KÜNYE
Bölgeadliyemahkemesikarar I" T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna Başvuran Davalı
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2026
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/554 - 2026/58
- Dosya no
- 2025/554
- Karar no
- 2026/58
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27.12.2024
- Numarası
- 2022/102 Esas - 2024/993 Karar
- Karşı davacılar
- 1-...
Karar Metni
3.557 kelime·18 dk okuma·9 bölüm
2-... VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 3-SOMPO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
DAVACI
KARŞI DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 18.02.2025-26.02.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 25.03.2025
KARAR TARİHİ : 09.01.2026
İLAM YAZIM TARİHİ : 20.01.2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı-karşı davalılar vekili dava dilekçesinde.
18.11.2021 tarihinde davalılardan ...'un sahibi, ...'un ise sürücüsü olduğu 64 ... plakalı aracın, müvekkili ...'ün maliki, ...'ün sürücüsü olduğu 06 ... plakalı araca çarparak trafik kazasına neden olduğunu, kaza neticesinde müvekkili ...'ün yaralandığını ve araçta çok ağır hasarlar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortanmış olan 64 ... plakalı araç sürücüsü ...'un tam kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunu,
müvekkilinin normal trafik akışında düz yolda giderken davalı ...'un kullanmış olduğu araç ile karşı şeritten gelerek hiçbir dönüş niyeti belirtmeden ve sinyal yakmadan aracını müvekkilinin aracının önüne doğru kırması sonucu kazanın gerçekleştiğini, iş bu olaya ilişkin Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın devam ettiğini, davacı ...'ün kaza sonrasında Medicalpark Gebze Hastanesine kaldırıldığını, kafasından aldığı darbe neticesinde yarılan kaşına 16 tane dikiş atıldığını bu nedenle yüzünde iz kaldığını,
müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini ve ileride kalıcı iz kalmaması için estetik ameliyatı olması gerektiğini, müvekkilinin pek çok tedavi masrafı yaptığını, bunların çoğu belgelenemeyeceğinden, davalılardan istenilebilecek tedavi, bakım ve iyileşme giderlerinin uzman hekim bilirkişi aracılığı hesaplatılması gerektiğini, kazaya karışan davacı ...'e ait aracın kaza tarihindeki piyasa değerinin 150.000,00.-TL civarında olduğunu, müvekkillerinin kazadan önce araca android ekran, spor yay sistemi ve dört tane sıfır lastik taktırdığını, aracın kaza sonucunda pert olduğunu,
müvekkiller tarafından 19.11.2021 tarihinde ... isimli kişiye hurda ve pert şekilde 40.000,00TL'ye satıldığını, kazadan hemen sonra araçta meydana gelen maddi hasarın ve değer kaybının tespiti için Alaşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yaptıkları delil tespiti talebinin mahkemece hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddedildiğini, 64 ... plakalı araç kaza tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve davadan önce yapılan başvuruya, olumlu bir cevap alınamadığından sigorta şirketinin sorumluluk sınırları içinde dava edildiğini,
müvekkillerinin uğradığı tüm zararların yargılama sırasında toplanacak delillere, bilirkişi raporlarına göre tespiti mümkün olacağından huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, tedavi giderleri için 1.000,00TL ve değer kaybına için 1.000,00 TL maddi tazminatın kazanın gerçekleştiği tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
müvekkili ...'ün genç yaşında yüzünde sabit bir izle yaşamaya mecbur kalmasından dolayı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sompo Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin müvekkili şirkete başvurulmuş olmakla birlikte dilekçede belirtilen belgelerden maluliyet raporu sunulmadığını, müvekkili şirkete yapılan başvurunun geçerli olmadığını, eksik evraklar tamamlanmaksızın, başvurunun sonucu beklenmeksizin dava açıldığını, bu durum dava şartı eksikliği olup, sonradan giderilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddine, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH2010 tablosu kullanılması,
%1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacıların maluliyet oranının erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik uyarınca tespiti bakımından dosyanın ATK'ya gönderilmesini, huzurdaki davanın kaza tarihi itibariyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk genel şartlarına tabi olduğunu, yapılması gereken mütefarik kusur indirimi var ise yapılmasını talep ettiğini, tazminat hesaplaması yapılacaksa da bu hesaplamanın genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılmasını,
gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesini, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gereken giderlerden müvekkilinin her hangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ceza dosyasında uzlaşma varsa, davanın hiçbir araştırmaya gerek kalmadan reddinin gerektiğini, davacı tarafın aracında meydana gelen değer kaybı miktarının hesabında trafik sigortası genel şartlarında yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, müvekkili şirketin usulüne uygun bir başvuru olmadığından temerrüte düşmediğini, faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini beyanla, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde; olayın olduğu caddenin eğimli bir cadde olduğunu, müvekkilinin normal hız ile farları açık bir şekilde bayır aşağı gitmekte olduğunu, müvekkili ...'un, 1004 Sokak kesişimine geldiğinde, aynı caddede karşı istikametten yokuş yukarı farları kapalı gelen davalı sürücü ...'ün kullandığı otomobili gördüğünü, ...'ün sola dönmek için aracını şerit ihlali yaparak kendisine göre sol tarafa, müvekkilinin üzerine doğru sürdüğünü, müvekkili ...'ın sesli ve ışıklı uyarılarına rağmen, ...'ın müvekkilini görmediğini, hızını azaltmadığını ve müvekkilinin aracına çarptığını,
tüm kusurun davacı sürücüde olduğunun, müvekkili ...'a atfı kabil bir kusurun olmadığının, kaza sonrası trafik polislerince sıcağı sıcağına tutulan trafik kazası tespit tutanağında da açıkça belli olduğunu, davalı sürücü ...'ın sola dönüş kuralına riayet etmediğini, şeritte seyir halinde bulunan müvekkilinin yolu terk etmesini beklemediğini, müvekkilinin bulunduğu istikamete sola dönüş için girdiğini ve kazaya tek başına sebebiyet verdiğini, davacı yanın araçta meydana geldiğini iddia ettiği değer kaybı zararı olarak şimdilik 1.000-TL talep ettiğini, davacı yanın araç zararını sigorta şirketinden tahsil ettiğini duyduklarını,
ortada araç ile ilgili başkaca bir zarar bulunmadığını, davacı yanın sigorta şirketinden hangi zarar için ne kadar ödeme aldığının açıklattırılması ile bu davada talep edilen zararın neye ilişkin olduğunun açıklanması gerektiğini, davacı yanın, aracında ekran, spor yay, sıfır lastik vs ilave aksesuar takılı olduğunu iddiasının ispata muhtaç olduğunu, davacı yanın bu amaçla talep ettiği zararlara da itiraz ettiklerini, tedavi giderlerinin SGK mevzuatı hükümlerine göre ödenmekte olduğunu, bu sebeple davacının ayrıca bir tedavi veya tıbbi gideri olamayacağını, davacının bu yöndeki talebine itiraz ettiklerini,
davacının sunduğu tedavi belgelerinin tamamının özel bir hastahaneye ait olup, devlet hastahaneleri varken fahiş fiyatlara tedavi hizmeti veren özel hastahane belge ve kayıtlarına göre hüküm kurulamayacağını, davacı yanın devlet hastahanesi yerine özel hastahanede tedavi hizmeti almasının kendisi tercih etmiş olup, bu amaçla harcadığı giderlerden müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, davacı yanın tedavi giderleri için sigorta şirketinden ödeme alıp almadığının da açıklattırılması gerektiğini, tedavi giderleri için sigorta şirketinden ödeme almışsa davalılardan ayrıca tedavi gideri talep edemeyeceğini,
davacı yanın manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, kaza nedeniyle davacı tarafta herhangi bir maluliyet oluşmadığını, davacının kaşında meydana geldiğini iddia ettiği izi için hem estetik ameliyat masrafı hem de manevi tazminat istemesinin çelişki olduğunu, davacı yanın kaşında bulunan iz estetik ameliyatla kaybolacak ise bu sebeple de manevi tazminat talep edilemeyeceğini, mahkemece bir manevi tazminata hükmedilecekse bu tazminatın orantılı olmasını, kabul manasına gelmemek üzere, yapılacak yargılama neticesinde davacıların bir alacağa hak kazanması halinde bu alacağın,
karşı dava ile ortaya çıkacak alacaklarından takas ve mahsubunu talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın usulden reddi gerektiğini, karşı dava olarak; kaza nedeniyle müvekkillerinden ...'a ait 64 ... plakalı araçta meydana gelen zararın davacılardan tazmininin gerektiğini, müvekkilinin aracının kaza tarihindeki ortalama tahmini değerinin 200.000,00-TL olduğunu, kaza sonrası müvekkili aracının perte çıkarıltığını, kaza nedeniyle Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından müvekkiline 30.817,50.-TL tazminat ödendiğini, perte çıkarılmış bulunan aracın ise dava dışı ...'a 73.910,00TL bedelle satıldığını,
sigorta şirketinden ödenen 30.817,50-TL tutar ile birlikte müvekkili ...'ın eline toplamda 104.727,50TL geçtiğini, müvekkili aracının kaza tarihindeki ortalama fiyatının 200.000,00-TL olduğunu, müvekkili Nihat'ın çok büyük maddi zarar gördüğünü, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, asıl dava açısından, davacılarca açılmış asıl davanın reddine, davacıların davasında davacılar lehine bir alacağa hükmedilir ise, bu alacağın müvekkili ... lehine hükmedilecek tutarlardan takas ve mahsubuna karar verilmesini, karşı dava açısından, müvekkili ... tarafından açılmış karşı davanın kabulüne,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili ...'un kaza nedeniyle uğradığı zarardan dolayı belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00.-TL maddi tazminatın, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'ten, müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı araç maliki ...'a verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar - Karşı Davalılar ... ile ... vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; davalıların kazanın oluş şekli ile ilgili gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduklarını, davalı ...'un hatalı sollama yaparak, müvekkili ...'ün kullandığı şeride girmesi ile kazanın gerçekleştiğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar-karşı davalılar vekili ıslah dilekçesinde; Davacı ...'ün bedensel zararı kapsamındaki tıbbi ve tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat taleplerini 10.072,40 TL olarak davacı ...'e ait 06 ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeline ilişkin maddi tazminat taleplerini 100.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, asıl dava yönünden; davacı ...'ün açtığı maddi tazminat davasının kabulüne, 100.000,00 TL tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 18.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Sompo Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 13.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
(davalı Sompo Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti olan 82.000,00 TL ile sorumlu tutulmasına), davacı ...'ün açtığı maddi tazminat davasının kabulüne, 8.000,00 TL tedavi giderleri ve 2.072,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.072,40 TL tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 18.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Sompo Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 17.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
davacı ...'ün davalılar ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 18.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karşı dava yönünden, karşı davanın reddine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davalılar vekili ve davalı Sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... ile Davalı - Karşı Davacı ... vekili vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece eksik ve yetersiz inceleme ile bir çok delil incelenmeden ve toplanmadan karar verildiğini, dava konusu olayda davacı ...'ün şerit ihlali yaparak davalının üzerine aracını sürdüğünü ve kazanın meydana gelmesine sebep olduğunu, asli kusurlunun davacı ... olduğunu, olay sonrası trafik polisleri tarafından tutulan trafik kaza tespit tutanağında da davacının sola dönüş kuralını ihlal ettiğinin ve kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu,
ancak hükme esas alınan 26/09/2022 Tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Raporun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, zira bu raporun kendilerine tebliğ edilmemesi nedeniyle itirazlarını sunamadıklarını ve savunma haklarının ihlal edildiğini, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bir diğer 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda da yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, Yargıtay içtihatları gereği PMF 1931 tablosuna göre hesap yapılması gerektiğini, davacının hiç bir maluliyeti bulunmadığı halde yerel mahkemece 50.000-TL manevi tazminata hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu,
karşı dava yönünden ise araçların uğradığı maddi zararın davacılardan tazmini gerektiğinden istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sompo Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kararda teminat limitinin hatalı belirlendiğini, teminat limiti ile sınırlı olan sorumluluk miktarının aşıldığını, dava dilekçesinde tedavi gideri talep edilmemişken talep olmayan geçici iş göremezlik yönünden de hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini, zarar gören aracın 2. El piyasa değerinin olması gerekenin üzerinde tespit edildiğini ve araç satış bedelinin de hükmedilen miktardan düşülmesi gerektiğini,
davacının aracın sovtaj bedelini ve bu davada hükmedilecek miktarı tahsil etmekle birlikte ara satış bedeli de gözetildiğinde sebepsiz zenginleştiğinin ortaya çıkacağını, istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava haksız fiilden (trafik kazası) kaynaklı bedensel zarar ve araç hasarı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup; karşı dava ise haksız fiilden (trafik kazası) kaynaklı araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu, 18.11.2021 tarihinde gerçekleşen kazada, davacı/karşı davalı ...'ün sevk ve yönetimindeki O6 ... plakalı otomobil ile karşı yönden gelen davalı/karşı davacı ... yönetimindeki davalı/karşı davacı ...'un maliki/işleteni olduğu, davalı Sompo Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu 64 ... plakalı araçların çarpışması şeklinde gerçekleşen çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında, davacılardan ...'ün yaralanmış olduğu ve davacı/karşı davalı ...'e ait O6 ... plakalı otomobil ile davalı/karşı davacı ...'a ait 64 ... araçta maddi hasar meydana gelmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Maddi Tazminata İlişkin İstinaf Sebeplerinin İncelenmesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve Gebze 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/443 Esas ve 2023/15 Karar sayılı kovuşturma dosyasında Adli Trafik Bilirkişi tarafından düzenlenen 01.08.2022 tarihli kusur raporu ile örtüşen İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 26.09.2022 tarihli kurum raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde, davacılardan ...'ün alınan 18.09.2023 tarihli aktüerya ve Adli Tıp uzmanı ortak raporuna göre SGK tarafından karşılanmayan,
belgeli ve belgesiz tedavi giderleri ile davacının yüzündeki 10 cm'lik kesi ve sabit yara izine göre tıbbi zorunluluk kapsamındaki estetik giderlerinden ve iyileştirme gideri kapsamında hesaplanan cüz'i seyahat giderinden, davalıların sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamasına,
aynı şekilde mahkemesince 06.07.2024 tarihli Makine bilirkişi raporuna göre davacıya ait aracın olay tarihindeki serbest piyasa rayici belirlenerek ve sovtaj bedeli düşülmek suretiyle yöntemine uygun bir şekilde yapılan hesaplamaya göre davacılardan ... lehine araç pert bedeline hükmedilmesinde hata bulunmadığının anlaşılmasına göre tarafların anılan yönlere değinen istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
Ancak yerel mahkeme tarafından davacılardan ...'ün dava dilekçesindeki iddianın ileri sürülüş biçimi ve talep sonucuna göre davasının tedavi ve tıbbi giderlerden ibaret olduğu gözetilmeksizin; Adli Tıp Kurumundan davacının geçici ve sürekli iş göremezliği ile bakıcı gideri hususunda rapor alınması doğru görülmediği gibi 6100 sayılı HMK 26.Maddesindeki "taleple bağlılık kuralı" aşılarak davacı talebinden daha fazlasına yani geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmesi ve bu yönde tahkikat işlemleri yürütülerek maluliyet raporu ve aktüerya raporu alınması da doğru görülmediğinden davalıların maluliyete ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde görülmüştür.
Öte yandan, davalı sigorta şirketi yönünden güncellenen poliçe limitine göre kişi/araç başına maddi hasarlı trafik kazalarında poliçe limitinin 43.000,00 TL olduğu gözden kaçırılarak kaza başına maddi hasar üst limiti olan 82.000,00 TL (güncel limiti 86.000,00 TL) miktar üzerinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunun kabul edilmesi doğru görülmediğinden; davalı sigorta şirketi vekilinin bu kapsamdaki istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Mahkemece, geçici iş göremezlik talebi dışlanarak ve davalı sigorta şirketi yönünden de teminat limiti 43.000,00 TL ile sınırlanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalıların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Manevi Tazminata İlişkin İstinaf Sebeplerinin İncelenmesinde;
6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenmesinden zarar gören manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda; olay tarihi, oluş şekli, yaralanmanın niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminat tutarının fazla olduğu davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin olaya ve hakkaniyete uygun düşeceği kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenle davalılar vekilinin tazminat miktarına ilişkin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla bulunmuş ise de; manevi tazminat miktarının azaltılması için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davacı yararına 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerekmiştir.
Bununla beraber, Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/29 Esas-2024/226 Karar sayılı kararı ile HMK 326. Maddesinin (2) nolu bendinde yer alan "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verildiğinden; reddedilen manevi tazminat talebi nedeniyle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/554, K. 2026/58, 9 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama