KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/570 - 2025/1273
- Dosya no
- 2025/570
- Karar no
- 2025/1273
- Kararın yazıldığı tarih
- 23/09/2025
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava tarihi
- 19/10/2023
- Karar tarihi
- 10/01/2025
- Numarası
- 2023/821 Esas - 2025/18 Karar
- Davacı
- ......
- Vekilleri
- ......
- Davalı
- ......
- Vekilleri
- ......
- Dava ihbar olunan
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -[...] UETS- ...Mah. ...Sk. Kapı No: ... Beykoz/İSTANBUL
- Vekili
- ........
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Hüküm
- İstinaf talebinin esastan reddi
- İstinaf eden
- Davalı vekili
Karar Metni
1.455 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki Eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebine ilişkin dava nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacıya cari hesap bakiyesinden kaynaklı borcu olduğu, davalı firmanın bu borcu ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin icra takibi başlattığı, davalı borçlunun, Gebze İcra Müdürlüğü’nün 2023/25256 E. sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen 109.576,15 TL miktarındaki (asıl alacak) icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı tarafından icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği,
davalı borçlunun takip konusu borcun tamamından sorumlu olduğundan Gebze İcra Müdürlüğü’nün 2023/25256 Esas sayılı dosyası ile yürütülen takipte davalı borçlunun tüm itirazlarının iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla asıl alacak ve ferileri yönünden devamı, borçlu aleyhine itiraz olunan alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu icra takibinin dayanağı olan fatura ...
Motorlu Araçlar A.Ş. tarafından tanzim edilmiş olup faturada şube adı geçmemesine rağmen Susurluk şubesi tarafından işleme konulduğu, bu sebeple husumet itirazları olduğu, müvekkili şirkete ait 41 YL 110 plakalı araç ile müvekkili çalışanının 31.01.2023 tarihinde yapmış olduğu kaza neticesinde oluşan hasarın sigortadan tazmini amacı ile aracın sigortalayanı olan ...Sigortacılık'a başvurulduğu, kaza yapan aracın, acente tarafından, müvekkili şirketten habersiz olarak tamir amacı ile davacı yana verildiği, sigorta acentesinin bu hususta müvekkili şirketin muvaffakatini almadığı, akabinde ...
Sigorta A.Ş.'den aracın tamiri hususunda tazmin talebinin reddedildiği, müvekkilinin kendisinin onay vermediği ve fahiş derecede yüksek bir tamir ücreti ile karşılaştığından davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;... davanın kabulüne, davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/25256 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davalının takip konusu asıl alacağın %20'si olan 21.915,23 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu icra takibinin dayanağı olan fatura ... Motorlu Araçlar A.Ş tarafından tanzim edilmiş olup faturada şube adı geçmemesine rağmen Susurluk Şubesi tarafından işleme konulduğu, mahkemece husumet itirazlarının dikkate alınmadığı, kaza yapan aracın acente tarafından müvekkilinden habersiz olarak tamir amacı ile davacı yana verildiği, sigorta acentesinin davalının muvaffakatini almadığı, akabinde, ... Sigorta A.Ş.'den aracın tamiri hususunda tazmin talebi reddedilmiş olup, müvekkilinin kendisinin onay vermediği ve fahiş derecede yüksek bir tamir ücreti ile karşılaştığını beyanla; mahkemenin kararı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK,
3. Değerlendirme
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmede imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1).
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır.
Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir.
Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir.
İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı yüklenici, davalı iş sahibi olup taraflar arasında araç bakım onarımına ilişkin eser sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafça iki adet tamir işlemi dolayısıyla bir adet faturadan kaynaklı bakiye 109.576,00 TL asıl alacak ve ferisi yönünden eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, tacir olan tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde takibe konu faturanın her iki tarafında defterlerinde kayıtlı olduğu,
TTK'nın 21/2 maddesi uyarınca faturaya davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edilmediğinden ve taraflar arasında akdi ilişkinin de çekişmesiz olduğundan fatura içeriği ve bedelin davalı aleyhine kesinleştiğinin kabulü gerekeceği, davalının ayıplı iş savunmasının da bulunmadığı, tamir bedelinin fahiş olduğunu savunmakla birlikte bedelin kesinleştiği, belirtilen nedenlerle davacının davasında haklı olduğu,
taraflar arasındaki bakım/onarım işine ilişkin sözleşme kapsamında fatura kesinleşmiş olduğundan alacağın da likit olup icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmadığından mahkemece verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Davalının husumete yönelik istinafı yönünden ise; faturanın davacı şirket tarafından düzenlendiği, icra takibinde alacaklı olarak Şirketin Susurluk Şubesi gösterilmiş ise de davanın Şirket adına açıldığı ve takip edildiği, şubenin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığı karar başlığında şubenin yer almasının anılan gerekçe ile mahallinde düzeltilebilir hata olması nedeniyle davalının bu yöne değinen istinafı da yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
* · Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/570, K. 2025/1273, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama