İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1163 K.2024/1599

: 3 -... VASİ : ...

Esas2023/1163Karar2024/1599Tarih7 Kasım 2024Okuma12 dk · 2.430 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi : 2-YAPI Ve Kredi Bankası A.Ş. ...

Karar tarihi
7 Kasım 2024
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1163 - 2024/1599
Dosya no
2023/1163
Karar no
2024/1599
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/11/2022
Numarası
2018/563 Esas - 2022/658 Karar
Davacı
KOPAZ KOCAELİ MAKİNA TEKNİK VE ENDÜSTRİYEL MALZEMELER SAN. VE TİC. A.Ş. ...
Vekili
Av. ...
Davalılar
1-TÜRKİYE İŞ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ ...
Vekili
Av. ...
Vekili
Av. ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.430 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

: 3 -... VASİ : ...

DAVANIN KONUSU

Tazminat (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 12/10/2018

KARAR TARİHİ : 07/11/2024

KR. YAZIM TARİHİ : 04/12/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalılar T. İş Bankası A.Ş. ve Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. bankalarında ticari

hesaplarının bulunduğunu,

09.04.2018 tarihinde müvekkili şirketin İş Bankası İzmit Sanayi Kocaeli Şubesi'nde bulunan

... IBAN numaralı hesabından müvekkilin iradesi ve haberi

olmaksızın, yine müvekkili şirkete ait olan Yapı ve Kredi Bankası İzmit Şubesi'nde bulunan

... IBAN numaralı hesabına saat 12.11'de 30.000,00 TL EFT

gerçekleştirildiğini, bu işlemin ardından, saat 12.13'te ... isimli kişinin Yapı Kredi

Bankası'nda bulunan ... IBAN numaralı hesabına müvekkili şirketin iradesi ve haberi olmaksızın 29.500,00 TL ve saat 12.27'de 32.000,00 TL havale işlemi

yapıldığını,

davacı şirketin e-posta yoluyla işlemlerden haberdar olduğunu ve bunun üzerine Yapı Kredi

Bankası'na ve İş Bankası'na işlemlerin iradesi dışında gerçekleştiğini bildirdiğini,10.04.2018 tarihinde Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu ve

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/12892 soruşturma numaralı dosyası ile

soruşturmanın halen devam ettiğini,

müvekkili şirket tarafından, Yapı ve Kredi Bankası'na ve T. İş Bankası'na ihtarname

gönderilerek, yapılan işlemlerde bankaların tam kusurlu olduklarının bildirildiğini ve bu

nedenle, usulsüz havale edilen miktarların avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini

talep ettiklerini,

her iki davalı bankanın da cevabi ihtarnamelerinde özetle, gerçekleştirilen işlemlerde

kusurlarının olmadığını ileri sürerek ödeme yapmayacaklarını bildirdiklerini, somut olayda müvekkili şirketin doğrudan veya dolaylı olarak bilgi ve şifrelerini hiç kimseyle

paylaşmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin bilgisayarı üzerinden T. İş Bankası'nın internet

şubesine bağlı iken karşısına cep (mobil) şubeyi indirmek için tıklayınız şeklindeki buton ile

karşılaştığını, müvekkili bu butonu tıkladığında karşısına çıkan ekrana mobil şube

uygulamasını indirmek için ''telefon numaranızı yazın'' şeklindeki ekranla karşılaştığını ve müvekkilinin bu ekrana sadece GSM numarasını yazdığını, müvekkilinin cep telefonuna İş Bankası'ndan mesaj geldiğini ve mesajda mobil

şubeyi indirmek için tıklayınız şeklinde linkle karşılaştığını, müvekkil şirket yetkilisinin

telefonuna gelen bu linki tıklamasıyla birlikte telefonunun kilitlendiğini ve kendini resetlediğini,

birkaç dakika sonra e-posta adresine gelen e-postalarla yukarıda bahsedilen usulsüz

havalelerden haberdar olduğunu, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, gerekli güvenlik sistemini oluşturmayan davalı bankaların kusurlu olduklarını,

müvekkili şirketin hesabından paranın transfer edildiği diğer davalı ...'ın ise

haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hükümleri nedeniyle havale edilen bedelin tamamını faizi

ile birlikte ödemekle yükümlü olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 09.04.2018

tarihinde müvekkilinin iradesi olmaksızın gerçekleşen usulsüz havale işlem bedellerinin toplamı

olan 61.500,00 TL'nin 09.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte

davalılardan müteselsilen tahsilini (davalı Türkiye İş Bankası'ndan sadece 30.000,00 TL ve

09.04.2018 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile ) talep ve dava etmiştir.

Davalı Yapı ve Kredi Bankası vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği işlemler hususunda müvekkil bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığından, huzurdaki davanın muhatabının müvekkili banka olmadığını, iddia edilen

işlemlere sebebiyet verenlerin üçüncü kişiler olduğunu,

davacının, mezkur ihtilaf ile ilgili olarak 10.04.2018 tarihinde Kocaeli Cumhuriyet

Başsavcılığı'na müracaat ettiğini ve soruşturmanın 2018/12892 soruşturma numarası halen

devam ettiğini ifade ettiğini, bu nedenle, anılan ceza yargılamasının bekletici mesele

yapılmasını,

davacının ikame ettiği ve müvekkili banka aleyhine ileri sürdüğü işlemlerin, davacının müvekkili banka sisteminde kayıtlı cep telefonu numarasına (9054******73) SMS yolu ile gönderilen tek

kullanımlık şifreler ile gerçekleştiğinin tespit edildiğini, bu bağlamda, şifre gizliliği müşteri

sorumluluğunda olduğundan, müvekkili bankaya hiçbir şekilde kusur izafe edilemeyeceğini,

davacının müvekkili banka nezdinde kayıtlı cep telefon numarasına gönderilen SMS'lere ilişkin

içerik ve log kayıtları incelendiğinde, müvekkili bankanın müşterilere gönderilen SMS'lerde her

daim şifre bilgisinin sunulduğunu ve işbu şifrenin kimseyle paylaşılmaması gerektiği uyarısının

açıkça görüleceğini,

müvekkili banka tarafından internet şubesi ile ilgili alınabilecek bütün önlemlerin alındığını, bu

önlemlere ek olarak tüm müşterilerinin, internet bankacılığı yaptığı anda, güvenlik konularına

ilişkin hususları okumasını sağladığını, ayrıca güvenlik konularında müşterilerine düzenli

bildirim, uyarı ve tavsiyelerde bulunduğunu, belirtilen nedenlerle, huzurdaki davaya konu ihtilaf

ile ilgili olarak müvekkil bankaya kusur izafe edilemeyeceğini belirterek; müvekkili banka aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilmiş olan davanın

reddine karar

verilmesini talep etmiştir.

Davalı Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı firmanın Izmit sanayi/Kocaeli Şubesinde bulunan [IBAN]

IBAN hesabından 09.04.2018 tarih, 12.08'de internet şubesi aracılığı ile yine davacıya ait Yapı

ve Kredi Bankası A.Ş. nezdindeki [IBAN] IBAN hesabına 30.000-TL aktarıldığını, söz konusu işlemin yapılabilesi için; müvekkili bankanın internet şubesine

davacının müşteri numarası, kullanıcıya ait kullanıcı kodu, Ticari Dijital Bankacılık şifresi ve

kullanıcının, müvekkili banka sisteminde kayıtlı cep telefonuna gönderilen mobil onay kodunun

girilmesi gerektiğini,

itiraza konu işlemin yapıldığı internet şubesi oturumu ve EFT işlemi için davacıya mobil onay

kodu gönderilmekle birlikte; davacı şirket yetkilisi ile müvekkili bankanın Güvenlik Birimi

arasında gerçekleştirilen görüşmede, cep telefonunun [NUMARA] numaralı hatta

yönlendirildiği, davacı firma yetkilisinin müvekkil banka internet şubesine giriş yaptığında, cep

telefonu numarası talep eden ve uygulama yüklenmesini öneren bir ekranla karşılaştığını, ilk

etapta bu bilgilerin zaten müvekkil bankada yer aldığını düşünerek ekranı kapattığını, ancak

ikinci açılışta talep edilen bilgilerin girişinin yapıldığını, bu girişin, müvekkili bankaya ait olmayan

"işbank.cepsubeuygulamasi.com" adresine yapıldığı bilgilerinin edinildiğini, söz konusu mesaj

ve linkin müvekkil banka tarafından gönderilmediğini, itiraza konu işlemin, davacı firmanın başka bir banka nezdindeki kendi hesabına gönderilmiş

olduğundan, müvekkili bankanın güvenlik politikaları doğrultusunda şüpheli olarak

değerlendirilmediğini,

müvekkili bankanın davaya konu olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını, davaya konu

işlemin; davacı tarafından saklanması ve paylaşılmaması gereken bilgilerin kaynağı belli

olmayan bir linkte paylaşıldığını ve davacının cep telefonunun yönlendirilmesi ile mobil onay

kodlarının ele geçirilmiş olmasından kaynaklandığını,

haksız ve yasal dayanağı olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 61.500,00 TL'nin 09.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, -Davalılar Yapı ve Kredi Bankası Aş. ile Türkiye İş Bankası Aş. yönünden açılan davaların ayrı ayrı REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel mahkeme tarafından davalı bankalar yönünden davanın reddedilmesine karar verilen ilamda; mahkemenin hükme esas teşkil etmiş olduğu 05.05.2022 tarihli bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olması nedeniyle bu rapor doğrultusunda davalı bankalar yönünden verilen red kararı da hatalı olduğunu, Yerel Mahkemenin 16.12.2021 tarihli 12 numaralı duruşma zaptının 1 numaralı ara kararı, "..dava konusu olay teknik incelemeyi gerektirmekle dosyanın resen seçilecek internet bankacılığından anlayan telekomünikasyon - Bilgisayar Müh. veya adli bilişlim uzmanı bilirkişi,

bankacı bilirkişi ve bankacılık mevzuatına hakim bilirkişiden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi için İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına.." şeklinde ifade edilmiş ve dosyanın 3 kişiden oluşacak bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi neticesinde rapor düzenlenmesi talep edilmiştir ancak dava konusu olay yalnızca bilgisayar mühendisi olan tek bir bilirkişi tarafından incelenmiş olup,

ilgili bilirkişi raporunun alanında uzman kişiler tarafından düzenlenmemesi raporun eksik bir şekilde hazırlandığını ortaya koyduğunu ayrıca davalı bankalar tarafından gönderilen log kayıtları denetime elverişli olmadığı gibi okunaklı da olmadığı,

denetime elverişli olmayan log kayıtları ile davaya konu olayların kronolojisi bilirkişi tarafından hatalı bir şekilde tespit edildiğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporlarını hükme esas alınması neticesinde usul ve yasalara aykırı karar verildiğini yine yerel mahkeme tarafından davalı kurumlar yönünden verilen red kararında, davacının telefonuna gönderilen sahte linki tıklaması üzerine cep telefonunun ve SMS şifrelerinin ele geçirildiği,

sahte linkin tıklanması üzerine davacının cep telefonunun cihaz üzerinden yönlendirildiği ancak davalı bankalar tarafından gönderilen şifrelerin korunması nedeniyle ele geçirilmesinin mümkün olmadığı ve davacının şifresini kendisinin koruması gerektiği nedenleriyle davalı kurumlara herhangi bir kusur atfetmemesi de hatalı olduğunu,

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından anlaşılacağı üzere bankaların sorumluluğunun ortadan kalkması için müşterinin bir kusurunun varlığının davalı bankalarca ispatlanmış olması gerekmektedir ancak yargılama aşamasında söz konusu davalı bankalar müvekkilin kusuru bulunduğuna ilişkin iddialarını somut delillerle ispatlayamadıklarından müvekkilin parola ve şifrenin bir başka üçüncü kimsenin eline geçmesinde herhangi bir kusuru olmadığı ve söz konusu üçüncü kişilerle herhangi bir bağlantısının bulunmadığı açık olup tüm bu bilgi ve belgeler doğrultusunda davalı kurumlar tarafından da davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek,

yerel mahkeme kararının kaldırılması, tüm davalılar yönünden kabul kararı verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının usulune aykırı bilirkişi raporuna binaen hüküm kurulduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, hükme esas alınan her iki bilirkişi raporunda da sabit olduğu gibi, müvekkil banka gereken önlemleri almış olduğundan kurulan hüküm hukuka uygun olduğunu, davacı şifresini koruma yükümlülüğünü yerine getiremediğinden mezkur olay gerçekleşmiş olup davacının istinaf başvurusu reddedilmesi gerektiğini,

diğer davalı ... tarafından kasten dolandırıcılık niteliğindeki eylemlerinin gerçekleştiği sabit olduğundan müvekkil bankanın eylemleriyle meydana gelen zarar arasında bir illiyet bağı bulunmadığından davacının tüm talepleri hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı T. İş Bankası A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf dilekçesinde yer alan müvekkil Bankanın sorumluluğuna ilişkin beyan, iddia, nitelendirme ve değerlendirmelerin gerçek durumla örtüşmediği ve herhangi bir mesnedinin bulunmadığı dosya kapsamı ile sabit olup dava konusu işlemler bakımından müvekkil Bankanın herhangi bir sorumluluğundan söz edilmesi hukuken mümkün bulunmadığını, her ne kadar istinaf dilekçesinde,

somut delil durumuna aykırı olacak şekilde müvekkil Bankaya sorumluluk yükletilmeye çalışılmışsa da hem davaya olan cevaplarda belirtildiği hem de ilk derece mahkemesi tarafından toplanan deliller ile de ortaya konulduğu üzere davacının iddia olunan zararından müvekkil Bankanın sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığını, davacının dayandığı Yargıtay kararının somut olay bakımından müvekkil Banka açısından herhangi bir uygulanabilirliği bulunmadığını, müvekkil Bankanın güvenlik önlemlerini yerine getirmediği gerekçesiyle kusur atfedilmeye çalışılmasının hiçbir karşılığı bulunmadığını,

davacı davasını ispat edemediğinden yerel Mahkeme tarafından verilen karar hukuka uygun olduğunu beyan ederek, davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/11/2022 tarih, 2018/563 Esas - 2022/658 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Somut olayda önce davacı şirketin Yapı Kredi Bankası İzmit Sanayi Şubesi nezdinde bulunan ... nolu hesabına 09.04.2018 tarihinde internet üzerinden erişim sağlanarak saat 12:06:53 sırasında havale işlemi ile 29.500.00-TL davalı ...'ın Yapı Kredi Bankası Şirinevler Şubesi nezdinde bulunan ... nolu hesabına gönderilmiştir. Yaklaşık 2 dakika sonra bu sefer davacı şirketin T.

İş Bankası Aş İzmit Sanayi Şubesi nezdindeki ... nolu hesabına internet üzerinden erişim sağlanarak saat 12:08:39 sırasında eft işlemi ile 30.000,00-TL davacının Yapı Kredi Bankası İzmit Şubesi nezdinde bulunan ... nolu kendi hesabına gönderilmiştir.

Paranın hesaba düşmesi ile birlikte bu sefer davacı şirketin Yapı Kredi Bankası İzmit Şubesi nedindeki hesabına internet üzerinden erişim sağlanarak 12:18:19 sırasında havale işlemi ile 32.000,00-TL davalı ...'ın Yapı Kredi Bankası Şirinevler Şubesi nezdinde bulunan ... nolu hesabına gönderilmiştir. Neticeten davacı şirketin rızası dışında hesaplarından davalı ...'ın hesabına 61.500,00-TL para gönderilmiştir.

"Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.

BK’nun 306 ve 307. maddeler uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.

Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir....Bu itibarla, somut olayda davacıya atfedilecek her hangi bir kusurun ispat edilememesi nedeniyle tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile tarafların birlikte kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir...."(Yargıtay 14.11.2011 T.

11.HD.2010/2563 E., 2011/14128 K.)

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/87 Talimat dosyasında alınan 06/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda ve İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1 Talimat dosyasında alınan 05/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalı bankaların meydana gelen olayda herhengi bir kusurlarının bulunmadığı, güvenlik önlemlerini aldıkları, davacının kusuru nedeniyle söz konusu dolandırıcılık eyleminin gerçekleştiği, meydana gelen olayda ...'ın kusurlu olduğu bildirilmiştir.

Davalı ...'ın "Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık" suçundan dolayı Bakırköy 36 Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2020 tarih ve 2019/518 Esas 2020/276 Karar sayılı ilamı ile 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 09.09.2021 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda davalı ...'ın davacıya karşı haksız fiilden kaynaklı sorumluluğu kuşkusuzdur. Ancak davalı bankaların sorumlu olup olmayacağı irdelenmelidir.

BDDK’nın Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ'i uyarınca internet bankacılığına iki bileşenli doğrulama ile giriş yapılması gerektiği, somut olayda davalı bankaların bunu sağladığı anlaşılmaktadır.

Davalı bankaların güvenlik önlemlerini aldığı, davacının cep telefonuna gönderilen sahte linkin tıklanması üzerine cep telefonunun ve SMS şifresinin ele geçirildiği, sahte linkin tıklanması üzerine davacının cep telefonunun cihaz üzerinden yönlendirildiği, davalı bankanın ismini taşıyan lisansı olmayan site üzerinden yaptığı işlem nedeniyle davacının kusurlu olduğu, bu nedenle davalı bankaların sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmekle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.051,00 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 623,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1163, K. 2024/1599, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. Dava Tarihi : 12/10/2018
  5. Karar Tarihi : 07/11/2024
  6. Kr. Yazım Tarihi : 04/12/2024
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  9. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  10. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  11. Deliller
  12. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1163
Karar No
2024/1599
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1165 K.2024/1897
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1169 K.2024/1095
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1169 K.2024/1082
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1170 K.2024/1712
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1171 K.2024/1017
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1171 K.2024/1738

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.