İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1490 K.2024/1952

:2-... - ... - ... :3-... - ... - ... :4-... (T.C. NO:...) - ...

Esas2023/1490Karar2024/1952Tarih26 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.110 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Aralık 2024
Dosya no
2023/1490
Karar no
2024/1952
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
22/02/2023
Numarası
2022/672 Esas - 2023/128 Karar
Davacı
1-... (T.C. NO:... - ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.110 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

:2-... - ... - ... :3-... - ... - ... :4-... (T.C. NO:...) - ...

VEKİLİ

Av. ... - ... DAVALI :... - ...

VEKİLİ

Av. ... - ...

DAVA

Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptal

DAVA TARİHİ :06/07/2022

KARAR TARİHİ :26/12/2024

KR. YAZIM TARİHİ :30/12/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in ihraç kararı kesinleşmediğinden üyelik hak ve yükümlülüklerinin devam etmekte olduğunu, davacı ...'nin üyelik kayıtlarının kesinleşmeksizin icra edildiği ve üyelik kayıtlarının resmi olarak sonlandırıldığını, Ticaret Bakanlığı bünyesinde tutulan KOOPBİS kayıtlarından da silindiğini, mevcut şartlarda davacı ...'nin 29/07/2022 tarihli genel kurul katılımında sorun yaşayacağını, davacı ...'nin ortaklar defterine kaydının yapılarak ortaklıklarının aktif hale getirilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... Davacılar ..., ... ve ...'in davasının KABULÜNE, davalı kooperatif yönetim kurulunun ortaklıktan ihraca ilişkin 18/05/2022 tarihli 55 sayılı kararının İPTALİNE, 2-Davacı ...'in davasının KABULÜNE, davacı ...'ın davalı nezdinde bulunan muris ...'e ait 127 nolu üyeliği mirasçılardan devralarak 30/05/2022 tarihinden itibaren davalı ...nin ORTAĞI OLDUĞUNUN TESPİTİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtarın elden tebliğ edildiğine dair senet ilk derece mahkemesi tarafından yok sayılması hukuka aykırı bulunduğunu, ...’in ihracı prosedürüne ... ve ...’in miras payının bir etkisi olmadığını, ilk derece mahkemesinin kabulünün aksine kooperatif yönetim kurulunun diğer mirasçılara karşı ihtar ve ihraç usulünü işletmesini gerektirecek bir husus bulunmamasının yanısıra, bu yönde bir işlem yapacak yetkisi de bulunmadığı zira ... ve ... kooperatif üyesi olmadığını, ihraç kararının alındığı yk toplantısında, toplantı usulü bakımından iptali gerektirecek bir husus bulunmadığını,

...’in kooperatif ortağı olduğunun tespitine ilişkin karar, yargılama yetkisinin sınırlarının çok açık bir şekilde aşılması olup bu davada, davacı ... bakımından yargılanan işlem; ...'in kooperatife üye kabul edilmesi talebinin, devreden ...'in devir tarihinden önce ihraç edilmiş olması nedeniyle reddine ilişkin işlem olduğu, devir olgusunun geçerli kabul edilmesi, davacı ...'in doğrudan üyeliğe kabul edilmesi sonucunu doğurmadığını çünkü kooperatif üyeliğine ilişkin başka kriterler de bulunduğu,

yargı yetkisi, dava konusu edilen işlemle sınırlı olup yargılama yetkisi, dava konusu edilen işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetleme yetkisi ile sınırlıdır, Mahkemeler, tarafların yerine geçerek doğrudan işlem yapmak yetkisine de sahip değildir, Mahkemece, hiç bir teknik inceleme yapılmadan, davacı ...'in kooperatif üyelik koşullarını taşıdığına karar verilmesi hukuk ihlali olup eksik inceleme ile karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın tümüyle reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece her iki davacı açısından davanın kabulüne karar verilmesi hukuken doğru olup mevcut şartlar altında her iki davacı taraf açısından ayrı ayrı vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesinin dosya kapsamına uygun düşmediğini beyan ederek, her iki davacı taraf açısından ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 22/02/2023 tarih, 2022/672 Esas - 2023/128 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; kooperatif yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacıların, 01/10/2020 tarihinde vefat eden ...'in mirasçıları olduğu, murisin davalı kooperatifin 127 nolu üyesi olduğu, kooperatif kayıtlarına sadece ...'nin ortak olarak işlendiği, üye olarak davacı ... gözükmekle beraber, davacıların birlikte kooperatifin D1 yetki belgesinde kayıtlı olan ve yolcu taşımacılığında kullanılan ... plakalı araçlarını 06/12/2021 tarihinde sattıkları anlaşılmaktadır.

Kooperatif Anasözleşmesinin Ortaklık şartları başlıklı 10/5 maddesine göre üyenin kooperatifin amacına uygun motorlu aracı bulunması ortaklık şartı olarak düzenlenmiştir. Bu hükme istinaden davalı kooperatifçe, davacı ...'ye altı aylık süre tanınarak eksikliği giderilmesinin istendiği, bu süre içerisinde eksiklik davacı ... tarafından giderilmediğinden üyelikten ihracına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Kooperatif diğer davacı ...'ın, muristen intikalen diğer davacılara geçen kooperatif üyeliğini Sakarya 6. Noterliğinin 30/05/2022 tarihli 9936 yevmiye sayılı sözleşmesi ile devralmasını da bu sebeple kabul etmemiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından davacı ...'ye yapılan ihtarın geçersiz olması, sadece ...'ye yönelik işlem yapılması, usulüne uygun yönetim kurulu toplantısı çağrısı yapılmadığı gerekçeleri ile davacı ...'nin üyelikten çıkarılmasının iptaline, bu işlemin iptali ile ortaklık şartlarını taşıdığından diğer davacı ...'ın ortaklığının tespitine karar verilmiştir.

Anasözleşmenin 11/2 maddesine göre ortaklığa kabul yönetim kurulunun kararı ile gerçekleşmektedir. Ancak somut olayda miras hakkından kaynaklanan bir üyelik söz konusudur. Murisin ölümü ile davacı ... ve çocukları olan ... ve ... halefiyet ilkesi gereği yasal olarak kooperatif üyesi olmuşlardır. Ancak kooperatif tarafından yalnızca davacı ... ortak olarak kabul edilmiş ve bütün işlemler davacı ...'nin üyeliği üzerinden işlem görmüştür.

Anasözleşmede ölen ortağın durumu m.16'da "Ölen ortağın kanuni mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek kooperatife bildirmeleri halinde, ortaklık hak ve yükümlülükleri kanuni mirasçıları lehine devam eder.

Mirasçıların temsilci tayin etmemeleri veya ortaklığa devam etmek istememeleri halinde, ölen ortağın alacak ve borçları 15 inci madde hükümlerine göre tasfiye edilir" şeklinde düzenlenmiştir. Konuya ilişkin hükmün nasıl uygulanacağını Yargıtay istikrar kazanmış kararlarında şu şekilde ifade etmektedir:

"...Dava, muris hakkındaki ihraç kararının iptali ile kooperatif üyeliğinin davacı murisleri adına tespiti istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında "Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer.

Anasözleşmede gösterilecek şartlarla, ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir" hükmüne; kooperatif anasözleşmesinin 16. maddesinde ise "Ölen ortağın kanuni mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek kooperatife bildirmeleri halinde, ortaklık hak ve yükümlülükleri kanuni mirasçıları lehine devam eder.

Mirasçıların temsilci tayin etmemeleri veya ortaklığa devam etmek istememeleri halinde, ölen ortağın alacak ve borçları 15. madde hükümlerine göre tasfiye edilir." hükmüne yer verilmiştir.

Bu durumda, anılan yasa ve anasözleşme hükümleri ile getirilen düzenlemenin amacı ve özü gözetildiğinde davalı kooperatifçe ölüm olayının kooperatife bildirildiği tarihte, ölen ortağın mirasçıları ve adresleri ayrı ayrı belirlenip mirasçıların anasözleşmenin 16. maddesi uyarınca temsilci tayin edip bildirmeleri ve ortaklığa devam edip etmeyecekleri konusunda uyarılmaları gerekir..."(Yargıtay 23.HD. 2018/2350 E. 2021/72 K.)

Bu hüküm gereğince kooperatif tarafından mirasçılara kooperatif üyeliğine devam edip etmeyecekleri, temsilci atayıp atamayacakları noktasında bir uyarının tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Yani mevcut durumda daha davacıların kooperatif üyeliğine devam edip etmeyeceği, temsilci atanıp atanmayacağı, mirasçıların iradelerinin ne yönde olduğu dahi tespit edilmemiştir.

Davacıların ... plakalı araçlarını 06/12/2021 tarihinde sattıkları anlaşılmaktadır. Kooperatif anasözleşmesinin 10/5 maddesine göre kooperatifin amacına uygun motorlu aracı bulunmak, ortaklık şartı olarak düzenlenmiş, m.14/1'te 10'uncu maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenlerin ortaklıktan çıkarılacağı hükme bağlanmıştır.

Murisin ölümü ile davacı kendi adına mirasçı olarak kooperatif üyesi olmuş, çocuklarına da velayeten üye olmuştur. Ancak çocukların kooperatif üyesi olduklarına ve annelerinin kendilerini velayeten temsil ettiklerine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır.

TMK. M.352 gereğince "...Ana ve baba, velâyetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler; kural olarak hesap ve güvence vermezler. Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hâkim müdahale eder...". Buna göre velayet kendisinde bulunan anne veya baba çocuk mallarını kimsenin izni veya onayına ihtiyaç duymadan yönetir.

Ancak velinin bu yönetimi çocuk malları üzerinde, çocuğun üstün yararına aykırılık teşkil ettiği takdirde hakim bu duruma müdahale eder. Çocuk mallarının veli tarafından yönetimi genel hatları ile bu şekilde olmakla beraber, çocuk ile velinin çıkarları çatıştığı durumlarda velinin yaptığı işlemlerde, çocuğa temsil kayyımı atanması gerekebilir.

Kaynağını TMK.426/2'dan alan bu durumu kanun; "bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa temsil kayyımı atanmalıdır." şeklinde düzenlemiştir.

Kooperatifler Kanununun 98. maddesine göre kooperatifler kanununda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı kuşkusuzdur. Yargıtay 11.HD.nin 2016/11335 E., 2018/34/58 K. sayılı ilamında, anonim şirkete ilişkin bir uyuşmazlıkta, davacının, küçüğün velisi olduğu durumlarda, aynı zamanda yasal temsilcisi olsa da, ikisinin de aynı şirketin ortakları olmaları nedeniyle aralarında menfaat çatışması bulunduğundan, TMK'nın 426. maddesi gereğince kayyım atanması gerektiğinine karar verilmiştir.

Yargıtay 2.HD'nin 20.07.2011 Tarih, 2010/22588 E., 2011/12782 K.sayılı kararında miras bırakanın ortağı olduğu şirketteki hisselerin mirasçılara intikali ve mirasçılar arasında ergin olmayan bir çocuk bulunduğuna göre şirketteki hisselerin idaresiyle ilgili olarak bu çocuğun yasal temsilcisi ile çocuğun menfaati çatışma halindedir.

Öyleyse, yasal temsilci ile küçüğün menfaatleri çatıştığından Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi gereğince kayyım tayin edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Bu bilgilere ve mevcut duruma göre, ölen eşin mirasçılarına kooperatif üyeliğine devam edip etmeyecekleri, temsilci seçip seçmeyeceklerini bildirmeleri için kooperatif tarafından uyarı tebliğ edilmeli, veli tarafından mirasçılarca kooperatif üyeliğine devam edilmesi kararı verildiği takdirde, veli ile velayet altındaki çocuklar arasında menfaat çatışması bulunduğundan temsil kayyımı atanmalı, temsil kayyımı tarafından kooperatif üyeliğine devam edilmesi çocukların menfaatine bulunduğu takdirde, çocuklar yönünden de kooperatif üyeliğine devam edildiğinin kabul edilmesi,

bu işlemler için temsil kayyımı atanması ve bu işlemlerin temsil kayyımınca yapılması, mirasçılar tarafından kooperatif üyeliğine devam edileceği beyan edildiğinde, tüm mirasçılara (çocuklar yönünden temsil kayyımına) kooperatif üyeliği için istenen eksikliklerin giderilmesi için süre tanınması, eksiklik giderilmediği takdirde mirasçıların kooperatif üyeliğinden çıkartılması düşünülmelidir.

Somut olayda yukarıdaki tespitlere konu işlemlerin hiçbiri yapılmadığından, davacı ve çocukları külli halefiyet esasına göre kooperatife üyeyken, yalnızca anne ... kooperatif üyesi yapılarak ve çocukların kooperatife üyeliği göz ardı edilerek, baştan itibaren hukuksuz ve yok hükmünde işlemler tesis edilmiş durumdadır. Kooperatif üyeliği anne ile birlikte çocuklara da aittir.

Çocuklara kayyım atanarak kooperatif üyeliğine devam hususunda temsilci atayıp atamayacakları, kooperatif üyeliğine devam edip etmeyecekleri, devam yönünde irade gösterildiği takdirde, kooperatif üyeliği şartı olan araç temin etme hususunun ihtarının anne ile birlikte çocuklar yönünden kayyıma da yapılmaması nedenleriyle, baştan itibaren hukuksuz olan kooperatif yönetim kurulunun davacı ...'nin ortaklıktan ihracına ilişkin 18/05/2022 tarihli 55 sayılı kararı yok hükmündedir.

İlk derece mahkemesince davacılar ..., ... ve ...'in davasının açıklanan bu gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçe ile kabulü doğru olmadığında kararın kaldırılarak davalı kooperatif yönetim kurulunun 18/05/2022 tarihli 55 sayılı kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere kooperatifin 18/05/2022 tarihli 55 sayılı kararı yok hükmünde olduğundan, davacılar ..., ... ve ...'in üyelik işlemlerine ilişkin işlemler henüz yerine getirilmediğinden ve davacı ...'ın ortaklığı diğer davacılardan devralması olanaklı olmadığından davacı ...'ın üyeliğin tespiti davasının reddine karar verilmelidir.

Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Bu nedenlerle; yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;

1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle REDDİNE;

2-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 22/02/2023 tarih, 2022/672 Esas - 2023/128 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,

YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,

a-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; Davacılar ..., ... ve ...'in davasının KABULÜNE, davalı kooperatif yönetim kurulunun ortaklıktan ihraca ilişkin 18/05/2022 tarihli 55 sayılı kararının yok hükmünde olduğunun tespitine,

b-Davacı ...'in, davalı ...nin ortağı olduğunun tespiti istemli davasının REDDİNE,

c-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile 346,90-TL bakiye harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

ç-Davacılar tarafından yapılan 80,70-TL dava başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı ve 457,25-TL posta giderinden ibaret toplam 630,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine,

d-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,

e-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,

e-Kararın kesinleşmesinden sonra dosya arasında bulunan (...'ye yapılan ihtar konulu, tarihsiz) belge aslının davalı Kooperatife iadesine,

f-Tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

g-HMK 321/2 maddesi gereğince gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğine,

3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;

a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harçlarının hazineye irad kaydına,

b-Davalının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine,

c-Davalı tarafından yapılan 492,00-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

ç-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 247,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

e-Davacı tarafça yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının mahkemesince davacı tarafa iadesine,

f-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nın 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/12/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1490, K. 2024/1952, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Vekili
  5. Dava
  6. Dava Tarihi :06/07/2022
  7. Karar Tarihi :26/12/2024
  8. Kr. Yazım Tarihi :30/12/2024
  9. Gereği Düşünüldü
  10. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  11. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  12. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  13. Deliller
  14. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  15. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1490
Karar No
2024/1952
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1501 K.2024/1928
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2023/1502 K.2024/1527
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1511 K.2024/1924
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1518 K.2024/1971
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1520 K.2024/1953
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1521 K.2024/1973

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.