KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1910
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Dosya no
- 2025/ 1910
- Karar no
- 2026/320
- Kararın yazıldığı tarih
- 27/02/2026
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava tarihi
- 15/08/2023
- Karar tarihi
- 23/09/2025
- Numarası
- 2024/ 726 Esas - 2025/759 Karar
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekilleri
- Av. ... -...
Karar Metni
1.671 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Av. ... - ... Av. ... - ... Av. ... - ...
DAVALI
... - ... ...
VEKİLLERİ
Av. ... -... Av. ... - ...
DAVA
Araç tamirine ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemi
HÜKÜM
Kararın kaldırılması- yeniden hüküm
İSTİNAF EDEN
Davacı vekili
Taraflar arasındaki araç tamirine ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Vekil edenin 34 ... 893 plakalı aracının motorunda meydana gelen arıza nedeniyle davalının bakım onarım merkezine aracını götürdüğünü, aracın motor revizyonunun yapılarak vekil edene teslim edildiğini, araçta daha sonra meydana gelen sorunlar nedeniyle üç kez aracın servise götürüldüğünü ancak aracın motorunun aniden yanmaya başladığını ve yangının itfaiye ekipleri tarafından söndürülebildiğini, davalının hatalı, eksik ve ayıplı ifası nedeniyle vekil edenin 34 ... 893 plaka sayılı aracında meydana gelen zarara ilişkin şimdilik 10.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame ettiği maddi tazminat davasında ortaya çıkan haksız fiil ile müvekkilinin eylemler arasında uygun illiyet bağı kurulabilmesine yeterli bir veri olmadığından reddine, davacı uhdesinde meydana gelen zarar ile müvekkilinin eylemleri arasında uygun illiyet bağı kurulabileceği kabul edilirse dahi bu durumda da araç şoförünün müterafik kusuru dikkate alınarak kusur miktarınca tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' 1-Davanın KABULÜYLE 281.084,41.-TL'nin 13/05/2022 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Dosyadaki zararın sorumluluğuna ilişkin olarak, delil tespit raporunda "aracın en son motor tamiri için 11.05.2022 tarihinde vekil edenden davacıya teslim edildiğini, yapılan incelemede yangına neden olabilecek başka bir unsurun bulunmadığını, yangının söndürülmesi sonrası aracın motor kısmının yanmaktan, dahili ıslanmaktan ve kimyevi tozdan zarar gördüğü anlaşılmıştır" denildiğini, en son 11.05.2025 tarihinde aracın vekil edenden davacıya teslim edildiği,
bundan iki gün sonra da 13.05.2025 günü motor yangınının meydana geldiği yazılı olduğunu, ilk olarak delil tespit raporunda, sonra da mahkemenin dosya üzerinden aldığı raporda, bilirkişiler, bu yanlış bilgiye dayalı olarak, motor tamiri için tamirciye giden aracın, sahibine teslim edildikten iki gün sonra motorunun yandığını kabul ederek rapor düzenlediğini, aracın kaza tarihindeki değeri üzerinden tazminat hesaplaması yapıldığını, tazminat güncelleyerek dava tarihine göre belirledikten sonra,
bu tazminata iki yıl geriden olay tarihinden temerrüt faizi uygulanması kararının verilmiş olduğunu, bu aracın gerçek kişi/esnaf olan bir tamirciye tamir ettirilmesinden kaynaklandığını, yerel mahkeme kararının istinafen incelenerek oradan kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;
Dava konusu aracın davalı tarafın kusurlu onarımı nedeniyle zarar gördüğünü ve davalının araçta meydana gelen hasar ve zarardan sorumlu olduğu mahkemece tespit edildiğini, istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, tespit edilen bedelin, gerçek rayiç bedelinden çok daha düşük belirlenmesine rağmen tazminat miktarının fahiş olduğu yönündeki iddia bütünüyle dayanaktan yoksun olup hiçbir gerçekliğini de bulunmadığını, vekil edenin, olay tarihi olan 13.05.2022 tarihinden itibaren bugün dahi aracın onarımını tam olarak gerçekleştiremediğini, yıllarca mağduriyet yaşamış ve aracın onarımı için oldukça uzun bir zaman ve emek harcadığını,
yıllardır yaşanılan bu mağduriyet yazılı delillerle sabit olduğunu, davalının gerçek dışı ve soyut iddialarının aksine araçta oluşan hasarın davalının kusurlu ve eksik onarımı nedeniyle oluştuğu mahkemece de açıkça tespit edildiğini, davalının mesnetsiz iddiaları ile kötüniyetli istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, araç tamirine ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK
3. Değerlendirme ve karar
Dava, araç tamirine ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili; müvekkilinin 34 ... 893 plakalı aracının motorunda meydana gelen arıza nedeniyle davalının bakım onarım merkezine aracını götürdüğünü, aracın motor revizyonunun yapılarak müvekkiline teslim edildiğini, araçta daha sonra meydana gelen sorunlar nedeniyle üç kez aracın servise götürüldüğünü ancak aracın motorunun aniden yanmaya başladığını ve yangının itfaiye ekipleri tarafından söndürülebildiğini, aracın kullanılamaz hale geldiğini beyanla davalının hatalı, eksik ve ayıplı ifası nedeniyle müvekkilinin 34 ... 893 plaka sayılı aracında meydana gelen zarara ilişkin şimdilik 10.000,00-TL (ıslahla 281.084,41.-TL) tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; gerçekleşen zarar ile müvekkilin eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, illiyet bağı olsa dahi araç şoförünün müterafik kusuru dikkate alınarak kusur miktarınca tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle borçlunun tazmin borcuyla ilgili olarak TBK 112 ve devamı maddelerde düzenlenen giderim yükümlülüğüne ilişkin hükümler uygulanmalıdır. Bu konuda, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu (TBK 112/1), borçlunun, genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olup, bu soumluluğun kapsamının işin özel niteliğine göre belirleneceği, iş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluğun daha hafif olarak değerlendirileceği (TBK 114/1), haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanacağı (TBK 114/2) hükümleri bulunmaktadır.
Kanunda yer alan borca (sözleşmeye) aykırılık nedeniyle giderim yükümlülüğünün koşulları, haksız fiil nedeniyle sorumluluk koşullarıyla benzerlik taşımakta olup, yüklenicinin eser sözleşmesinin ifasında gerekli tedbirleri almayarak işsahibinin zararına neden olması da eser sözleşmesi kapsamında giderim yükümlüğüne neden olan bir eylemdir.
TBK 114/1. maddede borçlunun genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olduğu, sorumluluğun kapsamının işin özel niteliğine göre belirleneceği düzenlenmiş olduğundan, meydana gelen zararda yüklenici kusurunun derece ve etkisinin değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.
Kusursuzluğunu ispat etmek borçluya ait olduğundan zarar verenin kusurunun ispatlanmasını arayan haksız fiil hükümlerine de gidilmesine de gerek olmayıp, yüklenici 114/1. maddenin sonucu olarak ispatlayamadığı kusursuzluğu ölçüsünde, kabulü gereken kusurunun derecesi yani oranına göre meydana gelen zarardan sorumlu olacaktır.
6098 sayılı TBK'da eser sözleşmesiyle ilgili olarak; yüklenicinin üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğu (TBK 471/1), yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışının esas alınacağı (TBK 471/2) belirtilmiştir. Bu özen ve sadakat borcunun da sonucu olarak yüklenici, tamir edilmek üzere bırakılan aracın korunması için de gereken tedbirleri almak zorunda olduğu gibi, kendisinden kaynaklanmayan bir nedenle zararı doğuran bir olay gelmiş ise mümkün olduğunca zararın artmaması için gereken tedbirleri de alması gerekir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı iş sahibine ait dava konusu aracın davalıya onarım amacıyla verildiği, bu kapsamda davalı tarafından motor revizyon ve bakım işlemlerinin yapıldığı, aracın 13.05.2022 tarihinde motorundan çıkan yangın sebebiyle yandığı ve kullanılamaz hale geldiği,
gerek delil tespit raporu ve gerekse mahkemece aldırılan denetlemeye elverişli bilirkişi raporuna göre, davalı yüklenici tarafından dava konusu araç motorunun montajı ve motor ayarlarının düzgün yapılmaması nedeniyle aracın belirli süre motorun revizyon ve onarım sonrasında aşırı ısınmasından dolayı yangının meydana geldiği, yangının davalının ayıplı tamir hizmetinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, davalı yüklenici davacı iş sahibinin olay sebebiyle meydana gelen zararından sorumlu olduğundan davalı tarafın bu yönlere değinen istinafı yerinde değildir.
Buna karşılık, mahkemece aracın dava tarihindeki değerine hükmedilip faiz başlangıç tarihinin de olay tarihi olarak esas alındığı anlaşılmakla, esasen, eylemin haksız fiil teşkil etmesi nedeniyle mahkemenin faiz başlangıcını olay tarihi olarak belirlemesi ve davalının tacir olması nedeniyle ticari faize hükmedilmesi yerinde ise de, davacının gerçek zararı aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri olduğundan, mahkemece, bilirkişi ek raporu ile tespit edilen olay tarihindeki zarar miktarı olan 193.577 TL nin hüküm altına alınması gerekirken dava tarihindeki değerin hüküm altına alınması hatalı olmuş, davalı vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
* · ... · Başkan · ... · ¸e-imzalı · ... · Üye · ... · ¸e-imzalı · ... Üye · ... · ¸e-imzalı · ... · Katip · ... · ¸e-imzalı
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1910, K. 2026/320, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama