İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2026/225 K.2026/874

Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2026/225Karar2026/874Tarih15 Mayıs 2026Okuma13 dk · 2.527 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Mayıs 2026
Dosya no
2026/225
Karar no
2026/874
Kararın yazıldığı tarih
15/05/2026
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Dava tarihi
14/03/2023
Karar tarihi
15/10/2025
Numarası
2023/132 Esas - 2025/576 Karar
Davacı
ÜÇKAR DOĞAL GAZ TESİSAT İNŞAAT GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Kabakoz Vatan C Blok 67 Karasu/ Sakarya
Vekili
Av. ... - [16913-19272-05877] UETS
Davalı
...- ... - ...
Dava
Eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali
Hüküm
Kararın kaldırılması-gönderme
İstinaf eden
Davalı asil
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.527 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davalı asil tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Tarafların Sakarya ili, Sapanca İlçesi, Kuzuluk Mahallesinde inşası tamamlanan 50 daire ve 1 dükkandan oluşan sistemin su ve doğalgaz tesisat işleri noktasında anlaştığını, öncelikle iş karşılığında inşası devam eden sitede bulunan D Blokta yer alan daire 9 (3+1) 350.000 TL, Daire 11 (2+1) 250.000 TL ve nakit 100.000 TL ödeme olarak anlaşıldığını, devam eden süreçte vekil edeninin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı tarafın devrini taahhüt ettiği dairelerin devrini vermediğini, davalıya çekilen ihtardan sonuç alınmadığını,

daha sonra Kocaeli İcra Müdürlüğü 2022/873270 Esas sayılı dosyası ile müvekkilinin talebe konu alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, davalı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazları üzerine takibin durduğunu, davalının haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Taraflar arasında imzalanan Filizfidanoğlu Yuvam Mobilya İnşaat Sözleşmesi başlıklı sözleşme ile yapılacak iş ve kullanılacak malzemeler ayrı ayrı belirtildiğini, davacı şirket tarafından sözleşmede belirtilen malzemeler dışında farklı malzemeler kullanılarak işin tesliminin yapıldığını, davacı tarafından sunulan sözleşmeye istinaden işi teslim ettiğini beyan ettiğini, bahsi geçen sözleşmenin incelenmesi halinde tarafınca imza atılmadığını tamamen davacı tarafın kendini aklama amacıyla düzenlemiş olduğu bir sözleşme sunduğunu,

kullanılan malzemelerin sözleşmede belirtilen malzemeler olmadığının 03-04-26/01/2022 tarihli irsaliye faturalarından da sabit olduğunu, davacı tarafın yapılan sözleşmeye riayet etmediğini kendi düzenlemiş olduğu faturalarla da ikrar ettiğini, sözleşme çerçevesinde 50 daire ve 1 dükkandan oluşan sitenin su ve doğalgaz işinin yapılması hususunda tarafların anlaştığını, davacı şirketin işin tamamını bitirmediğini, davacı tarafça kesilmiş olan faturalarda 24 dairelik iş yapıldığını, yapılan işlerin karşılığı olan bedellerin faturalar ile tarafına bildirildiğini, faturalara istinaden çekler ile ödeme yapıldığını,

faturalar altında yer alan açıklama kısmında çek numaralı ile de sabit olduğunu, davacı tarafından başlatılan icra takibinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "...Davanın kısmen kabulü ile Davalının Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2022/87270 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 461.589,93 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, İcra inkar tazminat talebi yönünden şartlar oluşmadığından reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı asil istinaf dilekçesinde özetle;

Yerel mahkeme kararının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirip getirmediği hususu tam olarak araştırılmadan hüküm kurulduğunu, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve doğru sonuca ulaşılmasının engellendiğini, yargılama sürecinde ileri sürülen usule ilişkin itirazların mahkemece ayrı ayrı ele alınmadığını, hukuki dinlenilme hakkı ile usuli kazanılmış hak ilkesinin açıkça ihlal edildiğini, ilk derece mahkemesince verilen kararın, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, dosya kapsamına sunulan deliller,

kendisi tarafından ileri sürülen açık ve somut itirazlar ile usul ve maddi hukuka ilişkin temel ilkeler gözetilmeksizin tesis edildiğini, davacı tarafça ileri sürülen alacağın varlığı ve miktarının usulüne uygun ve kesin delillerle ispatlanamadığını, kararın maddi gerçeği yansıtmamakta olup, hukuki denetime elverişli olmadığını, davacı tarafından sunulan faturaların önemli bir kısmının sözleşme kapsamı dışında kalan iş ve malzemelere ilişkin olduğunu, mahkemece bu husus irdelenmeden, salt fatura düzenlenmiş olması ile işin sözleşmeye uygun şekilde ve eksiksiz yapıldığı sonucuna varıldığını,

davacı tarafından üstlenilen işlerin bir kısmının hiç yapılmadığı, bir kısmının ise sözleşmede öngörülen nitelik ve standartlara aykırı şekilde eksik ve ayıplı olarak ifa edildiği hususlarının somut açıklamalarla ortaya konulduğunu, kendisine ait banka hesapları olan Vakıfbank, İş Bankası ve Ziraat Bankası kayıtları incelendiğinde davacıya yapılan ödemelerin görüleceğini ve davacı yana hiçbir borcunun bulunmadığının tespit edilebileceğini, davacı tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesi ile yapılan beyanların gerçeğe açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafça üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmediğini,

ek olarak bu beyanlara dayanak olarak dosyaya sunulan delillerin kötü niyetli olduğunu, bilirkişi tarafından bu deliller ışığında yapılan tespitlerin de açıkça hukuka aykırı olduğunu beyanla; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulmasına, davanın tümden haksız olması nedeniyle reddine karar verilmek üzere dosyanın yeniden görülmesine veya gerekli görülmesi hâlinde ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK

3. Değerlendirme ve karar Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu kapsamda; 1-Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.

Eser sözleşmesi TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Eser sözleşmesinde taraflardan biri iş sahibi, diğeri ise yüklenicidir. Eser Sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici yapımını üstlendiği eseri işi, özen borcu gereği fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla yükümlüdür. Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en önemli özelliklerinden birisi sonuç sorumluluğudur.

Bununla yüklenici tarafların iradeleri doğrultusunda biri sonucun meydana getirilmesi taahhüdü altına girmektedir. Zira eser sözleşmesinde bir eserin yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu taahhüdün altına giren yüklenici işin niteliği gereği sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş eser sahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır.

Sözleşmede iş bedeli 6098 sayılı TBK'nın 480. maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırılması durumunda, davalı iş sahibinin eksik ödemesi bulunup bulunmadığı fiziki oran kurularak bulunmalıdır.

Götürü bedelli sözleşmede, iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle asıl sözleşme kapsamında yapılan işin eksiklikler gözetilerek tüm işe göre fiziki oranı bulunmalı ve bu oran sözleşme bedeline uygulanmalı, ilave yani sözleşme dışı işlerle ilgili olarak da yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayici ile hesaplama yapılıp (serbest piyasa rayici içerisinde KDV bulunduğundan ayrıca KDV ilave edilmemelidir) her iki kalemin toplamı yüklenicinin hakkettiği iş bedeli olarak bulunmalı, davacının ödediği bedel iş bedelinden mahsup edilmeli, fazla ödeme varsa iade edilmelidir.

Diğer yandan, eser sözleşmesi yapıldıktan sonra işin yüklenici tarafından yapıldığı ve tamamlandığı karine olarak kabul edilmiştir. Ancak bunun aksini iddia eden ispatı mümkündür. Bir başka anlatımla iş sahibi eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür.

Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1).

Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).

Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır.

Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir.

Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.

Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir.

İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğine, Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında bila tarihli imzalanan Sakarya ili, Sapanca ilçesi, Kuzuluk Mahallesinde inşası tamamlanan 50 Daire ve 1 Dükkandan oluşan sitenin Su ve Doğalgaz tesisat işleri yapım işine ilişkin taraflar arasında ihtilafsız olup, taraflar arasındaki sözleşmede iş bedeli toplam 700.000,00 TL için iş karşılığında inşası devam eden sitede bulunan D Blokta yer alacak Daire 9 (3+1) 350.000 TL, Daire 11 (2+1) 250.000 TL verileceği, nakit 100.000 TL ödeme olmak ödeneceği kararlaştırılmıştır.

Bu hali ile taraflar arasındaki sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 480. maddesine göre götürü bedelli eser sözleşmesidir. Götürü bedelli işlerde yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere Yargıtayın yerleşik içtihat ve uygulamalarında fiziki gerçekleşme oranına göre yüklenicinin hak edişinin hesaplanması ve hesaplanacak bedelden iş sahibinin kanıtlanan ödemeleri düşülerek yüklenici alacağının tespiti gerektiği kabul edilmektedir.

Mahkemece, davacının kendi ticari defter incelemesine göre davalıdan sözleşmeden kaynaklanan 656.286,81 TL alacaklı olduğu, davacının ihtarnamesinde bakiye alacağının 526.289,93 TL olduğu kabul edilmesi sebebiyle bu miktar ile davacının alacaklı olduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de; dosya kapsamında götürü bedelli sözleşmeye uygun hakediş belirlemesi bulunmamaktadır.

Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış ise de, alınan raporda açıklanan yöntemle yüklenicinin hak edişinin belirlenmesi yapılmadığı gibi, iki örnek dairede yapılan inceleme ile tespit edilebilenlerden mutfak- banyo bataryaları, gömme rezervuarlar ve doğalgaz radyatörlerinin sözleşmede yazılı markadan farklı markalar olduğu saptaması ile yetinildiği,

bilirkişi raporunda belirlenen mutfak- banyo bataryaları, gömme rezervuarlar ve doğalgaz radyatörlerinin sözleşmede yazılı markadan farklı markalar olduğu tespitinin eksik veya ayıplı ifa olup olmadığı ve eksik veya ayıp iş olduğunun kabulü halinde fiziki orandaki karşılığının ne olduğu yönünde inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmüştür.

Bu haliyle yukarıda açılanan yöntemle yüklenicinin hak edişi belirlenmediği anlaşıldığından anılan raporun hükme esas alınarak karar verilmesi doğru değildir.

2-Davacı sözleşme kapsamında davalıya iş bedeli olarak toplam 776.289,93 TL bedelli fatura düzenlediğini, 240.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme mahsup edildiğinde 526.289,93 TL bakiye alacağı olduğunu açıklamıştır. Mahkemece, işin tamamlandığı gözetilerek işin yüklenici tarafından yapıldığı yasal karinesine göre davacının ticari defterinde davacı defterinde davacının davalıdan 656.286,81 TL alacağı olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.

Mahkemece, sadece davacının kayıtları dikkate alınarak iş bedelinin kesinleştiğinin kabulü mümkün değildir. Buna göre; tarafların ticari defteri incelenmiş ise de davacının dayandığı faturaların davalının defterinde kayıtlı olup olmadığı her bir fatura yönünden karşılaştırmalı olarak incelenerek tarafların mutabık kaldığı ve kesinleşen fatura bedellerin belirlenmesi gerekmektedir.

Diğer yandan, ödemeyi ispat yükü iş sahibinde olup, davalı mahkemece kabul edilen miktardan fazla ödemede bulunduğunu iddia etmektedir. Davalının ticari defterinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporda, çek ödemelerine ilişkin 320 92 nolu hesapdaki ticari borçlar 555.701,95 TL'nın 350.870,93 TL kısmı 321 01 hesaba aktarılan borcun davalının tüm borçlu olduğu firmalara ait çekli ödeme kaydı olduğu çeklerin ödenip ödenmediğinin mevcut kayıtlardan anlaşılamadığı belirtilmiştir.

Mahkemece, ödemeye ilişkin bir kısım çek kayıtları ilgili bankalardan getirtilmiş ise de iş sahibinin ödeme iddiasına ilişkin tüm deliller toplanarak ve belirlenen ödemeler dışında ödemesi varsa ödeme iddiasına konu adı geçen bankalarla yazışma yapılarak ödeme kayıtlarının ve çekle ödeme iddiası kapsamında ilgili çeklerin okunaklı ön ve arka yüzünü gösterir onaylı suretlerinin dosyaya getirtilmeli, çek ödemelerinin icra takibine konu edilmesi durumda icra dosyasının onaylı örneği dosyaya kazandırılmalı, ödemeler yönünden ticari defterleri karşılaştırmalı olarak incelenerek davalı iş sahibinin ödeme toplamı ortaya konulmalıdır.

Tarafların ticari defterlerine göre kesinleşen faturalar ve miktarı belirlenmeden, ödemeler yönünden tarafların ticari defteri incelenmeden ve davacının sözleşme kapsamındaki ödemeleri denetlenmeden karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş, taraflar arasındaki sözleşmede su ve doğalgaz tesisat işleri yapım işi götürü bedelli belirlenmiş olduğu gözetilerek yerinde yapılacak inceleme ile dava ve fatura konusu bütün işin (imalat konusu bağımsız bölümler ayrı ayrı incelenerek) yapılıp yapılmadığı araştırılıp, davacının gerçekleştirdiği tüm imalatın ayıp ve eksiklikler dikkate alınmak suretiyle fiziki gerçekleşme oranını yüzde (%) olarak belirlenmeli, bu oranı, götürü bedele (700.000,00 TL) ye uygulanması suretiyle iş bedelinin tespiti, bu şekilde sözleşme kapsamındaki davacının hakediş bedeli ortaya konmalı,

tarafların ticari defterleri ve kayıtları üzerinde birlikte ve karşılaştırmalı olarak incelenerek, davalı iş sahibinin çek ve diğer ödemeleri, ödeme miktarı toplamı, iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olan faturalar belirlenerek mutabık kalınan faturaların belirlenmesi, iş sahibinin ödemeleri yönünden tarafların ticari kayıtlara göre farklılık bulunup bulunmadığı, kayıtlara göre iş sahibinin fazla ödemesi bulunması durumunda bunun sebebinin ortaya konulması ve belgeli ödemelerin dayanakları araştırılarak ödeme olarak kabul edilip edilmeyeceği saptanması,

davalının mevcut çek ödemeleri dışında çek ödeme kaydı bulunması durumunda adı geçen bankalarla yazışma yapılarak ödeme kayıtlarının ve çekle ödeme iddiası kapsamında ilgili çeklerin okunaklı ön ve arka yüzünü gösterir onaylı suretlerinin dosyaya getirtilmesi,

çek ödemelerinin icra takibine konu edilmesi durumda icra dosyasının onaylı örneği dosyaya kazandırılarak davalının toplam ödemesi belirlenmesi hususlarında davaya konu işin yapıldığı yerde keşif de yapılmak suretiyle dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetinden ve mali müşavir bilirkişiden veya yeni bir bilirkişi kurulundan belirtilen hususları kapsayan gerekçeli ve denetime elverişli belirtilen hususlarda rapor veya ek rapor alınmalı, sözleşme kapsamında yapılan ödemeler de düşürülerek sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.

Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın yazılı miktarda kısmen kabulü doğru bulunmamıştır.

V. KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle davalının istinaf talebinin kabulü ile, HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2025 tarih, 2023/132 Esas - 2025/576 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

4-İstinaf talep eden tarafça istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a-6 maddesi gereğince 15/05/2026 tarihinde KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.

* · ... · Başkan · ... · ¸e-imzalı · ... · Üye · ... · ¸e-imzalı · ... · Üye · ... · ¸e-imzalı · ... · Katip · ... · ¸e-imzalı

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/225, K. 2026/874, 15 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/225
Karar No
2026/874
Tarih
15 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/225 K.2026/494
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/226 K.2026/476
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2026/226 K.2026/783
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/226 K.2026/366
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2026/226 K.2026/633
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/226 K.2026/694

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.