İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/134 K.2023/462

:2-... (T.C.No:...) - ... :3-... (T.C.No:...) - ... :4-... (T.C.No:...) - ... :5-... (T.C.No:...) - ... :6-... (T.C.No:...) - ... :7-İ... (T.C.No:...) - ... :8-... (T.C.No:...) -... :9-... (T.C.No:...) - ... :10-... (T.C.No:...) - ... :11-... (T.C.No: ...)…

Esas2023/134Karar2023/462Tarih21 Mart 2023Okuma9 dk · 1.797 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Mart 2023
Dosya no
2023/134
Karar no
2023/462
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/11/2022 tarihli ara karar
Numarası
2022/574 Esas
Davacı
... (T.C.No:...) - ...
Vekili
Av. ... - ...
Davalılar
1-... (T.C.No:...) - ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.797 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

:2-... (T.C.No:...) - ... :3-... (T.C.No:...) - ... :4-... (T.C.No:...) - ... :5-... (T.C.No:...) - ... :6-... (T.C.No:...) - ... :7-İ... (T.C.No:...) - ... :8-... (T.C.No:...) -... :9-... (T.C.No:...) - ... :10-... (T.C.No:...) - ... :11-... (T.C.No: ...) - ... :12-... (T.C.No:...) - ... :13-... (T.C.No:...) - ... :14-KAYA ELEKTROTEKNİK SAN TİC LTD ŞTİ - ... :15-KOCAELİ KAYA OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... :16- KOCAELİ KAYA SATIŞ VE PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ

Av. ... - ...

DAVA

Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

DAVA TARİHİ :15/11/2022

TALEP

İhtiyati Tedbir

TALEP TARİHİ :15/11/2022

KARAR TARİHİ : 21/03/2023

KR. YAZIM TARİHİ : 21/03/2023

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nun, müteveffa ... nun eşi olup Kocaeli 3. Noterliğinin 31.08.2018 tarihli ve 14736 yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre de ... nun mirasında 2/8 hisse sahibi olduğunu, müteveffa ... (...) nun babası ... ile amcası olan davalılardan ...'nın 30.12.1974 yılında %50'şer hisse dağılımı ile beraber kollektif şirket kurduklarını ve ortak olarak ticaret yapmaya başladığını, şirketin ticaret unvanı Kaya Elektrik Ticaret Kollektif Şirketi ... ve ... olduğunu, davacının eşi ...'nın işbu lmited şirkette 165 paya karşılık hisse ve Kocaeli Kaya Otomotiv Sanayi ve Tic.

A.Ş.'de de 112 hisse sahibi olduğunu, zaman içerisinde nevi değişikliğine giden kollektif şirket bu şirketin büyüdüğünü ve kazanılan yüksek hacimli, cirolar ile şirketin içi boşaltılarak davacının eşine hakları ödenmeden işbu şirkete ait olan sermayeler ile davalı şirketler ile davalı ...'nın gazetelere verdiği beyan ile de sabit olduğu kollektif şirket üzerinden kazanılan paralar ile kurulduğu dava dışı bir takım şirketler daha kurulduğu ve davalı gösterilen ve dava dışı tüm şirketlerin Kocaeli Kaya Satış ve Pazarlama A.Ş. çatı şirket altında ticari faaliyet yürüttüğü ve yüksek cirolar elde ettiği akabinde Kocaeli Toyota araçları ana

bayiisi haline geldiğini, davalılardan ...'nın Kocaeli Haber gazetesine verdiği röportajda zaten açıkça şirketlerinin geçmişten bugüne kadar gelişim süreçlerini, şirketlerinin devasa büyüklüklerini, hangi şirketlerle ve hangi davalılarla organik ilişki içerisinde olduklarını da açıkça beyan ettiğini,

davalıların yaptığı muvazaalı devirlerde ... ın hissesi bir seferinde şirkette 1/3 oranına yükselmiş ancak daha sonra bu kişi de ortaklıktan bir şekilde çıkarılarak hissesi adeta yokedilmiştir.Yine davalılardan ... şirketin işleyişinden kazandığı yüklü miktarlarda paralarla aldığı onlarca taşınmazı kızı ... ve ... üzerinden taşınmazlar satın alarak kaçırdığını, şirketin kurucu ortağı olan ... vefat ettiğinde ve daha sonrasında da şirket katlanarak büyümüş Türkiye nin en büyük otomobil bayilerinden biri haline geldiğini,

bu süreçte ...'nın asıl şirket sahibi olarak zaman içerisinde kendisinin takdir ettiği şekilde hisse verip geri aldığı veya devam ettirdiği kişiler olmuş ancak son durumda kendisinin, eş ve çocuklarının üzerinde yüklü banka hesapları, ziynet eşyaları, şirket payları, araçlar ve tapularının olduğunu, davalı şirketler üzerinde ..., ..., ... ve ... tarafından yapılan muvazaalı işlemlerle şirketlerin içi boşaltılarak kendi çekirdek aile bireylerinin üzerine mal ve para kaçırma işlemleri ile bu kişilerin haksız olarak zenginleştirilmesi,

davacının da miras bırakanlarına kalması gereken maddi değerlerin yapılan hileli ve muvazaalı işlemlerle bunlardan yoksun bırakılması ve dolayısıyla da davacının haklarının zayi edilmesi nedeniyle bu haklarının tespit edilerek mirasçılık hissesi oranında tazmin edilmesi amacıyla başvuru zorunluluğu doğduğunu belirterek;

kuruluştaki ortak olan müvekkilin ... ın 1/3 hissesinin sonraki dağılım sürecinin ve bu dağılım sonucunda adilane paylaşım olması halinde davacının hissesine düşmesi gereken hissenin tespitine, davalı şirketler ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile bunların eş ve çocuklarının aylık harcama ve banka hesap hareketlerinin tespitini, tüm malvarlıkları ve kendilerine ait banka hesapları üzerine tedbir konulmasına,

şirket hesaplarına tedbir konulmasını, tüm bu süreç içerisinde davalıların mal kaçırma ihtimalleri yüksek olmakla dava süresince davalı şirketleri yönetmek üzere kayyım atanmasına ve kayyımın vereceği rapor doğrultusunda dava süresince davacıya ödeme yapılmasına, davacının murisi kayınpederi ...'nın öldüğü tarihteki hisse oranı, bu tarih itibari ile şirketin ve kendisinin malvarlığının tespitine, kuruluştan bugüne tüm ortakların, eş ve çocuklarının banka hesap hareketleri ve malvarlığının tespitini, müvekkilinin Elektronik San.ve Tic.

Ltd. Şti ve Kocaeli Kaya Otomotiv Sanayi ve Tic.

A.Ş. ortaklığından haklı nedenler sebebi ile çıkarılmasına, tüm bu tespitlerden sonra müvekkilin murisleri eşi ... ve kayınpederi ...'ya ortak olduğu şirketlerden dolayı davalılardan kalması gereken hisse ve malvarlığı değerlerinden yoksun kaldığı malvarlığının tespitine, davacının mirasçılık payı oranında zararlarının oran temelli tazminine, tüm davalılardan haksız fiil tarihinden itibaren avans fazi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece şirketin içinin boşaltıldığı, davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığı ve davacıya bugüne kadar şirket ortaklığından kaynaklanan haklarının da ödenmediği ve bu konuda cevap dişlekçesinde de cevap verilmediği nazara alındığında TTK 638/2 uyarınca şirket mallarının korunmasına yönelik diğer tedbirlerin incelenmemiş olması ve bu bağlamda en azından şirketin mal varlıklarının korunması amacı ile onay kayyımı atanmasına ilişkin karar verilmemiş olması nedeni ile tedbirin reddine ilişkin kararın kaldırılmasının zorunlu bulunduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalılar vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER

Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/11/2022 tarih, 2022/574 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; ortaklıktan çıkma ve zarar tazmini istemlerine ilişkindir.

Talep; ihtiyati tedbir ve kayyım atanması istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacının dava dilekçesinde belirttiği nedenlerle muvazaalı işlemlerle şirketin içinin boşaltıldığını, davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını ve davacıya bugüne kadar şirket ortaklığından kaynaklanan haklarının da ödenmediğinini ileri sürerek davalıların mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını ve şirkete kayyım atanmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince taleplerin reddedildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

TTK'nın 235-(1) maddesinde; "Haklı sebeplerin varlığı hâlinde temsil yetkisi, bir ortağın başvurusu üzerine, mahkemece kaldırılabilir. Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde mahkeme temsil yetkisini ihtiyati tedbir olarak kaldırıp bu yetkiyi bir kayyıma verebilir. Kayyımın atanmasını, görevlerini, mahkemece verilen temsil yetkisini ve bunların sınırlarını, mahkeme resen tescil ve ilan ettirir." hükmü bulunmaktadır.

6102 sayılı TTK'nın 638 (2) maddesine göre; Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.

6100 sayılı HMK.'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389-(2). maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 390-(3). maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.

Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK.'nun ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.

Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.

Bir taraf iddiasını, mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.

Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'nda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/01/2013 tarih 2012/17605 Esas 2013/49 sayılı kararında belirtildiği üzere, şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirket müdürünün azli davalarında verilecek tedbirlerin şirketin hayatını devam ettirebilmesinde sakınca doğuracak mahiyette olmaması gerekir.

Bu bağlamda, davacının ileri sürdüğü nedenler, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu gözetildiğinde; talebe konu tedbir istemleri yönünden gerekli olan yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada gerçekleşmemesi, davacının iddialarının varlığı ve kapsamının yargılamayı gerektirmesi, ayrıca davalı şirkette organ boşluğu bulunmaması, kayyım atanması için yasal koşulların da oluşmaması karşısında, ilk derece mahkemesince, verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacı ve gerçek kişi davalıların T.C. Numaralarının, davalı şirket ve vekilinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297-(1)-b) maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

2-Bakiye 99,20-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/03/2023

... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip... ¸e-imzalıdır.

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/134, K. 2023/462, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Dava
  5. Dava Tarihi :15/11/2022
  6. Talep
  7. Talep Tarihi :15/11/2022
  8. Karar Tarihi : 21/03/2023
  9. Kr. Yazım Tarihi : 21/03/2023
  10. Gereği Düşünüldü
  11. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  12. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  13. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  14. Deliller
  15. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  16. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/134
Karar No
2023/462
Tarih
21 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/135 K.2023/150
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/135 K.2023/169
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/135 K.2023/156
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/135 K.2023/131
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/135 K.2023/205
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/135 K.2023/169

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.