İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2244 K.2025/655

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2023/2244Karar2025/655Tarih17 Nisan 2025Okuma11 dk · 2.233 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Nisan 2025
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/2244 - 2025/655
Dosya no
2023/2244
Karar no
2025/655
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/09/2023
Numarası
2022/389 Esas - 2023/833 Karar
Davacı
BKL BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ YAZILIM DANIŞMANLIK EĞİTİM TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Yalı Mah. İstasyon Cad. No:29a Darıca/KOCAELİ
Vekili
Av...
Davalı
JURCOM TEKNOLOJİ ANONİM ŞİRKETİ - Mecidiyeköy Mahallesi Mecidiyeköy Yolu Cad. Celıl Ağa Iş Merkezı Apt. No:10/39 Şişli/İSTANBUL
Vekili
Av...
Dava
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
17/05/2022
Kr. yazım tarihi
17/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.233 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketin KVKK danışmanlığı kapsamında, teknik hizmetleri üstlenmek üzere işbirliği yaptığını, bir çok şirkete davalı şirketle birlikte gidip , görüştüğünü, şirketlerden bir kısmına KVKK kapsamında teknik ve hukuki yardım sağlandığını, birlikte yapılan işler kapsamında kesilen faturalar karşılığında davacı şirkete davalı şirket tarafından 7 ayrı kez ödeme yapıldığını, davacı şirketinde, teknik hizmeti kapsamında davalı şirkete 4 adet fatura düzenlediğini, her faturadan önce davalı şirketten ve şirket yöneticilerinden sözlü onay alındığını,

davalı şirket ile yapılan yazışmalarda borcun 29.450,00 TL olduğu hususunun da konuşulduğu , herhangi bir itiraz olmadığını, davalı şirkete, dava konusu hizmete ilişkin faturalara yasal süresi içinde davalının itiraz etmediğini, davalıya düzenlenen faturaların, 25.12.2019 tarihli 8.500,00 TL bedelli, 30.10.2019 tarihli 11.950,00 TL bedelli, 24.07.2019 tarihli 53.000,00 TL bedelli, 03.07.2019 tarihli 15.000,00 TL bedelli olduğunu, davalı şirketin kısmi ödemeler yaptığını ancak icra takibine konu edilen bakiye kısım ödemediğini,

davalı şirket ile ortaklaşa olarak dava konusu alacağın nedeni olan hizmetin sunulduğunun delillerinden biri de ekte sunulan mail kayıtları olduğunu, MNG Havayollarına verilen hizmet için MNG havayolları yetkilisi ... ve davalı şirket çalışanı ... ile yapılan yazışmalar olduğunu, Ekte sunulu ekstrelerde ve 21 Mayıs 2020 tarihinde Jurcom'un Muhasebesi ile ilgilenen ... (...(....com) ile yazışmada 29.450,00 TL borç bakiyesi hakkında mutabık olunduğunu, sonrasında 24.07.2020 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yapıldığını, geriye dava konusu 24.450,00 TL'lik borç kaldığını, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, açıklanan nedenlerle,

asıl alacakla birlikte % 20 inkar tazminatının ticari faiziyle davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından düzenlenen faturada görünen yazılımın gerçekte olmadığı gibi hiç var olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı firma tarafından müvekkile getirilen işler karşılığında hak ettiği komisyonlar adına kesildiğini, davacı firma, müvekkil firma üzerinden Teknopark Mevzuatı'na aykırı şekilde işi yapmış olduğu belli olmayıp, TEKNOPARK'tan atılmamak için muvazaalı bir şekilde sunmuş olduğu faturaları düzenlediğini, davacı firmanın gerçekte, faturada belirtilen "KVA Arama Motoru" adında geliştirilmiş ve çalışan bir yazılımları bulunmadığını,

sistemlerinde de hiç bir zaman böyle bir yazılım kurulmadığını, TBK'na göre "Komisyoncu, ücretinin ödenmesini kendisine verilen işi yapınca isteyebileceği gibi, işin yapılmaması vekâlet verene yükletilebilen bir sebepten kaynaklanması hâlinde de isteyebilir." şeklinde amirdir, davacı firmanın düzenlediği muvazaalı faturaları dayanak alarak,

hizmetini sağlamadığı bir alacak kalemi üzerinden TEKNOPARK mevzuatı, TTK ve TBK'yı arkadan dolanmak suretiyle TMK m.2'ye aykırı şekilde müvekkilden 24.450,00 TL fatura bedeli talep ettiğini, davanın İstanbul Mahkemelerinde açılması gerektiğini, taraflar arasında sayılan sözleşmelerden hiç birisinin olmadığını, yapılan iş modelinin, müşteriler tarafından çıkarılacak risk raporlarında teknoloji çözümleri için bir partner önerisi istenmesi durumunda, davacı firma BKL'yi yönlendirmeye ve BKL'ye ait olan SIEM ürünü denilen log ile alakalı bayilik yaptıkları SureLog isimli,

sahibi başka bir firma olan ürünü önereceğimizi ve oradan satış yapılması durumunda bu satışların tamamen kendilerine ait olacağının belirlendiği kazan-kazan modeli olduğunu, davalı firmanın, davacı firmaya borcu bulunmadığını hatta fazla ödemelerden dolayı alacaklı konumda olduğunu, ödeme emrinde yasal faiz talep edildiğini, iş bu davada ise ticari faizin talep edildiğini, açıklanan nedenlerle, davalının sistemlerine faturada yazılı olan arama motorunun kurulup, kurulmadığının tespiti için mevzuata hakim ve alanında uzman bir bilirkişi inceleme raporu talep ettiklerini, TEKNOPARK'a,

davacı tarafından sunulan faturalarda belirtilen "KVA Arama Motoru" adlı yazılımın olup, olmadığı hususun bir müzekkere ile sorulmasını, açıklanan nedenlerle, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın REDDİNE, Davacı taraf aleyhine kötü niyetli şekilde takip başlatmış olduğundan asıl alacağın %10'undan az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/16813 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, 2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 4.890,00-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılmış bir yazılı cari hesap sözleşmesinin mevcut olmadığını, faturanın tek başına alacağın varlığı için yeterli olmadığını, dava konusu alacağın nedeni olan hizmetin sunulduğunu davacı tarafın kanıtlaması gerektiğini, sunulan hizmet bedelinin fazlası ile ödendiğini, her hangi bir borcun kalmadığını, uyuşmazlığın davacı tarafça faturası düzenlenen hizmetin davalıya yada davalı adına başka bir firmaya yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığını,

faturanın tek başına alacağın varlığına delil olmayacağını ve yine davalının da söz konusu faturaların altında yada her hangi bir belgede yer alan teslim alan kısmında imzasının bulunmadığını, dava konusu hizmetin verildiğinin ( teslimi ) hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6. ve HMK'nın 190 ve 200. maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebileceğini, istemlerine rağmen, mahkemece (yazılımcı bilirkişi) teknik bir bilirkişi heyete dahil edilmeden, fatura konusu hizmetin verilip verilmediği tespit edilmeden, sadece defter kayıtları incelenmek suretiyle uyuşmazlığın çözülmeye çalışıldığını, davacının,

TMK'nın 2. maddesine aykırı davranılması suretiyle hizmetini hiç vermediği yazılımları davalıya fatura ederek haksız kazanç peşinde olduğunu, karada belirtilen inkar tazminatının da hukuka aykırı olduğunu, kararın icrasının durdurulmasına, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddine, davacı taraf aleyhine kötü niyetli şekilde takip başlatmış olduğundan asıl alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya içerisine sunulan ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davalı şirketin borcunu konu alan mail yazışmalarında davalı şirketin borçlu olduğunun apaçık ortada olduğunu, dosya kapsamında tarafların ticari defterlerinin de incelendiği ve davalı şirketin borçlu olduğu, ticari kayıtlar itibariyle de ortaya çıktığını, dolayısıyla gelinen aşamada davalı şirket tarafından yapılan istinaf başvurusunun somut bir dayanağı kalmadığının açık olduğunu, davacı şirketin davalı şirket ile olan ticari ilişkisinin faturaların kesilmesinden sonra da devam ettiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2023 tarih, 2022/389 Esas - 2023/833 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava faturadan kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.

İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; Davacının davaya ve takibe konu 4 adet fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu, fatura bedellerinin bir kısmının ödenmesine rağmen takibe ve davaya konu edilen bakiye 24.450,00 TL’nin ödenmediğinden bahisle davacının davalı hakkında takip başlattığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.

İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.

İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.

Dava konusu faturaların düzenleme tarihi itibariyle, somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir.

Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.

TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı)

Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; davacı taraf takibe dayanak edilen 4 adet faturaya konu hizmeti davalıya verdiğini, davalının bir kısım ödemede bulunduğunu, ancak davalının takibe konu bakiye faturaların bedelini ödemediğini iddia etmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, hizmet veren tarafından gönderilen faturanın hizmet alan tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı)

Dosya arasına alınan davacı defter ve kayıtlarının incelenmesine yönelik bilirkişi raporuna göre, davacı firmanın 2019 ve 2020 yılı yasal ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, taraflar arasında faturaya konu ticari bir ilişkinin olduğu, davacının 4 adet fatura nedeniyle 88.450,00 TL alacak kaydının olduğu, buna karşılık davalının 64.000,00 TL ödeme yaptığı, bakiye kalan 24.450,00 TL yönünden bir ödeme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.

Yine davalının defterlerinin incelenmesi sonucu tanzim edilen bilirkişi raporuna göre ise, davacının 2019 yılı defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, 2020 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, davalının defter kayıtlarına göre davacının 4 adet fatura nedeniyle 88.450,00 TL alacak kaydının olduğu, buna karşılık davalının 64.000,00 TL ödeme yaptığı, bakiye kalan 24.450,00 TL yönünden bir ödeme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.

Bu şekilde davalının davacı tarafından gönderilen faturaları alıp ticari defterlerine kaydetmesi nedeniyle davalının anılan hizmeti aldığının kabulü gerekmiş, (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı) ayrıca davalının 6102 sayılı yasanın 21/2.maddesindeki yasal sürede anılan faturalara itiraz etmediği anlaşıldığından fatura içeriklerini de aynen kabul etmiş sayıldığı, bunun aksini gösteren bir delilin dosyaya sunulmadığı gibi, mail içeriklerinde aksi yönde tarafların anlaşmasının olduğunu gösteren bir kaydın olmadığı,

davalının aksine borç miktarında mutabık kaldıklarına dair mail içeriği de olduğu nazara alındığında davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Bu nedenlerle mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm isabetlidir.

Gerekçeli karar başlığında; taraf ve taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Alınması gereken 1.581,61-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 395,85-TL'nin mahsubu ile kalan 1.185,76-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2244, K. 2025/655, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2244
Karar No
2025/655
Tarih
17 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2245 K.2025/703
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2250 K.2025/707
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2251 K.2025/735
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2253 K.2025/659
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2255 K.2025/716
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2268 K.2025/619

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.