KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/125
- Karar no
- 2024/564
- Kararın yazıldığı tarih
- 29/03/2024
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava tarihi
- 14/10/2020
- Karar tarihi
- 23/09/2022
- Numarası
- 2020/471 Esas - 2022/520 Karar
- Davacı
- DEMİR PVC YAPI VE CEPHE ELEMANLARI SAN. TİCARET LTD ŞTİ. - ... ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
Karar Metni
1.411 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Av. ... - ...
DAVALI
... - ... ...
VEKİLLERİ
Av. ... - ... Av. ... - ...
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
HÜKÜM
Kararın kaldırılması-Yeniden hüküm kurulması
İSTİNAF EDEN
Davacı vekili
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan ... ili ... Mah. ... Ada ... ve ... nolu parsel ile ... Ada ... parselde inşa edilecek Vadi İzmit Konut Projesinin muhtelif alanlarının Pvc Kapı pencere ve bunlara ait aksesuarların imalatının yapılması konusunda 500.000,00 TL bedelli sözleşme uyarınca ödenmeyen bakiye iş bedelinin tahsili için Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2020/71666 esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeye aykırı davrandığı, malzemelerin, 07/08/2019 tarihinde teslim edilmesi gerekirken 02/12/2019 tarihinde teslim edildiği, sözleşmede cezai şarta ilişkin buluna protokol uyarınca davacıya iş bankasına ait 30/04/2020 tarihli ve 125.000,00 TL bedelli çek teslim edildiğini davacının ödemeyi aldığı takdirde cezai bedel alacağı dışında alacağı kalmadığını kabul ve taahhüt ettiğini bu protokole rağmen icra takibi başlattığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;... Davanın kısmen kabulü ile; Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2020/71666 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, Takibin 4.501,00-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazla ilişkin istemin reddine, Asıl alacağın %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartların oluşmaması nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının reddedilen kısım itibariyle hukuka aykırı olduğunu beyanla; mahkeme kararının redde ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini ve davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve duran takibin devamına, takibi sürüncemede bırakma gayesi içerisinde olan davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK,
3. Değerlendirme
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu ihtilâfsız olup davacı yüklenici (alt taşeron) davalı iş sahibi (yüklenici) dir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir.
Davacı, eser sözleşmesine konu edimlerin eksiksiz yerine getirildiğini, eksik ödenen bakiye iş bedelinin tahsilini talep etmekti, davalı ise davacının geç teslimi dolayısıyla bakiye iş bedelinden sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın mahsup edilmesiyle yapılan ödeme sonrası borcun bulunmadığını savunmaktadır. Dosyada bulunan ve tarafların imzalarını taşıyan 10/02/2020 tarihli protokolde, sözleşme bedeli ve ödemeler hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı belirlenmiş, cezai şartın sözleşme kapsamında ödenip ödenmeyeceği protokol kapsamı dışı kabul edilmiş olup, uyuşmazlığın çözümü için “cezai şart (ceza koşulu)” kavramı üzerinde durularak sözleşmedeki cezai şart hükmünün değerlendirilmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 179-182. Maddelerinde düzenlenen ceza koşulu; borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle cezai şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir.
Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Cezai şartın, Kanun’daki ifadesi ile ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede buna ilişkin bir hüküm bulunması gerekir.
Sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi temerrüt hâlinde 6098 sayılı Kanun'un 125/1 inci maddesi hükmünce alacaklı gecikme tazminatı talep edebilir ise de, ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede bununla ilgili açık hüküm bulunması şarttır. TBK'nın 179/2. bentte düzenlenen ifaya ekli cezai şartta alacaklı, açıkça feragat etmiş veya ifayı kayıtsız şartsız kabul etmiş olmadıkça, hem sözleşmenin ifasını hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilir.
Somut olayda; davaya konu 05/07/2019 tarihli ve Pvc pencere, kapı ve bunlara ait aksesuarlar imalatının yapılması işi konulu sözleşmenin 10. Maddesi "...07/08/2019 tarihine kadar tüm malzemeleri teslim etmediği taktirde herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın, sözleşme bedelinin %25'i kadar (125.000 TL) gecikme cezası kesilecektir." hükmünü içermekte olup, bu madde gereğince eldeki davada cezai şartın ifaya eklenen cezai şart mahiyetinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
Cezayı isteme hakkının saklı tutulması (çekince, ihtirazi kayıt), yenilik doğuran bir irade beyanı olup, ifa anında açıkça yapılmalıdır. Saklı tutma, teslim-kabul tutanağına düşülecek bir kayıtla veya ifayı kabulden önce yapılacak yazılı bildirimle yahut iş bedelinin ceza alacağı kesilerek ödenmesi gibi buna delalet eden bir eylem veya işlem ile gerçekleştirilebilir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında düzenlenen 05/07/2019 tarihli sözleşme ve ekleri ile protokollerde davacının pvc yapım işini üstlenerek davalıya ürünlerinin 07/08/2019 tarihinde teslim edileceği, geç teslim halinde cezai şartın kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak, davacının sözleşmede öngörülen teslim tarihine uymaması nedeniyle davalının bu cezai şartı kesinti sebebi yapabilmesi için talep edebilmesi için ürün tesliminde ihtirazi kayıt koyarak bu hakkını saklı tutması gerekir (6098 sayılı Kanun md. 179/2. 818 sayılı Kanun ms. 158/2). Dosyada, davalı iş bedelinden ceza alacağını keserek ödemiş olması itibariyle bunu yerine getirmiş sayılacaktır.
Böylece, davacı, sözleşmede öngörülen kesin vadeye rağmen geç teslim nedeniyle cezai şartın davalı yararına gerçekleştiği ve bakiye iş bedelinden cezai şartın kesinti yapılması ile cezayı isteme hakkının da saklı tutulduğu, yapılan cezai şart kesintisi nedeniyle davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlendiği üzere 4.501 TL borçlu olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi netice itibariyle doğru ise de, Mahkemece cezai şart istenemeyeceği ve cezai şartı isteyenin davacı olduğunun belirlemesi hatalı olduğundan kararın gerekçe yönünden kaldırılarak yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni yönünden yapılan incelemede ise, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
* · ... · Başkan · ... · ¸e-imzalı · ... · Üye · ... · ¸e-imzalı · ... · Üye · ... · ¸e-imzalı · ... · Katip · ... · ¸e-imzalı
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/125, K. 2024/564, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama