KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/148 - 2025/1894
- Esas no
- 2025/148
- Karar no
- 2025/1894
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/11/2024
- Numarası
- 2023/392 Esas - 2024/618 Karar
- Başvuran davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Başvuran davalı
- ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ
- Vekili
- Av. ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 03.12.2024 - 13.12.2024
- İstinafa geliş tarihi
- 29.01.2025
- Yazım tarihi
- 22.10.2025
Karar Metni
2.079 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı 41... plakalı araç ile davacıya ait 34... plakalı araçların 15.11.2022 tarihinde kaza yaptıklarını, davalının tam kusurlu olduğunu, davacının aracının pert olduğunu, aracın raiç değeri kaza tarihinde çok daha yüksek olmasına karşın davalı sigorta şirketi tarafından 230.000 TL ödendiğini, ayrıca kazada davacının yaralandığını, ancak zararlarının karşılanmadığını beyan ederek.
30.000TL aracın pert olması nedeniyle eksik ödenen maddi tazminatın, 1.000TL cismani zarar nedeniyle maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, 10.000TL manevi tazminatın, 3.000TL muadil araca ödenen kira bedelinin davalı kayıt malikinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 27.09.2024 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla cismani zarar nedeniyle 10.807,5TL'nin geçici iş göremezlik tazminatı, 2.157 TL bakıcı gideri tazminatının, 70.000 TL pert nedeniyle eksik ödenen bedelin/tazminat olmak üzere toplam 92.964.50 TL'ye, 2.750 TL araç yokluk bedeli/tazminatına ıslah etmiştir.
Davalı Anadolu Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davacıya 73.400,00 TL pert bedeli ödendiğini ve sorumluluklarının kalmadığını, araç mahrumiyet bedelinin teminat kapsamında olmadığını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, davalının KDV sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davayı açmakta hukuki yarar bulunmadığını, davacıya sigorta şirketince ödeme yapıldığını, davacının sebepsiz zenginleşmek istediğini, davanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile ; maddi tazminat yönünden. 10.807,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.157,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 70.000,00 TL aracın perte çıkması nedeni ile davacının uğramış olduğu zarara ilişkin tazminatın davalı Anadolu Sigarta A.Ş.
Yönünden temerrüt tarihi olan 22.12.2022 tarihinden davalı ... yönünden kaza tarihi olan olan 15.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2.750,000 TL araç mahrumiyet bedelinin dava tarihinden (davacının talebi doğrultusunda) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazladan talep etmiş olduğu 250,00 TL araç mahrumiyet bedeli yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden.
10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden (davacının talebi doğrultusunda) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığını, davacı tarafın, davalı sigorta şirketine 09.12.2022 tarihinde imzalı şekilde gönderdiği ibraname ile mutabık kalınan bedelin ödenmesi halinde davalı Sigorta Şirketini ibra eylediğini ve işbu hasarla ilgili olarak başkaca herhangi bir alacağının kalmadığını kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, mutabakata varılan 73.400,00 TL'yi kazadan yaklaşık 3 hafta sonra davacıya ödeyerek davacının zararını karşıladığını, davacının,
hem ibranamedeki taahhüdüne hem de en kısa süre içinde zararını sigorta şirketinden temin etmesine rağmen aracının değerinin arttığını ileri sürerek kazadan 9 ay sonra aracın bugünkü değerini tekrar talep etmesinin, sebepsiz zenginleşmek istediğinin açık bir göstergesi olduğunu, davacının,
kazadan 3 hafta sonra Sigorta Şirketinden pert olan aracının gerçek bedelini tahsil etmesi karşısında yeni araç edinme süresinde aracından yoksun kaldığından muadil bir araç için ödediği ve kendisine yansıdığını iddia ettiği 15 günlük kira bedeli olan 2.750,00 TL'lik zarar ile davalı müvekkilin sebep olduğu iddia edilen kaza arasında bir nedensellik bağı bulunmadığını, Yerel Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda;
davalıya atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, bilirkişi tarafından tespit edilen toplam hasar ve zarar miktarı gerçek zarar miktarlarını yansıtmadığını, hesap bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda dikkate alınan kusur oranı ve belirlenen geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tutarının gerçeği yansıtmadığını, dosyaya sunulan 13.03.2024 tarihli Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından, davacının geçici iş göremezlik süresini 45 gün olarak belirlemesinin yerinde olmadığını, davacının gerçekten sürekli olarak başkasının bakımına muhtaç olup olmadığının araştırılması,
bu yönde ihtiyacı varsa bakımıyla ilgilenen kişinin aile yakını veya başka biri olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bu araştırmaların yapılmamasının yanı sıra bakıcı ihtiyacı saptamasının kaynağı da açıklanmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının zenginleşmeye sebebiyet verdiğini, fahiş olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatı limiti ile sınırlı olduğunu, ilk derece mahkemesince davalı aleyhine hükmedilen bedelin poliçe teminat limitini aşacak şekilde hüküm kurulduğunu, kararın hukuka aykırılık oluşturduğunu, yargılamanın her aşamasında belirttikleri üzere kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından davacı asile 22.12.2022 tarihinde ZMMS poliçesi kapsamında 73.400,00 TL pert bedeli olarak maddi hasat ödemesi yapıldığını,
ZMMS Poliçesi kapsamında kişi başı maddi hasar teminat limitinin 100.000,00 TL olduğu gözetildiğinde bakiye teminat limitinin 26.600,00 TL olduğunu, mahkeme tarafından hiçbir şekilde bakiye teminat limitine ilişkin değerlendirme yapılmadığını, davacı asile 22.12.2022 tarihinde yapılan ödeme ile davalının sorumluluğunun kalmadığını, davacı ve davalı Sigorta şirketi tarafından belirtildiği üzere Quick Sigorta A.Ş. tarafından teminat limiti dahilinde davacıya 230.000,00 TL üzerinden pert bedeli ödemesi yapıldığını,
davacının kendisinden hür iradesi ile mutabakatname ve ibraname imzalayarak dava konusu zararları nedeniyle tarafları ibra ettiğini, bilirkişi tarafından 165.000,00 TL olarak belirlenen pert bedeline katılmadıklarını, ibraname veya mutabakat imzalanırken davacı tarafından hiçbir şerh düşülmediğinden mutabakata ilişkin sonraki itirazlarının geçersiz olduğunu, davaya konu kazanın aynı zamanda bir trafik iş kazası olduğunu ve sgk tarafından rücu edilebilecek psd tutarı tenzil edilmeksizin karar verildiğini, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu,
davalı sigorta şirketinin aleyhine geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine hükmedildiğini ancak davalı sigorta şirketinin bu alacak kalemlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, davacının gerçekten sürekli olarak başkasının bakımına muhtaç olup olmadığının araştırılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile aracın perte ayrılması nedeniyle bakiye pert bedeli ve ikame araç bedeli istemine ilişkindir.
Somut olayda, 19.01.2021 tarihinde, davacıya ait araçla davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucunda davacı yaralanmış ve aracı hasar görmüştür.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davalıya ait araç sürücüsüne kural ihlali verildiği, kazaya dair yürütülen ceza dosyasında trafik bilirkişisinden alınan raporda da davalıya ait araç sürücüsünün kazada asli ve tamamen kusurlu olduğu, dava dışı sürücünün asli kusuruna göre cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece makine mühendisi bilirkişisinden alınan raporda da kazanın oluşumunda davalıya ait araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Hükme esas alınan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan maluliyet raporuna göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanma nedeniyle daimi iş göremezliği oluşmadığı, iyileşme süresinin 45 gün olduğu, 10 gün boyunca başkasının bakımına muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
Yine Hükme esas alınan zarar hesabına yönelik bilirkişi raporunda, dosya kapsamına sunulan kaza sonrası resimlere ve taraflarca sunulan diğer belgelere göre davacının aracının tamiri ekonomik bulunmadığından pert/totale ayrılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı sürücü yönünden arabuluculuğa buşvurunun zorunlu dava şartı olmadığı, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporu ile uyumlu dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının karara esas alınmasının yerinde görüldüğü, mahkemece alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlendiği ve kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği,
hükme esas alınan hesap raporunun asgari ücret esas alınarak geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin belirlendiği , geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri kapsamında olmadığından anılan tutar bakımından davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmiş olmasının da yerinde olduğu,
olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, maluliyet oranı, tarafların sosyal ekonomik durumları ve manevi tazminata ilişkin ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü, hükme esas 20.01.2024 tarihli zarar hesabı bilirkişi raporunda, dosya kapsamına sunulan kaza sonrası resimlere ve taraflarca sunulan diğer belgelere göre davacının aracının tamiri ekonomik bulunmadığından pert/totale ayrılması gerektiği kanaatine varıldığı,
dairemizce raporda belirlenen aracın rayiç değeri, sovtaj değeri piyasa koşullarına uygun olduğu kanaatine ulaşılmış, davalı vekillerinin bu hususa değinen istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Ancak kabule göre davacı perte ayrılan araca ilişkin bakiye zararın karşılanmadığı gerekçesi ile bakiye pert bedelini talep etmiş ise de davacı tarafın 09.12.2022 tarihinde ibraname imzalamış olması, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmamış olması sebebiyle davalı sigorta şirketi aleyhine bakiye zarar bedeline hükmedilmesi hatalıdır.
İlk derece mahkemesinin kararındaki anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, davalı sigorta şirketi bakiye pert bedelinden sorumlu tutulmaksızın yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/148, K. 2025/1894, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama