KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna 2-ŞİŞECAM Elyaf Sanayii A.ş
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/742 - 2025/1112
- Esas no
- 2025/742
- Karar no
- 2025/1112
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/03/2025
- Numarası
- 2025/196 Esas - 2025/228 Karar
- Başvuran davacı
- YAZICIOĞLU İNŞAAT HAFRİYAT VE PAZARLAMA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekili
- Av...
- Davalılar
- 1-TÜRKİYE ŞİŞE VE CAM FABRİKALARI A.Ş
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 18.03.2025
- İstinafa geliş tarihi
- 02.05.2025
- Yazım tarihi
- 11.06.2025
Karar Metni
966 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, mahkemenin 2025/71 Esas sayılı dosyasından davacı hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, ihtiyati haciz kararının Gebze İcra Müdürlüğü 2025/5862 Esas sayılı dosyasıyla takibe konulduğunu, ihtiyati haciz kararına mahkemesinde itiraz edilmiş olmakla birlikte İİK'nun 266.madde gereği takibe başladıktan sonra teminat karşılığında ihtiyati haczi kaldırmaya yetkili mahkemenin icra mahkemesi olduğunu, karşı tarafların davacıya ait birden fazla araç ve gayrimenkule ihtiyati haciz konulmasını ve tüm bankalara ihtiyati haciz müzekkeresi gönderilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle esas mahkemesine yapılan itiraz sonucu beklenmeden ihtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketler adına henüz takibe başlanılmadığını, buradaki yetkinin icra mahkemesine ait olmadığını, mahkemenin 2025/71 Esas sayılı dosyasına başvuru yapılması gerekirken ayrı bir dava açılmasının usule aykırı olduğunu, ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin taleplerinin 2025/71 Esas sayılı dosya esasına sunulması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ihtiyati haciz isteyenlerin her iki mahkemeyi yanılttığının açık olduğunu, hem icra mahkemesine hem de ticaret mahkemesine talep dilekçelerinden bir gün sonra kendiliğinden cevap dilekçesi adıyla birer dilekçe sunduklarını, her iki dilekçenin usulsüz olarak sunulduğunu, ihtiyati haciz isteyenlerin sunduğu Yargıtay kararının konuyla ilgisinin bulunmadığını, mahkeme tarafından kendisine gelen dosyanın, yalnızca kendiliğinden cevap dilekçesi sunulduğu için bir dava olarak kabul edilemeyeceğini, dilekçede açıkça talep eden sıfatıyla başvuru yapıldığının yazılarak icra mahkemesine başvurulduğunu,
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/71 Esas sayılı dosyasına davacı tarafından sunulan dilekçeyle 03.03.2025 tarihinde ihtiyati haczin teminat karşılığı kaldırılmasına karar verildiğini, ret kararında, hem davacının dava açtığı, hemde yalnızca 2025/71 esas sayılı dosyadan başvuru yapılabileceği şeklinde bir çelişki olduğunu, AAÜT'ne göre yanlış vekalet ücreti takdir edildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafça, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/71 Esas nolu dosyasında 11.02.2025 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararının Gebze İcra Müdürlüğünün 2025/5862 Esas sayılı dosyasında takibe konulması nedeniyle, İİK'nın 266.maddesi gereğince teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılması için İcra Hukuk Mahkemesine eldeki davanın açıldığı,
Gebze 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/122 Esas ve 2025/132 Karar sayılı kararı ile alacaklılar tarafından henüz bir icra takibine başlanmamış olması nedeniyle talebin ihtiyati haciz kararını veren mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verildiği,
görevsizlik kararı üzerine Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/196 Esas ve 2025/228 Karar sayılı kararı ile aynı mahkemenin derdest 2025/71 Esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı verilip teminat karşılığı ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin de aynı dosyada değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacı vekilince bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati haczin kaldırılması başlıklı İİK'nın 266. maddesi; "Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer." şeklinde düzenlenmiştir.
Eldeki davada, davalı alacaklılar tarafından davacı borçlu aleyhine icra takibine başlanmadan, davacı borçlu tarafından işbu davanın açıldığı sabittir. Bu durumda davacı borçlunun Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/71 Esas sayılı dosyasında eldeki davaya konu talebi ileri sürmesi gerekirken eldeki davayı açmasında hukuki yararı yoktur. Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı ise de; mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı sonuç olarak doğru olduğundan davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2. Kısım 1. Bölüm 1. bentte açıkça "Görülmekte olan bir dava içinde olmamak koşulu ile ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, delillerin tespiti, icranın geri bırakılması, ödeme ve tevdi yeri belirlenmesi işleri için: duruşmasız ise 7.500,00 TL" vekalet ücretine hükmedileceği düzenlenmiş olup, kendisini vekille temsil eden davalılar yararına 7.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazla vekalet ücretine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece davalılar lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kısmen kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi ile davalılar lehine 7.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/742, K. 2025/1112, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama