KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/2449 - 2025/836
- Dosya no
- 2023/2449
- Karar no
- 2025/836
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/10/2023
- Numarası
- 2023/527 Esas - 2023/532 Karar
- Davacı
- NASWOOD PROJE TASARIM UYGULAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Kızılyaka Mahallesi Köy İçi Sk. No:1/1 Ula/MUĞLA
- Vekili
- Av...
- Davalı
- İSMAİLOĞLU PETROL VE PETROL ÜRÜNLERİ ALIM-SATIM NAKLİYAT İTHALAT İHRACAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET İŞLETMELERİ LİMİTED ŞİRKETİ - Tem Otoyolu 157+500. km Hamitli Mevkii Hendek/SAKARYA
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/09/2023
- Kr. yazım tarihi
- 02/05/2025
Karar Metni
1.504 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ürün ve hizmet satışları sonrasında davalının bir kısım ödeme yaptığını, kalan borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Hendek İcra Dairesinin 2023/638 sayılı icra takibi başlatıldığını, haksız olarak davalının itiraz ettiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, ticari defterler incelendiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, davalının 730.462,02-TL miktarda menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız, aksi halde belirlenecek teminat karşılığı üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla İİK.'nın 257.
Maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilmesini, itirazın iptaliyle alacaklarına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık ticari avans faiziyle birlikte takibin asıl alacak yönünden devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...Açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki mevcut borç ilişkisinin faturalardan ileri gelmekte olduğu, ticari anlamda davalı tarafından faturalara itiraz edilmediği, fatura borçlarına binaen başlatılan takipte verilen bu kararın teraziyi borçlu lehine kaydırdığını, esasen kanun hükmünde açıkça yazmayan yoruma dayalı usuli gerekçelere, maddi hukukun feda edilmesi tercihi karşısında; kanunun amaçsal yorumlanması hususuna dikkatlerin çekilmesi gerekmekte iken bile taraflarınca sunulmuş olduğu halde eklenmediği beyan edilerek davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,
gerekçeli kararda sevk irsaliyesinin sunulmadığı denildiği ancak faturalarında alt kısmında sevk irsaliyesi yerine geçtiğinin belirtildiğini, buna ek olarak düzenlenmiş olan sevk irsaliyelerinin de dava dilekçesine eklendiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/10/2023 tarih, 2023/527 Esas - 2023/532 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava fatura ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı taraf, davalı ile aralarında ürün ve hizmet satışına ilişkin cari hesap ilişkisi olduğunu, bu kapsamda davalı adına fatura düzenlendiği, fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle başlatılan takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğu, duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı, mahkemece tensiben davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/4078 esas 2025/589 karar sayılı ilamı)
Hukuki dinlenilme hakkı Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur.
Bu hak ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27. maddesinde “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” şeklinde düzenlenmekle birlikte bu ifadeleri de kapsayan çok daha geniş bir anlama sahiptir.
Kamu düzeni ile ilgili olan hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın davanın taraflarına usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde tarafların hukuki dinlenilme ve bu kapsamda adil yargılanma hakları ihlal edilmiş olacaktır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/4078 esas 2025/589 karar sayılı ilamı)
Somut olayda; davacı tarafından eldeki davanın 28.09.2023 tarihinde açıldığı, mahkemece davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve taraflara duruşma günü bildirilmeden hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda detaylandırıldığı üzere; tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın davanın taraflarına usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/4078 esas 2025/589 karar sayılı ilamı)
Mahkemece, hukuki dinlenilme hakkının ihlaline neden olacak şekilde taraflara duruşma gün ve saati bildirilmeden tensiben davanın usulden reddi kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu hususta kaldırma sebebi sayılmıştır.
2-Kabule göre de; 2004 sayılı İİK 58/3 maddesi gereğince, alacak bir belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında İcra Dairesine tevdii mecburidir. Ayrıca aynı kanunun 61/1 maddesi 2. Cümlesine göre de, takip belgeye dayanıyor ise, belgenin onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesi gerekir. Takip borçlusu sözü edilen ödeme emrine bu nedenle karşı çıkarsa İİK'nun 16. Md. Doğrultusunda merciiye şikayet yolu ile başvurabilir.
Ödeme emrine şikayet yoluyla karşı çıkılmaması halinde, bu şikayet itirazın kaldırılması aşamasında değerlendirilemez. (HGK 2001/12 - 428 E. - 2001/226 K.) Eş söyleyişle ödeme emrine takip dayanağı belgenin eklenmemiş olması takip hukukunu ilgilendirir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2015/18122 esas 2016/1805 karar sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/12-641 esas 2011/218 karar sayılı ilamı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/5048 esas 2017/465 karar sayılı ilamı)
Elinde kambiyo senedi ya da bir ilam olmayan ve alacağına icra yoluyla kavuşmak isteyen alacaklı; borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başvurabilir. Borçlu takibe itiraz ederse, alacaklı itiraz eden takip borçlusuna karşı, itirazın kaldırılması için icra tetkik merciine başvurabileceği gibi, genel mahkeme de itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı itirazın kaldırılması yolunu seçtiği taktirde İİK 68. Maddede sayılan belgelerden birisine sahip olması gerekir.
Alacaklı, icra tetkik mercii yerine doğrudan genel mahkeme de itirazın iptali davacı açtığı taktirde alacaklının elinde İİK 68-68a maddelerinde belirtilen belgelerden birisi olabilir ya da olmayabilir. Bu durumda davanın konusu normal bir alacak davası ile aynı olup, dava normal bir alacak davasının tabi olduğu usul ve ispat kurallarına tabidir.
Somut olayda davacı; davalının takibe vaki itirazı üzerine itirazın iptalini bu davada istemiştir.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağı İİK 67. maddesidir. Bu madde hükmüne göre, takip talebine itiraz edilen alacaklı itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz ettiği alacak üzerine açılan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere, takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür.
Davacı tarafından başlatılan takipte takibin sebebinin fatura ve cari hesap olarak gösterildiği, takibe dayanak belgelerin ödeme emrine ve takip talebine eklenmemesinin şikayet yoluyla icra hukuk mahkemesinde ileri sürülebileceği, bu hususun takip hukukuna ilişkin olduğu, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay içtihatlarından anlaşılmaktadır.
Öyle ise davalının ödeme emrine karşı şikayet yoluna başvurduğuna dair bir delil veya iddia da bulunmadığından mahkemece işin esasına girilerek davacının ve davalının karşı delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yasa hükümlerinin yanılgılı değerlendirilmesi sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş olup, bu husus anılan kararın kaldırılmasını gerektirmiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacının istinaf talebinin açıklanan gerekçeler doğrultusunda kamu düzeni nedeniyle kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4.6 maddeleri gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/10/2023 tarih, 2023/527 Esas - 2023/532 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4.6 ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.02/05/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2449, K. 2025/836, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama