KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1569 - 2025/1413
- Esas no
- 2024/1569
- Karar no
- 2025/1413
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15.05.2024
- Numarası
- 2022/552 Esas - 2024/295 Karar
- Başvuran davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Başvuran davalı
- İZMİT BELEDİYE BAŞKANLIĞI
- Vekili
- Av...
- Davalı
- EUREKO SİGORTA A.Ş.
- Vekili
- Av...
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
1.269 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
2-... 3-... 4-... VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU
Ölüm veya Cismani Zarar Nedeniyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 08.07.2024-09.07.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 01.10.2024
KARAR TARİHİ : 09.07.2025
YAZIM TARİHİ : 11.07.2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
14.04.2022 tarihinde, ... da meydana gelen ölümlü trafik kazasında, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan İzmit Belediyesine ait ... plaka sayılı araç ile davacılardan ...ve ...'ın çocuğu, ... ve ...'ın kardeşi ...'ı evinin bulunduğu yerin az ilerisinde aracın sağ arka tekerleği ile üzerinden geçmesi sonucu yaraladığını ve müteveffanın tedavi maksadı ile kaldırıldığı Seka Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen 14.04.2022 tarihinde vefat ettiğini, davalının sokaktan gerekli dikkat ve özeni göstermeden ve gerekli kontrolü yapmadan geriye doğru manevra yaparak geldiğini ve olayda kusurlu olduğunu beyanla,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı davacı baba ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilin, tazminatlara davalı sigorta şirketi bakımından başvuru tarihinden itibaren 8 iş gününün dolduğu tarihten itibaren, diğer davalı bakımından küçüğün ölüm tarihinden itibaren kanuni faiz yürütülmesine,
davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasını, davacılardan ... için 200.000,00 TL, ... için 200.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalıdan tahsilini, tazminatlara ölüm tarihinden itibaren kanuni faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İzmit Belediye Başkanlığı cevap dilekçesinde; olaya ilişkin kusuru kabul etmediklerini, olay sırasında müteveffanın 4 yaşında olduğunu, 4 yaşında olan bir çocuğun ebeveyn kontrolünde olmadan evden dışarı çıkmasının tehlikeli olduğunu, bu nednele davacıların da kusurunun bulunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı Eureka Sigorta A.ş. Cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediğini, hakkında devam eden ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 1.653.140,78 TL, davacı ...için 792.919,36 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile İzmit Belediye Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine,
davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine, davalı Euroka Sigorta A.Ş.'ne açılan maddi tazminat talebinin feragat nedeni ile reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 150.000,00 TL, davacılar ... ve ... için (davacılar ..., ... ve ... yerine sehven ... yazılmakla birlikte tashih ek kararı ile giderilmekle) ayrı ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile İzmit Belediye Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı İzmit Belediye Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı İzmit Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın oluşumuna ilişkin kendilerine atfedilen kusur kabul etmediklerini, tazminatların tamamına dava ve ıslah ayrımı yerine dava tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen maddi ve manevi tazminatlar için davalılar lehine tek vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını, davalı kurumun yargılama giderlerinden mükerrer biçimde sorumlu tutulduğunu, karrarın bu yönüyle de hatalı olduğunu, hüküm kısmında diğer davacılar yerine davacı ... isminin mükerrer yazılarak infazda tereddüt oluşturulduğunu, mahkemeye sunulan tashih taleplerinin bu kapsamda henüz karşılanmadığını beyanla, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosya içeriğine alınan 22.01.2024 tarihli bilirkişi raporu hukuka aykırı olup bu yönde itirazlar değerlendirmeden, gerekçelendirilmeden reddedildiğini ve hukuka aykırı düzenlenen rapora göre hüküm tesis edildiğini, bu kapsamda aktüer raporundaki yaş, pay vb belirlemeleri kabul etmediklerini, hükme esas kusurun hatalı olduğunu beyanla, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında ölüm nedeniyle maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
14.04.2022 olay tarihinde davalı sürücü ...'ın sürücüsü olduğu aracı ile geri manevra yaparken aracının arkasında bulunan mütefevva ...'a çarpması sonucu davacıların desteği ... ölmüştür. Olayla ilgili tanzim edilen kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda davalı sürücünün asli, kaza tarihinde 4 yaşında olan destek ...'un ebeveynlerinin ise tali kusurlu oldukları belirtilmektedir.
Soruşturma kapsamında trafik bilirkişisinden alınan 09.05.2021 tarihli kusur raporunda davalının asli, destek veya anne babanın kusurunun bulunmadığı, davalı ...'ın yargılandığı Kocaeli 3. ASCM'nin 2022/387 esas sayılı dava dosyasında adli trafik bilirkişisinden keşfen alınan 02.01.2023 tarihli raporda davalı sürücünün asli, desteğin tali olmakla birlikte anne ve babanın da kusurlu olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 14.03.2023 tarihli raporunda davalının %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece ATK kusur raporuna itibarla davalının tam ve asli kusurlu olduğu benimsenerek adı geçenin mahkumiyetine karar verildiği,
hükmün istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yargılamada ise keşfen adli trafik bilirkişisinden alınan 26.10.2023 tarihli kusur raporunda davalının %75, desteğin ise %25 oranında kusurlu olduğu yönünde uzmanlık görüşü bildirilmiş, mahkemece de söz konusu raporun ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ile de uyumlu olduğundan bahisle anılan rapora itibarla hüküm tesis edilmiştir.
Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu çerçevede somut olayda, meskun mahalde aracı ile geri manevra yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek aracının arka tekerleği ile desteğe çarpıp üzerinden geçerek ölümüne sebebiyet verildiği anlaşılan kazada, kesinleşen ceza mahkumiyetine esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 14.03.2023 tarihli kusur raporu oluşan uygun olup Dairemizce de benimsenmekle, kazanın oluşumunda davacı anne ve babanın müterafik kusuru dışında desteğe atfı kabil kusurun bulunmadığının ve davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerekmiş ise de istinaf edenlerin sıfatı dikkate alınarak davalıların kusura ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Destek tazminatı hesaplanırken TRH2010 Yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama tarihindeki veriler esas alınarak desteğin geliri tespit edilmeli, sırasıyla varsa yetiştirme gideri, kusur, müterafik kusur indirimi yapılmalı, akabinde sigorta şirketinin ödemesi mahsup edilmelidir. Bu yönüyle hükme esas aktüer bilirkişi raporunda desteğin gelirinin hesaplama tarihi yerine sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihine göre belirlenerek takip eden yıllara uyarlanması, hesaplamada bahsi geçen sıralamaya uyulmaması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, hem maddi hem de manevi tazminata ilişkin hüküm kısmında mükerrer biçimde yargılama giderlerine hükmedilmesi hatalı bulunmuştur.
İlk derece mahkemesinin yaptığı yargılama ve verdiği kararda tespit edilen ve yukarıda belirtilen eksiklik ve hatalar Dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden taraf vekillerinin istinaf taleplerinin hükmün diğer yönleri bu aşamada incelenmeksizin kabulü ile davanın usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1569, K. 2025/1413, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama