KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1937 - 2025/1637
- Esas no
- 2024/1937
- Karar no
- 2025/1637
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/09/2024
- Numarası
- 2023/498 Esas - 2024/416 Karar
- Başvuran davacı
- ... ....... VE KALIP SANAYİ TİC. LTD ŞTİ
- Vekili
- Av. ..........
- Başvuran davalı
- ...... OTOMOTİV TAŞIMACILIK SANAYİ VE TİC. LTD ŞTİ
- Vekili
- Av. .....
- Başvuran davalı
- ... SİGORTA A.Ş.
- Vekili
- Av. ........
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 24.09.2024 - 27.09.2024 - 07.10.2024
- İstinafa geliş tarihi
- 20.11.2024
- Yazım tarihi
- 24.09.2025
Karar Metni
2.307 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
18.05.2023 tarihinde davalı şirkete ait diğer davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan aracın davacıya ait araçla çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,davacı firma tarafından 87.500 TL değişen parça ücreti, 72.000 TL de işçilik masrafı yapıldığını, davalı sigorta şirketince taraflarınca arabulucuya başvurulduktan sonra 03.10.2023 tarihinde 47.950 TL ödeme yapıldığını ve davacıya ait araçta kaza sonrası değer ve kar kaybı oluştuğunu iddia ederek,
fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik kısmi dava olarak 1.000,00 TL hasar bedeli, 500,00 TL değer kaybı ile 500,00 TL kâr kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 120.000,00 TL'lik poliçe limitine sahip olduğunu, davacıya 02.10.2023 tarihinde 47.950,00 TL, 10.10.2023 tarihinde 863,11 TL eksper ......'ye ödendiğini, hasar kapsamında davalı şirket tarafından aynı kazada yer alan 41....... plakalı araç sahibi ...'e; hasar ödemesi 08.08.2023 tarihinde 870,00 TL olarak .... Servis Oto Hizm. San. ve Dış Tic.
A.Ş.'ne ödendiğini, hasar ödemesi 08.08.2023 tarihinde 4.815,00 TL olarak ..... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.'ne ödendiğini, hasar ödemesi 03.08.2023 tarihinde 1.353,00 TL olarak ...... Oto. Yed. Parç. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ödendiğini, 03.08.2023 tarihinde 339,84 TL olarak .... Dış Tic. A.Ş.'ne ödendiğini, değer kaybı ödemesi 14.08.2023 tarihinde 2.932,19 TL olarak ...'e ödendiğini, eksper ödemesi 11.09.2023 tarihinde 540,00 TL olarak ...
Sigorta Ekspertiz'e ödendiğini ,yapılan ödemelerin fazladan çıkma ihtimali bulunan zarar kalemlerinden mahsubu gerektiği, kaza tarihinde ki poliçe limitlerinden teminat kapsamında yapılan ödemeler mahsup edildiğinde, davalı şirketin sorumluluğunun 72.050,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı yanın aracındaki daha önceki kazaların hesaplanması hem orijinal parça fark taleplerinin hem de değer kaybı hesabı yapılırken önemle dikkate alınması gerektiğini, faturaların katma değer vergisinden şirketin sorumluluğu bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada bir kusuru olmadığını,
alacağın zamanaşımına tabi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı süresinde cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile, 114.550,00 TL araç onarım bedeli, 63.500 TL araç değer kaybının davalı ..... Otomotiv Taş. San. Tic. Ltd.
Şti yönünden kazanın meydana geldiği tarih olan 18.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketi bakımından ise, poliçe limitinden kalan bakiye 72.050,00 TL'den sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla davanın niteliği nazara alınarak temerrüt tarihi olan 02.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 26.100,00 TL araç ikame bedelinin 18.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ......
Otomotiv Taş. San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, Davacının davalı sigorta şirketinden talep ettiği araç mahrumiyeti tazminatına ilişkin davasının sigorta şirketi yönünden reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Huzurdaki davada araç mahrumiyetine ilişkin tazminat bedeli talep edilirken davalı sigorta firmasının poliçe limitleri dahilinde sorumlulukları dikkate alınarak karar verilmesini talep ettiklerini, ıslah dilekçelerinde de aynı şekilde poliçe limitleri dahilinde ıslah edildiğini, bu talepleri kapsamında araç mahrumiyeti tazminatından davalı sigorta firmasının poliçe teminatı ve dolayısıyla poliçeden doğan sorumluluğu bulunmadığından davalı sigorta lehine ya da aleyhine bir hüküm kurulmaması gerekmekte iken usul ve yasaya aykırı mahkemece davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedildiğini,
davacı olarak dava ikame edilirken davalı tarafın sigorta poliçesinin kapsamı, limitinin ne olduğu tespit edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle dava açılırken sigorta poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin limit dışındaki rizikolar için ise davalı taraf sorunlu tutularak açıldığını belirterek yerel mahkeme kararının 5 ve 8 nolu kararlarının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A:Ş vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece savunmalarının hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeksizin dikkate alınmadığını, dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, davalı şirketin sorumluluğunun kaza tarihi olan 19.05.2023 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenmiş olan 120.000,00-TL'lik poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişsiz olduğunu, hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, itirazları değerlendirilmeksizin hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını,
bilirkişi raporunda hesaplanan hasar tazminatının fahiş olduğunu, davalı tarafından hasar kapsamında davacı şirkete hasar ödemesi ve eksper ödemesi yapıldığını, yine kaza kapsamında 41........plakalı araç sürücüsüne de hasar ödemeleri, değer kaybı ve eksper ödemeleri yapıldığını, ödemelere ilişkin mahsup fişlerinin cevap dilekçeleri ile dosyaya sunduklarını, ayrıca davacı yanın sahip olduğu aracın onarımı esnasında orijinal parça kullanılıp kullanılmadığı hususunun incelenmesi gerektiğini, onarımda kullanılan parçaların orijinalliği hususunda herhangi bir eksper görüşü olmadığı gibi bilirkişinin araç üzerinde keşif yapmadığını,
yalnızca dosyaya sunulan faturalar üzerinden farazi belirlenen hasar bedeli gerçeği yansıtmadığını, yerel mahkemece hükmedilen hasar bedeline KDV'nin dahil edilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, Bilirkişi raporunda hesaplanan değer kaybı fahiş olduğunu, raporda değer kaybına esas alınan rayiç bedel tespitinin hatalı ve eksik olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun 72.050,00 TL olduğu kabul edilmiş ise de, araç onarım bedeli ve değer kaybı talepleri yönünden mükerrer şekilde 72.050,00 TL maddi tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunmuş olmasına,
ıslah dilekçesinde faiz taleplerinin de ıslah edildiğine ilişkin açık bir ibare bulunmamasına rağmen mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde avans faizine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının davalı şirket lehine kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Otomotiv Taşımacılık San. Ve Tic. LTd. Şti vekili istinaf dilekçesinde.
24.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda 48....... plakalı araç sürücüsüne atfedilmiş olan kusur oranının fahiş olduğunu, raporda; kaza sonrası hatalı tutulan kaza tespit tutanağının esas alındığını ve yine hiçbir inceleme yapılmaksızın, bilirkişiler tarafından keşif yapılmaksızın tamamen dosya üzerinden kusur izafesinde bulunulduğunu, bilirkişinin raporunda hasar tazminat bedelinin hatalı ve fahiş hesaplandığını, hasar tespitine dair bilirkişi tarafından araştırma yapılmadan yalnızca davacı yanın iddiaları esas alınarak rapor tanzim edildiğini,
davacı yanın sahip olduğu aracın onarımı esnasında orijinal parça kullanılıp kullanılmadığı hususunun incelenmesi gerektiğini, onarımda kullanılan parçaların orijinalliği hususunda herhangi bir eksper görüşü olmadığı gibi bilirkişinin araç üzerinde de keşif yapmadığını, yalnızca dosyaya sunulan faturalar üzerinden farazi belirlenen hasar bedelinin gerçeği yansıtmadığını, davacının kestiği faturaların incelenip parçaların fiyatlarının denetime tabi tutulması gerektiğini,
bilirkişi raporunda hasar onarım bedeline dair yer verilen tespit ve değerlendirmelerin eksik ve hatalı bir inceleme sonucunda oluşturulduğunu ve hükme esas alınmaması gerektiğini, zarar hesaplanırken eskime payı düşülmeksizin ve tamir faturaları kontrol edilmeksizin hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacı yanın maliki olduğu aracın onarımı esnasında harcamış olduğu bedellerin hayatın olağan akışına ve iyiniyet kurallarına uygun faturalar olup olmadığı,
faturaların fahiş olup olmadığı incelenerek bilirkişi kontrolünden geçirilmesinin şart olduğunu, yine bilirkişi raporunda araç onarım bedelinin hatalı olarak belirlendiğini, dosyaya sunulan içeriği kontrole muhtaç olan 72.000 TL'lik faturanın raporda 75.000 TL olarak hesaplanmasının bilirkişi raporunun yüzeysel ve denetime elverişsiz olduğunu gösterdiğini, mahkemece davacının dava dilekçesinde açıkça belirtmiş olduğu faturalarını sunduğu 159.500 TL'lik talebinin aşılarak kararda yanlış bilirkişi raporuna dayanarak araç onarım bedelinin işçilik dahil 162.500 TL olarak hesaplandığını,
bilirkişi raporunda davacı tarafın aracın bakım ve onarım işlemlerinin tamamlanması ve kullanıcının eskisi gibi faydalanması için gerekli süreyi 58 GÜN olarak değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu, mahkemenin taleple bağlılık ilkesi gereğince dava dilekçesindeki talepleriyle bağlı kalınmayarak hukuka aykırı şekilde ıslah dilekçesi gözetilerek karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının davalı şirket lehine kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir. Somut olayda, 18.05.2023 tarihinde, davalıların maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın trafiğin yavaşlamasına rağmen duramayarak davacıya ait araca arkadan çarparak öne doğru sürüklediği , onunda öndeki dava dışı araca çarpması şeklinde meydana gelen zincirleme trafik kaza sonucunda davacının aracı hasar görmüştür.
2918 sayılı KTK.nun 109/1.maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı vekili dava ve ıslah/talep artırım dilekçesinde hasar tazminatı bakımından davasını kısmi dava olarak ,diğer talepler bakımından davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını belirtmiştir. Dava açılmakla, belirsiz alacak davasında alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresi kesilmekte iken, kısmi davada talep edilmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder.
Davacı vekilince kısmi dava açısından ıslah dilekçesinin zamanaşımı süresi içerisinde verildiği, belirsiz alacak davası bakımından dava açılmakla zamanaşımı süresinin kesildiğinden davalılar vekillerinin bu hususa değinen istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Kaza sonrası kazaya karışan araç sürücülerince kaza tespit tutanağı düzenlenmiştir. Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporuna göre gerçekleşen kazada davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz ,davalıların maliki ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu bulunmuştur. Makine mühendisi bilirkişisi raporunda belirlenen kusur oranı heyetimizce de oluşa uygun bulunduğundan davalı vekillerinin kusur oranına yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Ayrıca davacıya ait araçtaki değer kaybı Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında gerçek zarar ilkesi gereğince, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlendiği, bilirkişi raporunda hasar gören parçaların piyasa fiyatlarına ve davacının sunduğu faturalara uygun olduğu,
davacının kazada hasar gören aracını, makul onarım süresi boyunca kullanamayacağı, bu nedenle de ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere masraf yapıp ek külfete katlanmak zorunda kalacağı aşikar olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, belirlenen 58 gün makul süre olup anılan yönleri itibariyle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, faiz türünün ıslah dilekçesi ile değiştirilebileceği ,davalıların maliki ve trafik sigortacısı oldukları aracın ticari araç olduğu ve ticari faaliyet sırasında zarara neden olduğu gözetilerek hüküm altına alınan tazminat için talep doğrultusunda ticari faizine hükmedilmesi
Ancak kabule göre hükmün 2 ve 3. Bentlerinin sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar bakımından infazda tereddüt uyandıracak şekilde düzenlenmesi ,ayrıca davacı vekilince gerek dava gerekse ıslah dilekçesinde davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumluluğu dikkate alınarak karar verilmesini talep etmesine rağmen mahkemece araç mahrumiyetine ilişkin kalem bakımından davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilerek davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi heyetimizce hatalı bulunmuş , davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususlara değinen istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
İlk derece mahkemesi kararındaki anılan yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı .... Otomotiv ... Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmasına karar verilmiş, davalı sigorta şirketi 72.050,00 TL'den poliçe limiti ile sorumlu tutulmak, yargılama giderleri bu miktara göre oranlanmak ve davalı sigorta şirketi lehine hükmedilen vekalet ücreti hükümden çıkarılmak suretiyle aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1937, K. 2025/1637, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama