KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1550 - 2024/1566
- Dosya no
- 2024/1550
- Karar no
- 2024/1556
- Kararın yazıldığı tarih
- 31/10/2024
- Başkan
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Katip
- ...(...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava tarihi
- 17/12/2018
- Karar tarihi
- 18/01/2023
- Numarası
- 2021/887 Esas - 2023/37 Karar
- Davacı
- GÜNEŞ PLASTİK KALIP SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av. ............. UETS
- Davalı
- HOMEND ELEKTRİKLİ CİHAZLAR SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ÇAYIROVA ŞUBESİ - Çayırova/Kocaeli
- Vekilleri
- Av. ...............
Karar Metni
2.134 kelime·11 dk okuma·10 bölüm
Av. ............... UETS Av. ................
DAVA
Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından imal edilen kalıpların güncel bakiye bedelinin ödenmesi sonrasında davalıya teslimi ile detay parçaların güncel bakiye bedelinin ödenmesi sonrasında davalıya teslimi talepleri istemi
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN
Davacı vekili
Taraflar arasındaki taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından imal edilen kalıpların güncel bakiye bedelinin ödenmesi sonrasında davalıya teslimi ile detay parçaların güncel bakiye bedelinin ödenmesi sonrasında davalıya teslimi talepleri istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;
Vekil edenin Güneş Plastik Kalıp Sanayi ve Ticaret A.Ş.
1984 yılından bugüne sahip olduğu birikim ve deneyimiyle, Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu 22.000 m² kapalı alana sahip fabrikasında ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesinde kurulu 5000 m² kapalı alana sahip fabrikasında, yıllık 16.000 ton üretim kapasitesiyle otomotiv, beyaz eşya, küçük ev aletleri ve vitrifiye sektörlerine hizmet etttiğini, davalı firma ile ilk çalışmasının 2010-2011 yılında başladığını, 2017 yılının Ekim ayında vekil eden firmanın Yönetim Kurulu Danışmanı bulunan ... tarafından davalı firma yetkilisi bulunan ...’a mail yoluyla 2018 yılı forecast’i sorulduğunu,
cevaben 3.000 adet sipariş bilgisi geçildiğini, Plastik Çay Makinası Kalıbının İmalat bedelinin 305.500,00 TL, İnox Çay Makinası Kalıbının İmalat bedelinin 127.000,00 TL, Plastik Kahve Makinası Kalıbının İmalat bedelinin 156.000,00 TL ve İnox Kahve Makinası Kalıbının İmalat Bedelinin 67.000,00 TL olmak üzere toplam bedelin 655.500,00 TL olduğu ve kalıpların malzeme ve işçilik dahil tüm maliyet unsurlarının kendi bütçesinden karşılanması suretiyle vekil eden bulunduğu firma tarafından üretildiğini,
davalı firmanın 2011 yılındaki yöneticileri tarafından kalıp bedellerinin kendileri tarafından peşin olarak ödenmeyeceğinin ifade edilmek suretiyle derhal üretime geçilmesi planlanan Plastik Çay Makinası Kalıbına ilişkin imalat bedeli olarak 305.500,00 TL olarak belirlenen peşin fiyatın, ödemenin alacağı süreçte gözetilmek suretiyle 400.000,00 TL olarak belirlenmesi ve bu bedelin 2011 yılında 100.000 adet,
2012 yılında ise 100.000 adet fazlasının üretiminin taahhüt edilen/planlanan Plastik Çay Makinasının vekil eden şirket tarafından belirlenen satış fiyatının üzerine her bir ürün için 2,00 TL kalıp Amortisman bedeli olarak ilave edilmek suretiyle 2 sene içerisinde tahsil edilmesi hususunda taraflarca mutabık kaldıklarını, stoktaki ürün miktarının davalı tarafın yıllık alım miktarının yaklaşık olarak % 25’i civarında bulunması makul stok seviyesinde olduğunun göstergesi olduğunu, davalı firma tarafından teslim alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı ile vekil eden firması arasında mevcut olan ticari ilişki kapsamında davacının bir kısım ürün ve bu ürünlere ait kalıpların üretimini yapıp vekil eden şirketine teslim etmekle yükümlü olduğunu, kalıpların bedeli olarak 400.000,00 TL üzerinden anlaşıldığını ve anlaşılan tutarın vekil eden şirketçe satın alman her bir ürün bedeline giydirilerek peyderpey ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ticari ilişkinin başladığı tarihte, kalıp amortisman bedelinin, ürün başı 2 TL den yedirileceği öngörüldüğünü ve birim ürün bedelinin buna göre belirlendiğini ve faturalandırıldığını,
kalıpların bedeli olarak 408.635,18 USD ödeme yapılması gerektiğini ve teslim edilemeyeceğinin belirtildiğini, tek taraflı vc hiçbir dayanağı olmadan yapılan hesaplama neticesinde davacı tarafından ... sayılı fatura düzenlendiğini, davacının kalıplan teslim etmemesi üzere vekil eden şirketinin ticari hayatına devam edebilmek için kalıpları 3 bir şirkete tekrar ürettirmek zorunda kaldığını, davacı şirket tarafından, vekil eden şirketinin 2011-2013 yıllan arasında 90.699,00 USD ödeme yaptığının açıkça kabul edildiğini, vekil edeni talep etmesinin nedenlerinin anlaşılamadığını,
davacı tarafça vekil eden şirketine karşı kötü niyetle dava ikame edildiğinden, davacı tarafın disiplin para cezasına çarptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...''Davanın davacının tüm talepleri yönünden ayrı ayrı reddine,'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Davacı ve davalının çalışma şeklinin, adına ürün tescili yapan firmanın imalatçı firmaya bedelini ödeyerek kalıp yaptırması ve bu kalıplarla kendi tescilinde bulunan ürünün üretimi konusunda anlaşmaya varması şeklinde olduğunu, davacı tarafça imal edilen kalıp bedellerinin 400.000,00 TL olarak belirlendiğini ve bu bedelin ürün başına 2,00 TL olmak üzere maliyete yansıtılarak amortisman adı altında tahsil edilmesine karar verildiğini, davalı şirket tarafından 2011 ve 2012 yıllarında imal ettirilecek çay makinası ürün adedinin 200.000 adet belirlenmiş olmasına rağmen bu adede dahi ulaşılamadığı taraflardan ispat edildiğini,
davalı şirket tarafından kendi adlarına tescilini sağladıkları plastik ve inox çay makinası ile plastik ve inox cezve ürünlerinin imalatı konusunda mutabakatın sağlandığını ve üretim yapıldığını, davalı şirketin 2011 yılındaki yöneticileri tarafından kalıp bedellerinin kendileri tarafından peşin olarak ödenmeyeceğinin ifade edilmek suretiyle derhal üretime geçilmesi planlanan Plastik Çay Makinası Kalıbına ilişkin imalat bedeli olarak 305.500,00 TL olarak belirlenen peşin fiyatının, 400.000,00 TL olarak belirlenmesini ve bu bedelin 2011 yılında 100.000 adet,
2012 yılında ise 100.000 adet fazlasının üretiminin taahhüt edilen/planlanan Plastik Çay Makinasının vekil eden şirket tarafından belirlenen satış fiyatının üzerine her bir ürün için 2,00 TL kalıp Amortisman bedeli olarak ilave edilmek suretiyle 2 sene içerisinde tahsil edilmesi hususunda taraflarca mutabık kaldıklarını, davalı tarafça 2 yıl içerisinde 200.000 adet ürün imalatı taahhüdü gerçekleştirilmediği gibi başlangıçta 2,00 TL ürün başı kesilen kalıp amortisman bedeli önce düşürüldüğünü,
400.000,00 TL bedel tüm kalıpların bedeli değil sadece taraflar arasında 305.500,00 TL peşin fiyat üzerinden anlaşılan plastik çay makinesi kalıbının bedelinin ürün fiyatına yansıtılarak 2 sene içerisinde ödenmesinin davalı yetkililerince taahhüt edilmesi nedeniyle belirlendiğini, tabiri caizse vadeli fiyatının olduğunu, istinaf başvurularının kabulünü, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından imal edilen kalıpların güncel bakiye bedelinin ödenmesi sonrasında davalıya teslimi ile detay parçaların güncel bakiye bedelinin ödenmesi sonrasında davalıya teslimi talepleri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK
3. Değerlendirme ve karar
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından imal edilen kalıpların güncel bakiye bedelinin ödenmesi sonrasında davalıya teslimi ile detay parçaların güncel bakiye bedelinin ödenmesi sonrasında davalıya teslimi taleplerine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, dava konusu kalıplara ilişkin üretim bedelinden bakiye kalan ve davacı tarafından davalı tarafa fatura edilen bakiye kalıp bedelinin güncel haliyle hesaplanarak bedelinin ödenmesi ile kalıpların davalıya teslimi ve davacı firma stokunda bulunduğu iddia edilen detay parçanın hesaplanacak güncel bedelin belirlenerek belirlenen bedelin ödenmesi ile parçanın davalıya teslimi taleplerinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı ile kalıpların bedeli olarak 400.000,00.-TL üzerinden anlaşıldığını ve anlaşılan tutarın davalı şirketçe satın alınan her bir ürün bedeline giydirilerek peyderpey ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ticari ilişkinin başladığı tarihte kalıp amortisman bedelinin ürün başı 2,00.-TL'den yedirileceğinin öngörüldüğünü ve birim ürün bedelinin buna göre belirlendiğini ve faturalandırıldığını, ürün bedeline yansıtılan amortisman bedelinin davacı tarafından tahsil edilmesine rağmen, kesilen ürün faturalarında hiçbir zaman ayrı bir kalem olarak gösterilmediğini,
bedeli ödenen kalıpların müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle müvekkilin üçüncü bir şirkete tekrar üretim yaptırmak zorunda kalındığını, davacı tarafça tek taraflı olarak kalıp bedelinin anlaşmaya aykırı şekilde yabancı para üzerinden belirlenerek müvekkiline fatura edilmişse de müvekkilin faturayı kabul etmediğini, .müvekkilin yedek detay parça için davacıya taahhüdünün bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu akdi ilişki kapsamında kalıp bedelleriyle ilgili açılan itirazın iptali davasında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 12/09/2019 tarih, 2018/696 Esas - 2019/794 sayılı kararı ile "... davacı vekili nin Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/32474 Esas sayılı icra dosyasında davalı aleyhine, fatura alacaklarına dayalı olarak,
asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 915.247,33 TL alacak için ilamsız icra takibi yaptığı, ödeme emrinin davalıya tebliğinin üzerine davalı vekilinin 482.094,97 TL borcu kabul ettiği, bakiye miktar için süresinde borca, ferilerine ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı vekilinin süresinde mahkememizde iş bu itirazın iptali davasını açtığı, mahkemece yapılan yargılamada tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı,
tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahipleri lehine delil vasfını taşıdıkları, davacı defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 902.830,02 TL alacaklı olduğu, davalı defter ve kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davalının davacıya 465.227,95 TL borçlu olduğu, davalının yapılan icra takibinde 482.094,97 TL borçlu olduğunu kabul ederek 18/04/2018 tarihinde 482.094,97 TL borcunu ödediği, davalı kayıtlarına göre davacıya olan borcun kapatılmış olduğu,
dosyada alınan hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli bilirkişi raporlarından ve özellikle ikinci bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere; tarafların 2017 sonu itibariyle 1.401.273,22 TL bakiyede mutabık oldukları, 2018 yılı kayıtlarında ise farklılıkların bulunduğu, davalı firma tarafından davacıya düzenlenen 22/02/2018 tarih, 405.763,20 TL bedelli (kalıp amortismanı bedeli iadesi) açıklamalı faturanın, davalının kayıtlarında davacının hesabına borç olarak kaydedildiği, davacı tarafından da 22/02/2018 tarihinde bu faturanın kayıtlara alındığı, davacının bu faturayı itiraz etmeden kayıtlarına işlediği,
bu haliyle bu faturanın içeriğinin davacı tarafça kabul edildiği, davacının 23/02/2018 tarihinde toptan satış faturası ile iade kestiği, ancak iade faturasına davalının itiraz ettiği ve kayıtlarına işlemediği, davacının iade faturasına konu faturadaki satış işlemini yaptığını ispat edemediği, yine davalı firma tarafından davacıya 22/02/2018 tarih ve 155.078,03 TL bedelli (açıklamasında alıştan iade faturası) fatura düzenlendiği, davalı kayıtlarında davacıya borç kaydedildiği, davacı kayıtlarında ise bu faturanın 22/02/2018 tarihinde kayıtlarına işlendiği,
davacının bu faturayı itiraz etmeden kayıtlarına işlediğinden bu haliyle bu faturanın içeriğinin davacı tarafça kabul edildiği, davacının 23/02/2018 tarihli aynı bedelli toptan satınalma iade faturası düzenleyerek davalıyı borçlandırdığı, davalının bu faturaya süresinde noter kanalı ile itiraz ettiği ve defter ve kayıtlarına işlemediği, dolayısıyla davacının 155.078,03 TL bedelli satınalma iade faturasındaki malları teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, mevcut kayıtlarla bunun ispatlanmadığı,
yine davacının 23/02/2018 tarih, 6956 yevmiye numaralı fatura (fatura detayı....cezve kalıpları....çay makinası kalıpları) açıklaması ile 1.555.347,23 TL bedelli fatura düzenlendiği, ancak davalı tarafından bu fatura kabul edilmeyip noter vasıtasıyla süresinde itiraz edildiği ve davalı kayıtlarında yer verilmediği, davacının 1.555.347,23 TL bedelli faturadaki mal ve hizmeti teslim ettiğini ispatlayamadığı, tüm bu hususlar birlikte nazara alındığında; davacının defter kayıtlarında davalının takip tarihi itibariyle borç bakiyesi tutarının 2.598.283,52 TL gösterilmiş ise de; davacının düzenlediği,
davalı tarafça kabul edilmeyen ve itiraz edilen faturalar ile cari hesap değerlendirmesinin 2.133.055,57 TL olduğu, bu hesabın davacının hesabından mahsup edilmesi durumunda takip tarihi itibariyle davalıda kalan alacak tutarının 465.227,95 TL olduğu, davalının da icra takibinde bu miktardan fazla olarak 482.094,97 TL borçlu olduğunu kabul ederek 482.094,97 TL borcunu ödediği, davalının kısmi itirazında haklı olduğu..." davanın reddine karar verilmiş, verilen karar derecattan geçerek kesinleşmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 2010-2017 yılları arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğu, bu ilişkiye göre davacının davalı adına fason üretim yaptığı, bu kapsamda davacı tarafça davalı adına fatura edilen toplamda 902.830,02 TL bedelli faturalara ilişkin Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2018/32474 Esas sayılı takip dosyasında icra takibine giriştiği,
davalı tarafça ödeme emrine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası neticesinde takip konusu yapılan 902.830,02 TL bedelli fatura alacağının davalı defter ve kayıtlarına göre 465.227,95 TL sinin davalı kayıtlarında yer aldığı ve bu miktar borcun davalı tarafça kabul edilerek bedelinin de davacıya ödendiği,
takibe konu bakiye alacak kısmına ilişkin davalı defter ve kayıtlarında davacı lehine kayıt bulunmadığından bakiye alacağın davacı tarafça ispatlanamadığı öte yandan davacının 1.555.347,23 TL bedelli faturadaki mal ve hizmeti davalıya teslim ettiğini de ispatlayamadığının kesinleşen Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 12/09/2019 tarih, 2018/696 Esas - 2019/794 sayılı kararı ile sabit olduğu, sözkonusu mahkeme kararının iş bu dava yönünden de kesin delil niteliğinde bulunduğu,
her ne kadar davacı tarafça eldeki dava ile kalıpların güncel bakiye bedeli talep edilmişse de tarafların bu konuda mutabakata vardıklarına dair dosyaya yansıyan herhangi bir delil mevcut olmadığı, bu nedenle davacının tek taraflı olarak kalıp güncel bedellerini talep edemeyeceği, öte yandan davalının yedek detay parça için davacıya taahhüdünün bulduğu da ispatlanamadığından davacının bu yöndeki talebinin de kabulü olanağı bulunmadığından mahkemece davanın reddine dair verilen karar yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
* · Başkan ... · e imzalıdır Üye ... · e imzalıdır *Üye ... · e imzalıdır Katip ... · e imzalıdır
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1550, K. 2024/1566, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama