İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2021/2230 K.2022/387

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2021/2230Karar2022/387Tarih21 Şubat 2022Okuma9 dk · 1.811 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Şubat 2022
Dosya no
2021/2230
Karar no
2022/387
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/10/2021
Numarası
2020/405 Esas - 2021/583 Karar
Davacı
... (T.C. No: ...) -
Vekili
Av. ... -
Davalı
GELİŞİM TAAHHÜT İNŞAAT EV ALETLERİ PAZARLAMA VE TİC. A.Ş. -
Vekili
Av. ...
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
02/09/2020
Kr. yazım tarihi
18/03/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.811 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 22.10.2011 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat

sözleşmesinin akdedildiğini, söz konusu sözleşmede, müvekkilinin dava dışı Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş.’ye 414383 no’lu kâr ve zarar katılım akdi ile yatırmış olduğu 5.364,00 USD’nin,

müvekkilinin dava dışı Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş.’den olan haklarından feragat etmesi, onu ibra etmesi karşılığında taksitler halinde sözleşmede belirtilen tarihlerde davalı şirket tarafından

ödenmesi ve buna ilişkin hükümlerin yer aldığını, söz konusu sözleşmede belirtilen vadelerde taksitlerin ödenmemesi üzerine Kocaeli 4. İcra

Müdürlüğü’nün 2014/4323 E.sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe itiraz

ederek takibin durduğunu, bu durum üzerine Kocaeli 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/288 E. sayılı

dosyasında itirazın kaldırılması talepli olarak dava açıldığını, yargılama neticesinde yetkiye itirazın

kaldırıldığını, borca itirazın kaldırılma talebinin ise red edildiğini, bu karardan sonra Kocaeli Asliye

Ticaret Mahkemesinin 2014/1656 E.sayılı dosyasında itirazın iptali davasının açıldığını, bu mahkemece görevsizlik kararı verilerek davanın usulden red edildiğini, görevsizlik kararının

kesinleşmesi üzerine dosyasının Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/9 E. sayılı dosyasına

kaydedilerek yargılamaya bu mahkemede devam edildiğini, bu mahkemece de uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği yönündeki görevsizlik kararı ile davanın usulden reddine

karar verildiğini, olumsuz görev uyuşmazlığı meydana geldiği için dosyanın Bölge Adliye

Mahkemesine gönderildiğini, İstanbul 37. Hukuk Dairesinin 2017/816 E.ve 2017/858 K. sayılı kararı

ile de davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun hüküm altına alındığını,

bu aşamalardan sonra yargılamanın Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/27 E. Sayılı

dosyası ile devam edildiğini, bu dosyada 2018/198 Karar ile, borcu nakleden İhlas Finans A.Ş.’nin

tasfiye sürecinin halen devam ettiği, tasfiye sonuçlanıp kâr ve zarar durumu belirgenleşmeden

alacak talebinde bulunulamayacağı, bu nedenle davacının kar/zarar hesabına yatırdığı para hakkında talepte bulunmasının mümkün olmadığı, bu itibarla davanın erken açılan dava konumunda olduğu

gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, kararın istinaf edildiğini, istinaf dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2018/1560 Esasına kaydedildiğini, istinaf mahkemesinin 2018/1048 sayılı kararı ile, ilk derece

mahkemesi tarafından İhlas Finans Kurumunun tasfiyesi sonuçlanmadığından alacağın muaccel hale

gelmediğinden bahisle dava reddedilmiş ise de davacının İhlas Finans Kurumundaki alacağının

davalıya devrine ilişkin devir bedelinin davalıdan talep edildiği, davada İhlas Finans Kurumuna

yönelik bir talep ve davanın mevcut olmadığı, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinde davalının

satın aldığı alacağın bedelini ödemesine ilişkin takvimin mevcut olduğu, ödemelerin dava dışı finans

kurumunun tasfiyesi sonrası yapılacağına ilişkin hükmün olmadığı, Yargıtay 19.HD’nin 2016/4537

esas, 2016/7507 sayılı karar ilamının da bu yönde olduğunu, takip tarihi itibariyle 16 taksit bedelinin

sözleşmenin 4.5. maddesine uyarınca muaccel olduğunun anlaşıldığı, yazılı şekilde delil takdirinde

hataya düşerek davanın kabulü yerine davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı,

gerekçeleriyle Kocaeli 1.ATM’nin 2017/27 E, 2018/198 sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın

kısmen kabulüne karar verildiğini, iş bu dava konusunun, Kocaeli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/4596 Esas Sayılı dosyasında takibe

dayanak sözleşmede belirtilen alacağın diğer taksitlerinin tahsiline ilişkin olduğunu ancak davalının

bu takip dosyasına da haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, dava şartı arabuluculuk

görüşmelerinden de sonuç elde edilemediğini beyanla icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk safhasında müvekkili şirkete tebligat yapılmadığını, görüşmelerin tek taraflı

olduğunu, bu sürecin mevzuata uygun olmadığını ve usulsüz olduğunu, bir başka deyişle

arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığını, arabuluculuk süreci usulsüz olduğundan iş bu davanın,

dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,

taraflar arasında akdedilen sözleşme ile ihtilafların çözümünde İstanbul mahkemeleri ve icra

müdürlüklerinin yetkili olması yönünde anlaşmanın sağlandığını, bu nedenle de iş bu davanın

yetkisiz mahkemede açılmış olmasından dolayı davanın yetkisizlik yönünden reddine karar verilmesi

gerektiğini, dava konusu alacağın hukuken henüz talep edilebilir nitelikte olmadığını, taraflar arasındaki

sözleşme başlığında alacağın Temliki denilmiş ise de alacaklının değişmediğini, aksine borçlunun

değişmesinden dolayı alacağın temlikinin değil, borcun naklinin söz konusu olduğunu, sözleşme

içeriğinden Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş.’nin borcunu müvekkiline devrettiğini, devrin davacı

tarafından kabul edildiğinin anlaşıldığını, Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş.’nin borçlu sıfatının

ortadan kalktığını ve yeni borçlunun müvekkil şirket olduğunu, dayanak sözleşmenin alacağın temliki

değil borcun nakli (yüklenilmesi) niteliğinde olduğunun açık ve sabit olduğunu, bu durumda dayanak

sözleşmenin niteliği gereği, borcu devralan müvekkil şirketin eski borçlunun alacaklıya karşı haiz

olduğu itiraz ve def’ileri alacaklıya karşı ileri sürebileceğini, bu çerçevede dava dışı Tasfiye Halinde

İhlas Finans Kurumu A.Ş.’nin tasfiye sürecinin devam ettiğini, kar/zarar hesabı sahiplerine tasfiye

sürecinde alacak isabet edip etmeyeceği, edecek ise bu alacağın miktarının ancak tasfiye sonucunda

belli olacağını, bu doğrultuda Yargıtay 11 HD.’nin 2011/15524 K., 2012/5785 K., 2013/21557 K.,

2013/16430.K, 2013/19533 K. sayılı kararlarının bulunduğunu, söz konusu kararlarda dava dışı Tasfiye

Halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş.’nin tasfiye halinde olduğu, tasfiye sonuçlanıp kar/zarar

durumunun tespit edilememesi nedeniyle davacının kar/zarar hesabına yatırdığı paraya ilişkin olarak

talepte bulunmasının mümkün olmayacağı, dava tarihi itibariyle alacağın muaccel hale gelmediğinin

belirtildiğini,

dava dışı Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş.’nin BDDK’nın 10.02.2001 tarih, 171 sayılı

kararı ile tasfiye sürecine girdiğini ve sürecin hali hazırda devam ettiğini, tasfiye süreci devam

etmekteyken, tasfiye sonucu beklenilmeden icra takibi yapılması, dava açılması vb. yollarla talepte

bulunulmasının yasal olarak mümkün olmadığını, tasfiye süreci devam ettiğinden katılım hesabı

davacı alacağının henüz muaccel hale gelmediğini, borcun nakli hükümleri uyarınca muaccel hale

gelmeyen alacak için bu hususun davacıya karşı bir itiraz olarak ileri sürebileceğinin de açık ve sabit

olduğunu, borcun nakli yapıldığı zaman borç ne durumda ise yeni borçlu/müvekkil şirketin kural

olarak o durumu ile borcu üstlenmiş olduğunu, bu çerçevede borcun naklinin yapıldığı sözleşme

sırasında borç/alacağın muaccel olmadığını, sözleşmeye konu borç/alacağın tasfiye tabi olduğunu

ve dolayısıyla alacağında muaccel olmadığını, tasfiye sonuçlanmadığından ve dava tarihi itibariyle de

alacak muaccel hale gelmediğinden dava konusu alacağın takip ve dava tarihi itibariyle talep

edilebilir olmadığını, işlemiş faiz talebinin ve %4 üzerinden talep edilen faiz oranın da yasal

dayanağının bulunmadığını beyanla

dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, yetki

yönünden reddine, mesnetsiz, yasal dayanaktan yoksun, zamansız ikame olunan davanın reddine,

davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... açılan davada mahkememiz görevsiz olmakla dava dilekçesinin dava şartları yokluğu nedeniyle usul yönünden reddine, görevli mahkemenin Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş bu davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu Yargıtay ve BAM içtihatları uyarınca da tartışmasız olduğunu, hukuki tespitlere göre, davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı hukuka aykırı bulunduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLER

Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2021 Tarih - 2020/405 Esas - 2021/583 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; alacağın temlikinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacının İhlas Finans Kurumu A.Ş.'nin 414383 numaralı kâr ve zarar akdi cari hesaplar ve hesaplarının ekinde bulunan alacağını davalıya temlik ettiği, davalının temlikname gereğince kendisine ödeme yapmadığı gerekçesiyle Kocaeli 4. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4323 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrine süresinde itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Dava tarihi itibariyle 6102 sayılı TTK. yürürlüktedir. 6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu belirtilmiş, 4. maddesinde de ticari dava ve işler sayılmıştır.

Aynı yasanın 5. maddesinde ise; bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bulunması halinde, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevi içinde bulunan ve 4'üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca; ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bakılacağına değinilmiş.

Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu; ihtilaf halinde göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi; ancak, kanunla düzenlenmekte olup; göreve ilişkin kurallar kamu düzeniyle ilgili olduğundan yargılmanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınmalıdır.

Somut olayda; davacı tarafından temlik sözleşmesi uyarınca; davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğinden bahisle, alacak isteminde bulunulmuş olup; davacının temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki tasfiye halindeki İhlas Finans Kurumu A.Ş. bu davada taraf olmadığı gibi, uyuşmazlık konusu alacak da doğrudan doğruya davalının ve davacının ticari işletmesiyle ilgili değildir.

Uyuşmazlığın çözümünde, 818 sayılı BK'nın 162. ve devamındaki maddeler (6098 sayılı TBK'nın 183. vd.) uygulacağından yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca; mahkemece; dava konusu uyuşmazlığın, ticari dava niteliği taşımadığı gözetilerek görevsizlik kararı vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur (benzer nitelikte Yargıtay 13. HD. 19/04/2018 tarihli 2015/39733-2018/4765 sayılı, 07/03/2018 tarihli 2016/19360-2018/2813 sayılı, Yargıtay 11. HD. 11/01/2016 tarihli 2015/14567-2016/55 sayılı ilamları).

Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

2-Bakiye 21,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/02/2022

... Başkan-... ¸e-imzalıdır ... Üye-... ¸e-imzalıdır ... Üye-... ¸e-imzalıdır ... Katip-... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/2230, K. 2022/387, 21 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2230
Karar No
2022/387
Tarih
21 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/2231 K.2022/102
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/2233 K.2022/344
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/2235 K.2022/322
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/2236 K.2022/292
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2021/2236 K.2022/276
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/2236 K.2022/324

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.