KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2026
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1552 - 2026/886
- Esas no
- 2025/1552
- Karar no
- 2026/886
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/07/2025
- Numarası
- 2022/290 Esas - 2025/431 Karar
- Başvuran davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.272 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Av. ...
DAVALI
AK SİGORTA A.Ş ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
DAVALI : ...
DAVANIN KONUSU
Maddi ve Manevi Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 12.08.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 26.09.2025
KARAR TARİHİ : 22.04.2026
YAZIM TARİHİ : 24.04.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 04.07.2021 tarihinde davacının motorlu bisikleti ile seyir halinde iken davalı sürücünün kullanmış olduğu aracın kendisine çarptığını, davacının kaza sonrasında sürekli iş göremez hale geldiğini, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yaptıkları halde ödeme yapılmadığını, arabuluculuk yolunda başvurduklarını ancak davalılar ile anlaşma sağlanamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik toplam 100,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ndan kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, soruşturma dosyasının henüz neticelenmediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Ak Sigorta vekili cevap dilekçesinde, davalının aracının sigortacısı olduklarını, şirketin sorumluluğunun bedeni zararlarda 430.000,00 TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının geçici ve daimi iş göremezlik zararı nedeniyle maddi tazminat davasının reddine, davacının belgesiz tedavi gideri talebine ilişkin davasının kabulü ile 624,00 TL belgesiz tedavi giderinden kaynaklanan tazminat bedelinin kaza tarihi olan 04.07.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte (davalı sigorta şirketi bakımından yasal faiz başlangıç tarihi 20.10.2021 olup poliçede yer alan limitle sorumlu tutulmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine;
davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının tüm özeni ile dikkatli bir şekilde seyir halinde araç kullanırken 41 ... plakalı araç sürücüsünden kaynaklı olarak kazaya karıştığını, bilirkişi raporunda atfedilen kusur oranlarının hatalı olduğunu, dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağı ile de bu hususun sabit olduğunu, alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, bu durumun giderilmediğini, alınan kusur ve maluliyet raporlarının yetersiz olduğunu, alınan raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığını, davacının olay nedeniyle 7 gün süreyle geçici olarak malul hale geldiğini, kazanın tüm hayatını etkilediğini,
günümüz ekonomik koşulları ve yargılama süresi de dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile tedavi gideri istemine ilişkindir.
Somut olayda, 04.07.2021 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki motorlu bisiklet ile davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın çarpışması sonucunda davacı yaralanmıştır.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan ve kaza tespit tutanağı ile dosya kapsamında alınan diğer kusur raporunun irdelendiği hükme esas alınan rapordaki kusur oranlarının kazanın oluşuna uygun bulunması nedeniyle davacı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, hükme esas alınmasının yerinde olduğu, anılan raporda davacının kaza sonucu kalıcı maluliyetinin bulunmadığının, iyileşme süresinin bir hafta olacağının belirtildiği, davacının kaza tarihinde gümrük muhafaza memuru olduğu ve bir haftalık iyileşme süresinde maaşını almaya devam ettiği, bu nedenle mahkemece geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bu hususlardaki istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.
Davalı tarafa ait aracın kullanım amacı "hususi" olduğundan kabul edilen tedavi gideri ve manevi tazminata yasal faiz işletilmesinde de usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Ancak; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, yaralanma derecesi, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminat hükmedilmesinin olaya ve hakkaniyete uygun düşeceği kanaatine ulaşıldığından davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuş ise de; manevi tazminat miktarının arttırılması için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1552, K. 2026/886, 22 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama