KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/2409
- Karar no
- 2025/772
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 03/05/2023
- Numarası
- 2022/673 Esas - 2023/263 Karar
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- SINIRLI SORUMLU 171 NOLU DENİZİM OTOBÜS VE MİNİBÜS MOTORLU TAŞIYICILAR KOOPERATİFİ - ... Yahyalar Mahallesi Çeşme Meydanı Cad. Pasaj 67 Bolk No:34 İç Kapı No : Z32 Adapazarı / SAKARYA
- Dava
- Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
- Dava tarihi
- 07/07/2022
- Kr. yazım tarihi
- 05/05/2025
Karar Metni
1.431 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı taraf 2008 yılında davalı kooperatif yönetim kurulu başkanına 500.000,00 TL bedelli senet verilip ve bu rakamın 25.000,00 TL'si 17/09/2009 tarihinde ödenip kooperatife 125 pay ile üye olma konusunda anlaşıldığını, bakiye ödemelerin taksitler halinde yapılmasının kararlaştırıldığını, daha sonra davacının kooperatifin güzergahında toplu taşımacılık hizmetinde bulunmaya başladığını ve sorumluluklarını yerine getirdiğini ancak kooperatife üye kaydının yapılmadığını ve üyeliğinin inkar edildiğini ve tekrar ücret istendiğini,
dolandırıldığını anlayınca davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, halen temyiz aşamasında olan Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/11 Esas 2019/10 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde kooperatif yönetim kurulu başkanı ...'ın zimmet suçundan mahkumiyetine ve diğer yönetim kurulu üyelerinin ise bakanlık müfettişi tarafından kendilerinden ibrazı istenilen kooperatif defter ve belgelerini vermemeleri üzerine 1163 sayılı kanuna aykırılıktan mahkumiyetlerine karar verildiğini,
ceza yargılaması kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ...'ın davacıdan aldığı toplam 504.900 TL tutarındaki senet ve çek bedellerini kooperatifin yasal defter kayıtları ile banka hesaplarına intikal ettirmek suretiyle uhdesine geçirdiğinin sabit görüldüğünü davacının kooperatif üyesi olmadığını öğrendiği ana kadar kooperatif adı altında ve kooperatif güzergahında yolcu taşımacılık hizmetini devam ettirdiğini ve o döneme ilişkin D1 yetki belgesinde kaydının bulunduğunu belirterek davalı kooperatife üye olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... -Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilden üyelik için istenen paranın kooperatif hesabına yatırılmasının istenmemesi, müvekkilden nakit ödeme ve senet alınması, kooperatif kurulu başkanının belirli bahanelerle müştekilerden paranın kendi hesabına yatırılması istenmiş ve senetleri kendi adına düzenleyerek kooperatife üye olmak isteyenleri üyelik vaadiyle kandırmış ve kişisel menfaat elde ederek kazanç sağladığını,
ceza dosyasında müvekkilin kooperatife üye olmak ve taşımacılık faaliyetinde bulunmak amacıyla farklı tarih ve bedellerle nakit ve senetlerin verildiği tespit edilmiş ayrıca Yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin kooperatif adına hareket ettikleri ispatlanmış, ceza dosyasında mahkemece alınan 07/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Ceza dosyasında sanıkların işledikleri suç fiillerinin kooperatif üzerinden yapıldığı, Müştekilerden alınan senet ve bedellerin kooperatif üyelik için alındığı,
sanık ile müştekiler arasında çek ve senet alışverişinin olmasının aralarındaki yakın ilişkiden değil kooperatife üye olmak istediklerinden kaynaklandığı, Kooperatif yönetim kurulu başkanının ve üyelerinin 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ait kooperatif yasal defter ve kayıtlarını teslim etmedikleri, sanıkların kooperatif adına hareket ettikleri, Müvekkilin taşımacılık faaliyeti yapmak ve üye olmak amacıyla bedel ödediği ve senetleri teslim ettiği anlaşılmakla, yerel mahkeme tarafından bu hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması,
davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2023 tarih, 2022/673 Esas - 2023/263 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacının, davalı kooperatif yönetim kurulu başkanına 500.000,00 TL bedelli senet verilip ve bu rakamın 25.000,00 TL'si 17/09/2009 tarihinde ödenip kooperatife 125 pay ile üye olma konusunda anlaşıldığı, bakiye ödemelerin taksitler halinde yapılmasının kararlaştırıldığı, daha sonra davacının kooperatifin güzergahında toplu taşımacılık hizmetinde bulunmaya başladığı ve sorumluluklarını yerine getirdiği ancak kooperatife üye kaydının yapılmadığı ve üyeliğinin inkar edildiği ve tekrar ücret istendiği,
kooperatif üyesi olmadığını öğrendiği ana kadar kooperatif adı altında ve kooperatif güzergahında yolcu taşımacılık hizmetini devam ettirdiği ve o döneme ilişkin D1 yetki belgesinde kaydının bulunduğunu belirterek davalı kooperatife üye olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun (KK) 1. maddesinde de açıklandığı üzere, kooperatifler; ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla, gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan tüzel kişiliklerdir.
Kooperatif ortağı olmada “açık kapı ilkesi” geçerlidir. Ortak olmak için yöneticilerin istekleri değil, objektif şartların gerçekleşmesi yeterlidir. Ortaklığı devralan, kooperatif ana sözleşmesindeki ortaklık şartlarını taşıyorsa, devralanın talebi halinde kooperatif tarafından üyeliğe kabulü zorunludur.
Türk hukukunda kooperatif ortaklığı devir edilebilir. Ancak ortaklık sıfatı, payın devralınması ile otomatik kazanılamaz, devralanın giriş isteminde bulunması, yönetim kurulunun da gerekli incelemeyi yapması ve bu kişinin ortak olabilmek için gerekli şartlara sahip bulunması halinde, anılan kişiyi kooperatife kabul etmesi, aksi halde ise, talebi reddetmesi gerekir. 3476 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik, yönetim kuruluna "devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde" o kişiyi kabul etmesi zorunluluğunu yüklemiştir.
Davalı kooperatif anasözleşmesinin 17. maddesinde ortaklığın devri konusu düzenlenmiş olup, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek sureti ile ortaklığın, 10. maddede yazılı ortaklık koşulunu taşıyan kişilere devredilebileceği, yönetim kurulunun bu şekilde ortaklığı devralan şahsı ortaklığa kabulden kaçınamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Eldeki davada, dosya arasına getirtilen kooperatif ana sözleşmesinin Ortaklık Şartları başlıklı 10. maddesinde; "Kooperatife ortak olabilmek için aşağıdaki nitelik ve şartların varlığı gereklidir" şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür. Bu nitelik ve şartların;
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.
Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip gerçek kişi veya 1163 sayılı Kooperatifler kanununun 9. maddesinde sayılan tüzel kişilerden olmak.
Taşıyıcılığı bilfiil meslek edinmiş esnaf olmak.
Taşıma komisyonculuğu yapmamak,
Kooperatifin amacına uygun motorlu aracı bulunmak.
Aynı amaçlı başka bir motorlu taşıyıcılar kooperatifine ortak olmamak olduğu görülmektedir.
Kooperatif ana sözleşmesinin 11. maddesine göre; Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır. Kooperatife kabul edilen ortak diğer ortaklarca ödenen bedeli ödemesi gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından senet aslının borcun ödenmiş olmasına rağmen kooperatif yönetim kurulu başkanında olduğu beyan edilmiştir. Hayatın olağan akışına göre bedeli ödenen senedin borçlu elinde olması gerektiği gibi, davacının elinde herhangi bir ödeme belgesi de bulunmamaktadır.
Kooperatife ilişkin kayıtlarda davacının taşımacılık yaptığına ilişkin bir kayda rastlanmamıştır, ceza mahkemesinin somut olay kabulünde de davacının kooperatif üyesi olduğuna dair bir kabule yer verilmediği, davacının gerek ortaklığın devri suretiyle kooperatife üye kaydının yapılmasında, gerek yeni üyelik kaydında yönetim kuruluna başvurması gerektiği, davacının 1998 tarihinde yolcu taşımacılığı faaliyetine başladığı ve kooperatif üyeliğine kadar yolcu taşımacılığına ilişkin adına birçok araç tescil ettirdiği, davacının kooperatif üyeliğinin kazanılmasına ilişkin şartları bilebilecek durumda olduğu,
tüm bunların yanında davacı tarafından kooperatif üyeliği kapsamında D1 yetki belgesi ile taşımacılık faaliyeti yürüttüğünün iddia edildiği, ancak kendisine kooperatif üyeliğinin en temel haklarından olan genel kurullara çağrı da bulunulmadığı, kendisi tarafından aidat ödemesi yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı, bu haliyle davanın ispatlanamadığından reddine yönelik ilk derece mahkemesinin değerlendirmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davacının istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 435,50-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2409, K. 2025/772, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama