KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna [25999-63138-95834] Uets
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/615 - 2025/598
- Esas no
- 2024/615
- Karar no
- 2025/598
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13.02.2024
- Numarası
- 2023/361 Esas - 2024/80 Karar
- Başvuran davalı
- TUNCAY NAKLİYAT HAYVANCILIK SEYAHAT TURİZM OTOMOTİV PETROL İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekili
- Av...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- İhbar olunan
- TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av...
- İhbar olunan
- ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Trafik Kazasından kaynaklanan Zarar
- Başvuru tarihi
- 19.03.2024
- İstinafa geliş tarihi
- 03.04.2025
- Yazım tarihi
- 20.03.2025
Karar Metni
1.170 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait servis aracı olarak kullanılan ... plakalı otobüsün, 08.05.2022 tarihinde Kocaeli ili Derince ilçesinde mahalle arasında bir fırının önünde park halinde bulunan davacıya ait ... plakalı araca çarptığını, davacının aracının çarpmanın etkisiyle önüne park ettiği fırının duvarına ve çöp konteynırına çarptığını, davalı şirkete ait araç sürücüsünün bu kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, davalı şirkete ait, ... plakalı aracın Trafik Sigortacısı Türkiye Sigorta A.Ş.' nin kaza tarihi olan 08.05.2022 tarihinde poliçe kapsamında sorumlu olduğu 50.000,00 TL'yi,
10.000 TL hasar tazminatı ve 40.000 TL değer kaybı tazminatı olarak davacıya ödediğinden sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, Sigorta şirketinin poliçe limitlerinin dolması neticesinde davacının aracında oluşan bilirkişi raporları ile sabit bakiye 32.536,82 TL hasar ve 8.000,00 TL bakiye değer kaybının tahsili için Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2023/59433 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını,
sigorta limitinin dolması nedeniyle bakiye değer kaybı alacaklarının tahsili nedeniyle Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2023/59433 sayılı dosyası ile başlattıkları takibe borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek, itirazın iptaline karar verilmesini ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; araç kiralama hizmeti veren davalının dava konusu zararda kusurunun olmadığını, kaza tarihinde araç sürücüsünün ... olduğunu, dava konusu zarardan da şoförün sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile; Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2023/59433 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu zararın meydana gelmesinde davalı şirketin bir kusuru bulunmayıp, hasar bedeli davalı şirketin aracının sigortacısı tarafından ödenmiş olduğundan davacının davalı şirkete bakiye hasar tazminatı ve değer kaybı talebiyle haksız olarak açmış olduğu işbu davanın reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu tarafın bizzat davacı taraf olmasına karşın Sigorta Şirketleri arasında görüşmeler sonucunda dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonunda yapılan bilirkişi incelemesi ile varılan sonucun gerçeğe ve hakikate uygun olmadığını,
kararda davalı firmaya ait araç sürücüsüne %100 gibi fahiş bir suç oranı yüklendiğini, davalı firmanın aracının park halinde ve davacının aracı ile herhangi bir kazaya karışmadığını, araç ile teması dahi bulunmadığını, kaza neticesinde davalı firmaya ait araçta herhangi bir hasar, hasar kaydı, onarım bulunmadığını, buna rağmen hukuka aykırı şekilde 3. kişileri yanıltma amacı güden bir tutanak tutulduğunu, tüm bu bilgiler ışığında yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken, mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi taleplerinin reddedildiğini beyanla, yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan araç hasar ve değer kaybı bedelinin tahsili istemli icra takibinde yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının talebine konu araç hasar ve değer kaybı zararının belirlenmesinde dava dışı sigorta şirketi aleyhine yaptığı Sigorta Tahkim Komisyonunun (STK) 2022.E.432337 başvuru sayılı dosyasındaki tespitler hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de hüküm eksik incelemeye dayalıdır.
Dosya kapsamına göre; davacının hasar tazmini istemiyle başvurduğu Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 04.07.2023 tarihli ve 2022.E.432337 başvuru sayılı dosyasında hasar bedeli 42.536,82 TL olarak belirlenip davacının talebi ile bağlı kalınmak suretiyle 10.000 TL hasar bedeline kesin olarak hükmedildiği, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022/432293 başvuru sayılı dosyasında ise araç değer kaybı 48.000,00 TL olarak belirlenerek talep gibi 40.000,00 TL değer kaybının davalı aracın dava dışı trafik sigorta şirketinden tahsiline itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği, poliçe limiti sorumluluğunun ödendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının hasar ve değer kaybının tespitinde Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022/432337 başvuru sayılı dosyası hükme esas alınıp gerekçede yer verilmiş ise de, bahse konu dosyanın hasar tazminine yönelik olup, değer kaybı tespitini içermediği, değer kaybının STK'nın 2022/432293 başvuru sayılı dosyasında uyuşmazlığa konu edildiği gözardı edilmiştir. Bahse konu her iki Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarının dayanağını oluşturan bilirkişi raporlarındaki araç hasar miktarlarının da birbiri ile uyuşmadığı görülmektedir.
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Ancak, yapılan incelemede değer kaybına ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022/432293 başvuru sayılı dosyasına dayanak bilirkişi raporunun bahse konu çerçevede belirlenmediği anlaşıldığı gibi söz konusu STK kararının kesinleşip kesinleşmediği bilgisine de rastlanmamıştır.
Bunun dışında, kaza sonrası tanzim edilen tutanak davalı aracının olay mahallinden kaçması sebebiyle davacı araç sürücüsü tarafından tanzim edilmiştir. Mahkemece, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2022.E.432337 başvuru sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda davalının %100 kusurlu olduğu tespitine yer verildiğinden bahisle hükme esas alınmış ise de anılan bilirkişi raporunun kusura ilişkin herhangi bir tespit ve değerlendirme içermediği görülmektedir.
Bu nedenle, mahkemece, davalının Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından yürütülen yargılamanın tarafı olmadığı da gözetilerek dosyanın konusunda uzman bir makine mühendisi ve adli trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdii ile toplanan deliller ve tarafların iddia veya savunmaları çerçevesinde kazanın oluşumunda taraflara izafe edilebilecek kusur oranları ile davacının kaza tarihi itibariyle uğramış olduğu araç hasarı ve araç değer kaybı zararının tespit edilerek, davacının tespit edilecek zararları davalı şirketten talep edip edemeyeceği hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmekte iken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
İlk derece mahkemesinin yaptığı yargılama ve verdiği kararda tespit edilen ve yukarıda belirtilen eksiklik ve hatalar dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli bazı delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/615, K. 2025/598, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama