KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İncelenen Kararın :1- Yu Group Gayrimenkul Yatırım A.Ş. :2- Ddlar Group Gayrimenkul Yatırım Ltd. Şti
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1938 - 2025/598
- Dosya no
- 2023/1938
- Karar no
- 2025/598
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11/05/2023
- Numarası
- 2022/402 Esas - 2023/282 Karar
- Davacı
- YU GROUP GAYRİMENKUL YATIRIM A.Ş. - DDLAR GROUP GAYRİMENKUL YATIRIM LİMİTED ŞİRKETİ SERDİVAN PROJESİ ADİ ORTAKLIĞI Adına;
- Vekilleri
- Av. ...... - Av. .....
- Davalı
- SOMPO SİGORTA A.Ş.
- Vekilleri
- Av. .... - Av. .... - Av. ....
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/02/2022
- Kr. yazım tarihi
- 07/04/2025
Karar Metni
1.825 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Cadde 54 AVM’de yer alan inşaat alanının, ileride doğabilecek tüm rizikolara karşı önlem amacı ile SOMPO Sigorta’dan ... poliçe numarası ile İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirildiğini, sigorta poliçesi’nin süresi devam etmekte iken Aralık 2020 tarihine kadar gerçekleşen aşırı ve yoğun yağışlar sebebiyle henüz inşası devam eden müvekkil şirkete ait proje alanındaki asansör kuyularında su baskınlarının meydana geldiğini,
durumun müvekkil adi ortaklık ile aralarındaki 22.02.2018 tarihli sözleşme uyarınca asansörlerin mekanik montajlarından sorumlu dava dışı Hyundai Elevator Asansör ve Servis Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye bildirildiğini, akabinde 10.07.2020 tarihinde yürütülen ön saha kontrolleri neticesinde Şubat 2020 tarihinde mekanik montajları tamamlanmış olan 41 adet asansör için su teması sonrası korozyona ve hasara uğrayan malzemeler olduğunun ortaya çıktığını, dava dışı Hyundai tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda toplamda 18 adet asansörün arızalandığının müvekkil adi ortaklığa bildirildiğini,
Hyundai tarafından düzenlenen 01.12.2020 tarihli teklif formunda işbu hasarlı asansörlerin tamir ve bakım masrafları için toplamda 13.250,00 Amerikan Doları + KDV teklif edildiğini, müvekkil adi ortaklık tarafından 17.02.2021 tarihinde 108.311,46-TL'nin Hyundai’ye ödendiğini, müvekkil adi ortaklık tarafından öğrenilir öğrenilmez 08.12.2020 tarihinde durumun davalıya ihbar edildiğini, açılan hasar dosyasının davalı tarafından incelenmesinin akabinde SOMPO Sigorta tarafından müvekkil adi ortaklığın hasar tazmini talebinin 18 adet asansörün tek seferde arızalanamayacağından,
bu sebeple her bir asansörün ayrı bir hasar olmak üzere toplam 18 adet hasar olarak değerlendirilmesi gerektiğinden ve işbu değerlendirmede her asansör için 13.500 Amerikan Doları zararın söz konusu olamayacağından, Sigorta Poliçesi kapsamında hasarlarda minimum 2.500 Amerikan Doları muafiyet bulunduğundan, dolayısıyla ilgili hasarın muafiyet altında kaldığından bahisle reddedildiğini,
müvekkil adi ortaklığın zarar tazmini talebinin davalı tarafından reddedilmesi akabinde işbu hasarlı asansörlerin tadilatı için Hyundai tarafından verilen teklif kapsamında sunulan bedelin müvekkil adi ortaklık tarafından proje inşaatının devamlılığının sağlanabilmesi gayesiyle kabul edilerek ve 108.311,46 TL tutarındaki ödeme gerçekleştirilerek,
18 adet asansörün tadilat işlemleri tamamlanmak zorunda kalındığını, davalı sigorta şirketi tarafından zararın tazmin edilmemesi üzerine Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/14 Değişik İş numaralı dosyasında delil tespiti yaptırıldığını, davalıya karşı yargı sürecine geçilmeden 02.09.2021 ile 09.11.2021 tarihli iki adet ihtarname gönderilerek müvekkil adi ortaklığın zararının tazmininin talep edildiğini, ihtarnamelere rağmen davalının taleplerini yine reddettiğini, aşırı yağışlar nedeniyle gerçekleşen rizikonun taraflar arasında akdedilen sigorta sözleşmesi teminatı kapsamında kaldığını,
hasar dosyasında gönderilen yazıdaki iddiaların tam aksine asansörlerin tek seferde ve aynı anda hasarlandıklarını, Sulh Hukuk mahkemesinden aldırılan bilirkişi raporunun da bu hususu desteklediğini, uğramış olunan zararın davalının iddialarının aksine sigorta muafiyeti kapsamında kalmadığını, müvekkil adi ortaklığın 88.947,46 TL zararının davalı sigorta şirketine yapılan hasar bildirim tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını, zarara ilişkin gerekli önlemlerin alınıp alınmadığın araştırılması gerektiğini, yapılan ekspertiz çalışması neticesinde, hasar rakamının 13.250,00 USD olduğunun tespit edildiğini, 18 adet asansörde hasar meydana gelmiş olup, hepsinin tek seferde hasarlanmasının mümkün olmayacağını, 18 ayrı muafiyet uygulanması gerektiğini, bu durumda hasar rakamının poliçe muafiyeti altında kaldığını, dava konusu zarar muafiyet bedeli altında kaldığından sigorta şirketinin sorumluluğunun doğmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Davanın kısmen kabulü ile, 16.778,94-TL tazminatın 22/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında, dosyada mübrez bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporunda yer verilen hususların hükme esas teşkil etmesi hatalı olduğu zira bilirkişi raporlarında eksik sigorta düzenlendiği gözetilerek hasar tutarına ve sigorta bedeline ilişkin yapılan hesaplamaların kabulü mümkün bulunmadığı gibi belirtilen eksik sigorta hususu, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ile taleple bağlılık ilkesini açıkça ihlal etmekte iken bu hususun yerel mahkeme tarafından gözetilmesi hukuka aykırı olduğunu,
yerel mahkeme kararında yer verilen ve davaya konu asansörlerde meydana gelen hasara ilişkin teknik değerlendirmeler ve sair deliller ile de ispatlandığı üzere proje sahasında gerçekleşen aşırı ve yoğun yağışlar sebebiyle bahse konu 18 adet asansör, tek seferde ve aynı anda hasarlanmış, ne var ki, ilk derece mahkemesi’nin kararına esas teşkil eden bilirkişi raporlarında eksik sigorta düzenlendiğine ilişkin yapılan tespitlerin kabulü mümkün olmayıp bu yöndeki tespitlere Yerel Mahkeme tarafından itibar edilerek hüküm verilmesi,
usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, bu minvalde davalı SOMPO Sigorta, “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.” hükmünü amir Türk Ticaret Kanunu’nun 1409.maddesinin 1.fıkrası gereğince somut olayda meydana gelen aşırı ve yoğun yağış neticesinde bahse konu asansörlerde vuku bulan hasar sebebiyle Müvekkil Şirket’in katlanmak durumunda kaldığı zararın tamamının tazmininden hukuken sorumlu olduğu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın tümden kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 11/05/2023 tarih, 2022/402 Esas - 2023/282 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacının, Cadde 54 AVM’de yer alan inşaat alanı davalı SOMPO Sigorta’dan ... poliçe numarası ile İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, Aralık 2020 tarihine kadar gerçekleşen yağışlar sebebiyle asansör kuyularında su baskınlarının meydana geldiği, durumun dava dışı Hyundai Elevator Asansör ve Servis Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye bildirildiği, dava dışı Hyundai tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda toplamda 18 adet asansörün arızalandığının bildirildiği,
Hyundai tarafından düzenlenen 01.12.2020 tarihli teklif formunda işbu hasarlı asansörlerin tamir ve bakım masrafları için toplamda 13.250,00 Amerikan Doları + KDV teklif edildiği, davacı tarafından 17.02.2021 tarihinde 108.311,46-TL'nin Hyundai’ye ödendiği, durumun davalıya ihbar edildiği,
davalı SOMPO Sigorta tarafından 18 adet asansörün tek seferde arızalanamayacağından, bu hasarların ayrı ayrı 18 adet hasar olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, her asansör için 13.500 Amerikan Doları zarar söz konusu olamayacağından, Sigorta Poliçesi kapsamında hasarlarda minimum 2.500 Amerikan Doları muafiyet bulunduğundan, dolayısıyla ilgili hasarın muafiyet altında kaldığından bahisle reddedildiği, davalı sigorta şirketi tarafından zararın tazmin edilmemesi üzerine Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/14 Değişik İş numaralı dosyasında delil tespiti yaptırıldığı,
bu kapsamda davalının haksız olması nedeniyle davanın kabulünü talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı ise; dava konusu talebin sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını; zarara ilişkin gerekli önlemlerin alınıp alınmadığın araştırılması gerektiğini, yapılan ekspertiz çalışması neticesinde, hasar rakamının 13.250,00 USD olduğunun tespit edildiğini, 18 adet asansörde hasar meydana gelmiş olup, hepsinin tek seferde hasarlanmasının mümkün olamayacağını, 18 ayrı muafiyet uygulanması gerektiğini, bu durumda hasar rakamının poliçe muafiyeti altında kaldığını, dava konusu zarar muafiyet bedeli altında kaldığından sigorta şirketinin sorumluluğunun doğmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk derece Mahkemesi tarafından Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/14 Değişik İş. Sayılı delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile yetinilmemiş, 22/11/2022 tarihinde alınan bilirkişi heyeti raporunda asansör ve elemanlarında korozyona mağruz kalma sürecinin aynı anda başladığı, asansörlerin tamiratı veya çalışabilir hale getirilmesi için yedek parça ve işçilik bedelinin 88.947,46 TL olduğu, 18 asansörün korozyon ve korozyona bağlı hasarları ayrı ayrı olarak değil tek hasar olarak değerlendirilmesi gerektiği ve eksik sigorta bedelinin bulunduğu tespit edilmiştir.
TTK.m.1462'ye göre "Sigorta bedeli, sigorta değerinden az olduğu takdirde, sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının zarara uğraması hâlinde sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat öder."
... nolu İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi incelendiğinde özel koşullar, muafiyetler, açıklamalar başlığı altında "..Bu poliçe belirtilen sigorta bedelinin proje nihai bedeline eşit olması esastır. Proje süresince enflasyon ve/veya keşif artışları nedeniyle sigorta bedelinde meydana gelmiş yada gelebilecek değişiklikler sigortacıya bildirilecek olup aksi halde genel şartların 15/5 maddesi gereğince hasar tazminat hesabı yapılacak ve eksik sigorta söz konusu olabilecektir.
Poliçede belirtilen inşaat süresinin uzaması halinde Sigortalı'nın Sigortacı'ya yazılı uzatma talebinde bulunması kaydıyla, yeniden belirlenecek ek prim karşılığında teminat süreleri uzatılabilecektir..." düzenlemesine yer verilmiştir.
İnşaat Sigortası Genel Şartları(Tüm Riskler) A.2'de "Poliçede gösterilen sigorta bedelinin (var ise gümrük, vergi, resim ve harçları ile nakliye ve işçilik masrafları dahil) proje bitiminde ulaşılacak nihai proje değerine eşit olması esastır.
" düzenlemesi bulunmaktadır.
İnşaat Sigortası Genel Şartları(Tüm Riskler) A.6'da ise "Hasar halinde poliçede belirtilen sigorta bedelinin A.2 maddesinde belirtilen değerden düşük olması halinde sigortacı, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranı neden ibaretse, zararın o kadarından sorumludur." şeklinde eksik sigorta düzenlemesi yapılmıştır.
Davacı tarafından inşaat başlangıç tarihindeki inşaat birim maliyetleri üzerinden sigorta priminin hesaplandığı ve yatırıldığı, yukarıdaki düzenlemelere ve Genel Şartlara göre davacının güncel inşaat bedelini bildirip sonuca göre ek prim ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, davacı tarafından bu husus yerine getirilmediğinden eksik sigortanın bulunduğu yönündeki bilirkişi raporundaki tespitte ve Mahkemece bu raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davacı tarafından her ne kadar savunmanın genişletilmesi yasağının ihlal edildiği iddia edilmiş ise de, davalının cevap dilekçesinde eksik sigorta bedeli bulunduğu ve hesaplamanın buna göre yapılması gerektiğine vaka olarak dayandığı anlaşıldığından, bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında; davalı şirket adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 435,50*2=871,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1938, K. 2025/598, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama