KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi İhtiyati Tedbir-haciz İsteminin Reddine İtiraz
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Dosya no
- 2023/1127
- Karar no
- 2023/1091
- Kararın yazıldığı tarih
- 21/09/2023
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava tarihi
- 15/05/2023
- Ara karar tarihi
- 29/05/2023
- Numarası
- 2023/396 Esas
- Eden davacı
- ... -... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- KAVİZEN İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET A.Ş. -...- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Talep
- İhtiyati tedbir-haciz isteminin reddi kararınını istinafı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İstinaf eden
- İhtiyati tedbir-haciz isteminin reddi kararına itiraz eden
Karar Metni
1.125 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
davacı vekili
Taraflar arasındaki itirazın iptali (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasında ilk derece mahkemesince 29/05/2023 tarihli ara karar ile, davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve haciz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin ara kararı ihtiyati tedbir-haciz taleplerinin reddine itiraz eden davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın kabulüne, davalı tarafın itirazının iptali ile Gebze İcra Müdürlüğünün 2023/59 esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, haksız itiraz eden davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlara 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için taşınır ve taşınmaz kayıtlarına TMK 1010 gereğince "davalıdır", "satılamaz", "devredilemez" şerhi işlenmesine,
dava sonunda çıkacak alacağın semeresiz kalmaması ve dava süresince Kavizen İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin borçlanması dolayısıyla malvarlığına başkaca hacizlerin gelmesi kuvvetle muhtemel bulunduğundan İİK. 257 ve devamı maddeleri gereğince teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararına göre; " .... davacı vekilince davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlara 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için taşınır ve taşınmaz kayıtlarına TMK 1010 gereğince "davalıdır", "satılamaz", "devredilemez" şerhi işlenmesi yönündeki talebin ihtiyati haciz talebi mi, yoksa ihtiyati tedbir talebi mi olduğu yönünde dilekçesinde bir açıklık bulunmamasına karşın talebin niteliğine bakılarak ihtiyati tedbir istemi olduğu değerlendirilmiştir.
Bu talep yönünden; davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malların dava konusu olmadığı, dava konusunun itirazın iptali olması hasebiyle bir miktar para olduğu ve para borcuna ilişkin karşı tarafın taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati tedbir konulamayacağı gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine,
Alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.
Dosya kapsamındaki deliller nazara alındığında, davaya konu alacağın dayanağı olarak e-faturalar sunulmuş olup, bu faturaların konusu olan hizmetin verildiğine dair bir belgenin veyahut faturalarda belirlenen mablağın borçlu olduğuna dair davalının ikrarını içerir mutabakat formu gibi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, davacı tarafça takip konusu fatura muhteviyatı edimlerin yerine getirildiğine ilişkin Mahkememizde yaklaşık ispat boyutunda kanaat oluşturacak irsaliye, mutabakat formu gibi delillerin dosyaya ibraz edilmediği anlaşıldığından İİK'nın 258/1.
Maddesi gereği koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ihtiyati tedbir-haciz taleplerinin reddine itiraz eden davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İhtiyati tedbir-haciz taleplerinin reddine itiraz eden davacı vekili istinaf dilekçesinde; itirazın kabulüne, davalı Kavizen İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlara 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için taşınır ve taşınmaz kayıtlarına TMK 1010 gereğince "davalıdır", "satılamaz", "devredilemez" şerhi işlenmesine, dava sonunda çıkacak alacağımızın semeresiz kalmaması ve dava süresince Kavizen İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin borçlanması dolayısıyla malvarlığına başkaca hacizlerin gelmesi kuvvetle muhtemel bulunduğundan İİK. 257 ve devamı maddeleri gereğince teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,İhtiyati tedbir-haciz isteminin reddi kararınını istinafı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 2004 Sayılı İİK
3. Değerlendirme
Dava, ihtiyati tedbir-haciz isteminin reddi kararının istinafı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK.nın 389.maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır.
Somut dosyada, davacı bir miktar para alacağının tahsilini talep etmiş olmakla tedbire konu mal veya hakkın dava konusu olmaması nedeniyle mahkemenin ihtiyati tedbir isteminin reddi kararı yerindedir.
Bununla birlikte davacının ihtiyati haciz kararı verilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde;
Bilindiği üzere, uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise, İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır.
İhtiyati haciz müessesesi İİK.257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup İİK.257 maddesine göre ihtiyati hacze karar verilebilmesi için alacağın para alacağı olması ve rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş olması gerekir.
Bunun yanında, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati hacze karar verilebilmesi, borçlunun muayyen yerleşim yeri olmaması ve taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması yahut kaçması ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması şartına bağlıdır.
Yine İİK'nın 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz talep eden taraf, dilekçesinde alacağı ve ihtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat edecek delilleri göstermek zorundadır. Görüldüğü üzere İİK'da ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için haklılığın tereddütsüz şekilde ispatı şartı aranmamakta, yaklaşık olarak ispat yeterli görülmektedir.
VI. KARAR
Yapılan açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların iddia ve savunmaları birarada değerlendirildiğinde salt fatura düzenlenmesi alacağın varlığına yaklaşık ispata yeterli olmadığı, davalı defter ve kayıtlarının henüz incelenmemiş olduğu, bu nedenle davacının faturadan kaynaklı alacağı olup olmadığı hususlarının varlığı ve alacağın muacceliyeti yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz koşulları da oluşmadığından netice itibariyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/1127, K. 2023/1091, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama