KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1691 - 2025/1535
- Dosya no
- 2024/1691
- Karar no
- 2025/1535
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02.07.2024
- Numarası
- 2021/536 Esas - 2024/380 Karar
- Başvuran davalı
- **** **** **** ****
- Vekili
- Av...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Başvuru tarihi
- 31.07.2024
- İstinafa geliş tarihi
- 08.10.2024
- İlam yazım tarihi
- 11.09.2025
Karar Metni
1.289 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
02/06/2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile Sakarya Tüvtürk istikametinden gelip Adapazarı Çökekler istikametine sağ şeritten seyir halinde iken yol üzerindeki su birikintisi ve çukurdan kaçmak için sola manevra yaptığı esnada karşı istikametten gelen ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarptığını, müvekkili ...'nın kendi şeridinde olmasına rağmen karşıdan gelen araca çarpmamak için hafif sağa manevra yapsa da çarpma etkisiyle yoldan savrularak tarlaya devrilmesi sonucu kazada yaralandığını, mezkur kazada ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'nin 2918 sayılı KTK.
Madde 56/1-a "şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" kuralını ihlal ettiğinden kaza tespit tutanağında da sabit olduğu üzere tam ve asli kusurlu olduğunu, mezkur kaza neticesinde yaralanan müvekkili ...'nın Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 03/02/2021 tarihli ve 2021/124 numaralı adli tıp raporunda;
sürekli iş göremezlik oranının %12 (oniki) olduğu ve bunun 02/06/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafık kazası olayı ile nedensellik ilişkisi içerisinde bulunduğunun tespit edildiğini, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... poliçe no'lu Trafik (ZMMS) Sigortası davalı Doğa Sigorta A.Ş tarafından yapıldığından davalı şirketten sorumluluk sınırı içerisinde maddi tazminat istendiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile ıslah ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL maddi tazminatın, sigorta limiti aşılmamak üzere,
temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
KTK 97 Uyarınca Sigorta Şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, huzurdaki dava dosyasında da zorunlu olarak sayılan evrakların bulanmadığını, müvekkili şirkete sadece dava dilekçesinin tebliğ edilmiş olup, davacı yanın, HMK m.121 gereğince diğer delil örneklerini tebliğ ettirmediğini, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 390.000 TL olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan,
sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, bu nedenlerle;
davanın usulden reddine, mahkeme esastan inceleme yapacak ise kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, kusur oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 369.032,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının poliçede belirtilen limit ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihi olan 29/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile bakıcı gideri tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacıda sürekli maluliyet oluşmadığını, netice itibariyle müvekkili şirketin sorumluluğunun doğmadığını, geçici iş görmezlik bakımından ise davacının memur olduğunu ve herhangi bir gelir kaybı yaşamamakla birlikte talebin, herhalükarda poliçenin teminat dışı olduğunu, gelir kaybının olmadığı maluliyetin gerçekleşmediği bir davada aleyhe tazminata hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu, davacı ve sigortalı araç sürücüsünün ceza soruşturma sürecinde uzlaşmış olması nedeniyle başvurunun reddinin gerektiğini, kusur oranını da kabul etmediklerini, temerrüde düşürülmediklerini, yasal faize hükmedilmesi gerektiğinin belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 02.06.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı aracın çarpışması sonucu davacı yaralanmıştır.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında yalnızca davalı sürücüye kural ihlali verilmiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda da gerçekleşen kazada davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, rapordaki kusur oranı hükme esas alınmıştır. Heyetimizce de hükme esas alınan rapordaki kusur oranı kazayla uyumlu bulunduğundan davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulundan alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinden ve çelişki giderici nitelikte olduğundan davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Dosya kapsamındaki hükme esas alınan aktüer rapor Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre ve usulüne uygun hazırlandığından davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine davadan önce usulüne uygun başvurulduğu ve temerrüde düşürüldüğü, ceza dosyasındaki uzlaşmanın uzlaşma anında tespit edilemeyen zararları kapsamadığı, dosya kapsamında davacının müterafik kusurunu teşkil edecek bir veriye rastlanmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususlara yönelik istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.
Ancak, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın ruhsat bilgisinde kullanım amacının "hususi-yolcu nakli" olmasına ve ticari amaçla kullanıldığı yönünde dosyada veri bulunmamasına göre yasal faize hükmedilmesi gerekirken, avans faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, avans faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı bulunmuş ise de; anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, avans faiz yasal faize dönüştürülmüş ve esasa yönelik değişiklik yapılmadığından hükmün diğer kısımları (vekalet ücretleri vb) aynen muhafaza edilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1691, K. 2025/1535, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama