KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/2157 - 2026/257
- Esas no
- 2025/2157
- Karar no
- 2026/257
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/10/2025
- Numarası
- 2025/671 Esas - 2025/879 Karar
- Başvuran davalılar
- 1-ÇALIŞKAN GRUP DENİZCİLİK İNŞ. SAN. VE TİC. LTD ŞTİ
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
2-... VEKİLİ : Av. ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 11.11.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 22.12.2025
KARAR TARİHİ : 11.02.2026
YAZIM TARİHİ : 11.02.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 21.12.2024 tarihinde davacıya ait 34... plaka sayılı araç ile Allianz Sigorta A.Ş'ni nsigortalısı olan Çalışman Grup Denizcilik İnş. San. Ve Tic. Ltd.
Şti'nin maliki olduğu ve çalışanı ...'un sürücüsü olduğu 41... plakalı arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında sürücü ...'in %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrası ekspertiz raporuna göre davacının aracında onarım-işçilik tutarı 309.643,000 TL, KDV tutarı ise 61.928,60 TL olmak üzere toplam 371.571,60 TL hasar meydana geldiğini, Allianz Sigorta A.Ş'nin bu tutarın sadece 200.000 TL'sini ödediğini, davalı tarafın kasko şirketi olan Sompo Sigorta AŞ 'de açılan IMM dosyasında 80.950,27 TL ödeme yapıldığını,
davacının aracında meydana gelen hasar neticesinde değer kaybının da meydana geldiğini, değer kaybı için Allianz Sigorta A.Ş'nin başvuruya rağmen ödeme yapmadığını, İMM teminatı sebebiyle Sompo Sigorta Şirketinin 50.000 TL ödeme yaptığını, ancak ödemenin yetersiz olduğunu, davacının inşaat mühendisi olduğunu ve aracının iş hayatı için en temel ihtiyaç olduğunu, davacının 25.12.2024 - 06.03.2025 tarihleri arasında aracından mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaydı için şimdilik 100,00 TL, tamir ve onarım giderleri için şimdilik 100,00 TL,
araç mahrumiyet bedeli için şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplamda 300,00 TL maddi tazminatın “değer kaybı”nın sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte, aracın eksik tamir ve onarım giderlerinin, maddi tazminat tutarının ve araç mahrumiyet tazminatının olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; verilen görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu, davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğunu, tarafların tacir olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verildiğini, ancak taraflardan birinin şirket olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve talepleri yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve bakiye hasar alacağının tahsili istemine ilişkindir
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Kural olarak sürücü ve işletenin sorumluluğu Borçlar Kanunun haksız fiil hükümleri ile KTK 85. Maddesinden kaynaklandığından sürücü ve işletene karşı açılacak davalarda genel yetkili ve görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1-a maddesinde, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 5. maddesi ise aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemelerinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Bu çerçevede somut olayda, trafik kazasına karışan davacıya ait araç ruhsat bilgisine göre hususi nitelikte olduğundan haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat taleplerine ilişkin davalı aracın işletenine karşı açılan dava TTK'nın 4/1-(a) ve 5. maddeleri gereğince her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir dava olmadığı gibi tarafların her ikisi de tacir sıfatını taşımadığından görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan davalılar vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece açıklanan olgular ve yasal düzenlemeler gözetilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2157, K. 2026/257, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama