,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 165.728,47 TL'dir. Mahkemece davacının ıslah dilekçesine göre talebi karşılanmasına karşın hükmün 8. maddesinde yer bulan "cenaze ve defin gideri talebinin reddine" ifadesinin nedeni anlaşılamamıştır. Kaldı ki, hükme esas kabul edilen aktüer raporu cenaze ve defin giderine ilişkin bir hesaplama içermemektedir. Hüküm bu yönüyle de çelişkilidir.
Yine kabule göre, karar başlığında dava tarihinin 05.09.2013 yerine 09.09.2013 olarak gösterilmesi, davacılar ... ve ...'un gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi de hatalıdır.
İlk derece mahkemesinin yaptığı yargılama ve verdiği kararda tespit edilen ve yukarıda belirtilen eksiklik ve hatalardan "davacılar ... ve ...'e ilişkin maddi tazminat hesabındaki hatalar" Dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca hükmün sair yönleri bu aşamada incelenmeksizin davacılar vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, aktüer bilirkişiden kaldırma kararı doğrultusunda ek rapor alınması ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1245, K. 2025/769, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama