KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1959 - 2025/1925
- Esas no
- 2024/1959
- Karar no
- 2025/1925
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/06/2024
- Numarası
- 2021/646 Esas - 2024/350 Karar
- Başvuran davacılar
- 1-...
Karar Metni
2.754 kelime·14 dk okuma·11 bölüm
2-... 3-... 4-... VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 2 -SGL GLOBAL LOJİSTİK TAŞIMACILIK DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ...
DAVALI : 3 -TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : RAY SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 16/09/2024 - 29/08/2024 - 23/08/2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 20/11/2024
KARAR TARİHİ : 24/10/2025
YAZIM TARİHİ : 24/10/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
20/04/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ...'nın kullandığı 34... çekici ve 34... dorse plakalı araç ile davacı ...'nın maliki ve olay günü sürücüsü olduğu 41... plakalı araca sağ ön kısmından çarptığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin yaralandığını, vücutlarında ağır olarak sınıflandırılan kırıklar oluştuğunu, ...'nın yardımsız yürüyemediğini, davalının %100 kusurlu olduğunu, davalıya ait 34... çekici, 34 ... dorse plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe ile davalı Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, ödeme yapılmayacağı cevabı verildiğini,
bu sebeplerle 1.000 TL maddi tazminatın ..., 1.000 TL maddi Tazminatın ..., şimdilik toplamda 2.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminat açısından ise davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacılar ... ve ... için 2.500,00'er TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGL Global Ltd.
Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bedensel zarar ile kaza kusuru arasında illiyet bağının bulunmadığını, zarar gördüğü belirtilen ... ve ... ...'nın arka koltukta bulunduğunu, zarar gören çocuk ...'nın kaza tarihinde 10 yaşında olduğunu, yükseltici çocuk güvenlikli oto koltukları kullanmak zorunda olduklarını, zararın çocuğun yükseltici olmaması ve emniyet kemeri takılmaması nedeni ile meydana geldiğini, bu durumun ebeveyn sorumluluğunda olduğunu, ...'nın emniyet kemerinin takılı olmadığını, davacının manevi tazminat taleplerinin yüksek olduğunu,
davacı ...'nın ücretli çalışan veya işyeri sahibi olmadığından maddi bir kazanç kaybının olmadığını, ... ve ...'nın kaza nedeni ile herhangi bir zarara uğramadığını, bedensel herhangi bir zarara uğramayan davacıların manevi tazminat taleplerinin haksız olduğunu, kazanın müşteki araç sürücüsünün kavşağa gelirken yavaşlamaması nedeni ile gerçekleştiğini, şirketlerinin ceza davasının tarafı olmadığını, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasına karışan 34... plakalı aracın şirketleri nezdinde sigortalı olduğunu, sorumluluklarının poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadıklarını, sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, davacılar ... ve ...'nın trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranlarının belirlenmesi gerektiğini,
kalıcı maluliyetlerinin bulunduğunun tespiti halinde davacı lehine yapılarak aktüer hesaplamada TRH-2010 tablosuna göre %1,8 teknik faiz oranının dikkate alınması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kaza sonrası ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 05/06/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; ... bakımından iş görememezlik tazminatını 379.642,40 TL olarak, tedavi giderini 6.180 TL olarak, bakıcı giderini 2.558,40 TL olarak, ... bakımından iş görememezlik tazminatını 801.461,41 TL olarak, tedavi giderini 23.660 TL olarak, bakıcı giderini 12.792,00 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince, maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabul ve kısmen reddine, maddi tazminat talepleri bakımından davacı ... için 788.669,41 TL sürekli ve geçici iş göremezlik bedeli, 12.792,00 TL bakıcı gideri ve 23.660,00 TL tedavi giderleri ile davacı ... için 373.696,33 TL sürekli iş göremezlik bedeli, 2.558,40 TL bakıcı gideri,
ve 6.180,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 1.207.556,14 TL tazminat bedelinin 20/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte (davalı sigorta şirketi bakımından yasal faiz başlangıç tarihi 28/09/2020 olup poliçede yer alan her bir davacı bakımından ayrı ayrı 360.000,00 TL limitle sorumlu tutulmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine,
manevi tazminat talepleri bakımından davacılar ... için 50.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 2.000,00 TL ve ... için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 74.000,00 TL tazminat tutarının 28/09/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve SGL Global Loj. Taş. Dış. Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacıların fazlaya yönelik maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili, davalı SGL Global Lojistik Taşımacılık Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde.
ATK tarafından alınan raporun eksik inceleme sonucu alındığını, ... bakımından sürekli engel oranının %3 olarak belirlendiğini, çocuğun yaşı ve maruz kaldığı yaralanmanın kalıcı olduğu değerlendirildiğinde belirlenen oranın çok düşük kaldığını, ... bakımından sürekli engel oranının %24 olarak belirlendiğini, müvekkilinin halen daha tedavisinin devam ettiğini, hayatını tek başına idame ettirebilme yetisininin kaybettiğini, sürekli bakıma muhtaç halde olduğunu, müvekkili Mürvet açısından da belirlenen oranın çok düşük olduğunu, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin de hatalı olduğunu,
mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarlarının düşük kaldığını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGL Global Lojistik Taşımacılık Dış Ticaret Ltd.
Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maddi tazminat talep eden davacıların zararın doğması ile birlikte zararın büyümesine kendi kusurları ile sebebiyet verdikleri kesin iken bu hususun dikkate alınmadığını, davacıların müterafik kusurunun var olup zarar hesabından tenkis, oranlama yapılması gerektiğini, bedensel zarar ile kaza kusuru arasında illiyet bağının bulunmadığını, zarar gören çocuk ...'nın kaza tarihinde 10 yaşında olduğunu, boy ve kilo ölçülerini bilmediklerini, 4-12 yaş arasındaki (15-36 kg arası) çocuğun,
boy ve kilo olarak hareketli koltukları kullanamayacağını ve henüz emniyet kemeri de kullanmaya hazır olmadığından yükseltici çocuk güvenlikli oto koltuklarını kullanmak zorunda olduklarını, emniyet kemeri taktırılması ve yükseltici koltuk olmasının ebeveyn sorumluğunda bulunduğunu, kusur bilirkişi raporunun alınması gerektiğini, davacı ...'nın çocuk olup gelecekteki potansiyel üzerinden bir değerlendirme yapılabileceğini, ancak ... ile ...'nın aynı olmadığını, ... şayet emekli ise mevcut kazanın, emekli maaşına etki etmeyeceğini, çalışıyormuş gibi maddi zarar hesabı yapılmasını kabul etmediklerini,
yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, alınan bilirkişi ve ATK raporunun da hatalı olduğunu, davacıların maddi ve manevi zararının belirlenmiş olduğu raporlardaki rakamların fahiş olup, belirlenen bedellerin gerçek zararın çok üzerinde olduğunu, tüm bunlara rağmen mahkemece söz konusu bilirkişi raporlarının hükme esas alınmış olup bu hususun müvekkilini ağır hak kaybına uğrattığını, müvekkiline yapılması gereken tebligatların usulüne uygun şekilde yapılmadığını, dava süresince; müvekkiline tebliğ edilmesi gereken raporlar ve belgelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi (maluliyet, tedavi ve bakıcı gideri) ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
(1). 20.04.2019 olay tarihinde davalı sürücü ...'in idaresindeki çekicinin kendisine kırmızı ışık yanmakta iken kontrolsüz biçimde kavşağa girerek seyrine göre sağından gelen davacılardan ...'nin idaresindeki otomobilin önce ön kısmından, ardından aracın savrulması sonucu sol arka kapı kısmından çarpması sonucunda sürücü davacı ve beraberindeki diğer davacıların yaralanması ile sonuçlanan kazanın oluşumunda, davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu mahkemece İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin kaza anı görüntü incelemesine dayalı kusur raporu içeriğinden anlaşılmakla, raporun sürücü hakkında kesinleşen ceza dosyası kapsamı ve oluşa uygun olması sebebiyle bahse konu rapora itibarla hüküm tesisi usul ve yasaya uygundur.
Kaza tespit tutanağı ve ceza dava dosyası kapsamından anlaşılmamakla birlikte kaza tarihinde 10 yaşında olan aracın arka koltuğunda oturan davalılardan yaşı küçük ... ...'in adli muayene raporu içeriğine göre kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığının ifade edildiği, kazanın oluş biçimi, yaşı ve davacının yüz bölgesinden yaralandığı gözetildiğinde adı geçenin emniyet kemeri takmamasının zararın artmasına sebebiyet vermesi sebebiyle hükmedilen tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmamış oluşu hatalıdır. Davacı ... .... emniyet kemeri takmadığından zararın artmasına sebebiyet vermiş olup, hükmedilen maddi tazminat miktarından TBK 52. Maddesi uyarınca %20 oranında indirim yapılarak hüküm kurulmalıdır.
Davacılardan aracın sağ arka koltuğunda oturduğunu ifade eden ...'in sol femur kırığı yaralanmasının ise sıkışma şeklinde oluştuğu, adı geçenin emniyet kemeri takmamasının olayın oluş biçimine göre sonuca etkili olmadığı, ayrıca, hem bu davacı ... hem de davacı sürücü ...'nin de kemer takmadığı hususunun kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile ispat edilemediği tespit edilmekle, adı geçen ... yönünden bölüşük kusur indirimi yapılmamış oluşunda isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı Erdem ve davalı şirket vekillerinin kusur itirazlarının davacı ... ... bakımından kabulü gerekir.
(2). Uyuşmazlığın niteliğine uygun yargılama yürütülerek dava ve duruşmalardan haberdar edildiği anlaşılan davalı ...'in yargılama usulüne ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.
(3). Davacılardan ... ... ve ...'in maluliyet raporları, kaza tarihindeki geçerli yönetmelik hükümleri çerçevesinde adı geçenlerin güncel ve geçmiş tedavi evrakı kapsamına ve muayeneye dayalı hazırlanmış olup hükme esas niteliktedir. Davacılar vekilinin maluliyete itirazı isabetsizdir.
(4). Mahkemece, davacılardan ...'in tedavi giderlerinin hesaplanmasına ilişkin alınan alınan uzman bilirkişi raporunun ise hükme esas nitelikte oluşuna göre davacılar vekilinin bu yöne değinen itirazının reddi gerekir
(5). Davacılardan Mürvet'in kaza tarihi itibariyle pasif döneminde, diğer davacı ... ...'in kaza tarihinde 10 yaşında olması gözetilerek yapılan aktüer hesabı güncel Yargıtay içtihatlarına uygun biçimde ele alınmakla, bahse konu rapora itibarla karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi davacı çocuk için geçici iş göremezlik dönemi dışlanarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi de usul ve yasaya uygundur. Davacılar vekili ile davalı şirket vekilinin bu yönlere temas eden istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
(6). TBK 56. Maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen davacılardan ... ... ve ...'in maluliyet oranları, kusur durumu, tarafların şahsi ve sosyal durumları, paranın alım gücü ve olay tarihi ve istenen manevi tazminat miktarlarının davalıların sebepsiz zenginleşmesine yol açacak mahiyette olmadıkları gözetildiğinde davacılar ... ..., ... ve ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının oluşa ve hakkaniyete uygun olmadığı, bahsi geçen hususlar gözetilerek bu davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği değerlendirilmekle, davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminatların miktarlarına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
(7). Davalı Sigorta şirketinin teminat limiti kişi başı 360.000 TL olup sigorta şirketi ... ... ve ... yönünden her bir davacı için poliçe limitiyle sınırlı sorumlu tutulmuştur. Mahkemece her bir davacı için hükmedilen tazminat miktarı uyarınca ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmeli, sigorta şirketi ise her bir davacı için 360.000 TL teminat limiti oranında sorumlu tutulmalıdır. Davacılar vekilinin bu kapsamdaki itirazlarının kabulü gerekir.
(8). Her ne kadar davacı Ahmet Emir için dava dilekçesi ve 29.07.20222 tarihli talep ayrıştırma dilekçesinde yalnızca maluliyet tazminatı istenmesine karşın, bakıcı ve tedavi giderine hükmedilmesi, hem davacı ... ... ve hemde davacı ... için SGK sorumluluğunda olan tedavi giderinin de hesaplama ve hükme dahil edilmesi hatalı ise bu hususlar istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden Dairemizce kaldırma sebebi sayılmamış, yanılgıya işaretle yetinilmiştir.
Dairemizce istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacılar vekilinin istinaf talebi (6) ve (7) nolu kısımdaki nedenlerle, davalı Erdem ve davalı şirket vekillerinin istinaf talebi ise (1) nolu kısımda belirtilen nedenlerle ayrı ayrı kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, Dairemizce HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince hükmün diğer yönleri aynı kalmak suretiyle davacı ... ... için yerel mahkemece hükmedilen 373.696,33 TL sürekli iş göremezlik zararı,
2.558,40 TL bakıcı gideri ve 6.180,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 382.434,73 TL tazminat bedelinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak bakiye 305.947,784 TL tazminatın 20/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte (davalı sigorta şirketi bakımından yasal faiz başlangıç tarihi 28/09/2020 olup, aleyhe istinaf yoluna başvurmadığından ilk derece mahkemesi kararında olduğu gibi 382.434,73'TL'nin 360.000,00 TL limitle sorumlu tutulmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek adı geçen davacıya verilmesine,
müterafik kusur indirimi sebebiyle reddedilen miktar yönünden kendisini vekille temsil eden davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, maddi tazminat bakımından davacı ... ... ve ... lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilerek davalı sigorta şirketinin adı geçenler lehine takdir edilen her bir vekalet ücretinden 360.000 TL poliçe limiti karşılığı kadar sorumlu tutulmasına, davacıların manevi tazminat taleplerinin ise kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1959, K. 2025/1925, 24 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama