KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1692 - 2025/1533
- Dosya no
- 2024/1692
- Karar no
- 2025/1533
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28.05.2024
- Numarası
- 2022/526 Esas - 2024/319 Karar
- Başvuran davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- **** **** **** ****
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Başvuru tarihi
- 28.05.2025
- İstinafa geliş tarihi
- 08.10.2025
- İlam yazım tarihi
- 11.09.2025
Karar Metni
1.199 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; kısıtlı olan davacı ...'nun 15/09/2020 tarihinde, yol kenarında yürürken, kamyonetten sarkan malzemenin kafasına çarpması sonucu, ağır derecede yaralanmış olduğunu, 23/09/2021 tarihli Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığı raporunda ifade edildiği üzere, 2008 tarihli yönetmeliğe göre (kişinin sürekli çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının) %100 oranında, 2013 tarihli yönetmeliğe göre de (kişinin sürekli engellilik oranının) %99, 136 oranında ağır (bakıma muhtaç) derecede engelli kaldığını, meydana gelen kaza ile ilgili olarak,
Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/7 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden kusur tespitinin yaptırıldığını, davalının sigortaladığı aracın sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, bahse konu tespit raporuna taraflarınca itiraz edildiğini, kazanın meydana geliş şekli ve kaza yeri dikkate alındığında, yolun dışında /kenarında yürüyen davacının hiçbir kusurunun bulunmadığı ve araçta sarkan malzemelerin davacının kafasına çarpmak suretiyle kazanın gerçekleştiğinin görüldüğünü, dolayısıyla bu değerlendirme kapsamında, davalı tarafın kusurlu olduğunun kabulünün gerekeceğini,
bu nedenlerle asıl alacak kalemi yönünden (sakatlık) teminat limiti ile sınırlı olmak üzere (ancak yerleşik içtihatlar uyanıca faiz, masrafa ve vekalet ücretleri yününden limite oranla limit dışı sorumluluğu devam etmek üzere) şimdilik 10.000 TL iş göremezlik (9.000 TL daimi, 1.000 TL geçici) maddi zararının, asıl alacak kalemi yönünden (tedavi) teminat limiti ile sınırlı olmak üzere (ancak yerleşik içtihatlar uyarınca faiz, masraf ve vekalet ücretleri yönünden limite oranla limit dışı sorumluluğu devam etmek üzere) şimdilik 10.000 TL bakıcı gideri maddi zararının,
davalı sigorta şirketine idari başvuru tarihinin 8 iş gün sonrası esas alınmak üzere işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sorumluluğunun teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, kaza ile meydana gelen yaralanma arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığından alınmış olan raporun taraflarınca kesinlikle kabul edilemeyeceğini, davacının öz kardeşi ve vasisi ...'nun Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/2077 soruşturma nolu dosyasında davacıya şizofreni, hafif zeka geriliği ve epilepsi hastalığı teşhisi konulduğunu ve davacının yolda yürürken normal ama yaylanarak yürüdüğünü belirtmiş olduğunu,
olay neticesinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre ise yaya ...'nun yaya kurallarını ihlal ettiğinin tespit edilmiş olduğunu, davacının engel oranını kazaya nedensellik bağı çerçevesinde tespit edilmesinin gerekli olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 282.618,00 TL bakıcı gideri ve 238.115,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 520.733,18 TL den poliçede belirtilen limitle sınırlı olarak toplamda 410.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 15.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile temlik alan ...'na verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece eksik bedele hükmedildiğini, asıl alacak yönünden 820.000 TL olmasına rağmen, sanki tek bir limit (toplam 410.000 TL) varmış gibi yanılgılı değerlendirme yapıldığını, davaya konu poliçe incelendiğinde sağlık gideri teminatı ile ölüm ve sakatlanma teminatının ayrı ayrı (390.000 TL olarak belirtilmiş ise de kaza tarihi itibariyle otomatik güncellenme söz konusu olduğundan 410.000 TL kabul edilmektedir) belirtilmiş olup, ayrı ayrı limitlerle korunduğunu, ayrıca dava dosyasında yapılan harç ve masrafların davacıya ödenmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası neticesinde oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 15.09.2020 tarihinde, davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı araçtan sarkan malzemenin, yaya davacı ...'na çarpması sonucu davacı yaralanmıştır.
Davacı vekilinin istinaf nedenleriyle sınırlı yapılan incelemede;
Davacı vekilince dava dilekçesinde, davalının poliçe limitiyle sorumlu tutulması talep edilmiştir. Davalı sigorta şirketi 3.kişinin zararından poliçe limitiyle sorumludur. Sürekli iş göremezlik zararı talepleri sakatlanma teminatından, geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri talepleri sağlık gideri teminatından karşılanmaktadır. 2020 yılında ZMMS poliçe limitleri kişi başına sakatlanma halinde 410.000,00 TL ve sağlık gideri için 410.000,00 TL'dir. Mahkemece, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri yönünden davalının toplamda 820.000,00 TL poliçe limitine göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalının yalnızca 410.000,00 TL'den sorumlu tutulması hatalıdır. Davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Kabule göre de, her ne kadar dosyada adli yardım kararı var ise de tüm yargılama giderlerinin davacı tarafça yapıldığı ve suçüstü ödeneğinden harcama yapılmadığı anlaşıldığından mahkemece yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de kabulü gerekmiştir.
Anılan yanılgıların giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, davanın kısmen kabulüne ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine dair karar verilmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1692, K. 2025/1533, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama