İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2457 K.2025/808

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2023/2457Karar2025/808Tarih30 Nisan 2025Okuma13 dk · 2.554 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Nisan 2025
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/2457 - 2025/808
Dosya no
2023/2457
Karar no
2025/808
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/09/2023
Numarası
2022/911 Esas - 2023/525 Karar
Davacı
FERİZLİ GÜVEN GRUP İNŞAAT NALBURİYE MANİFATURA TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - İnönü Mah. Fevzi Çakmak Cad. No 78B Ferizli/SAKARYA
Vekili
Av...
Davalı
OZAN YAPI MALZEMELERİ NAKLİYAT İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Göktepe Mah. Harman Yolu Cad. No:3 Adapazarı/SAKARYA
Vekili
Av...
Dava
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
Dava tarihi
01/11/2022
Kr. yazım tarihi
07/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.554 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket ile aralarında inşaat projelerinde kullanılmak üzere hazır beton satış protokolleri imzalandığını, 25.12.2020 başlangıç 31.07.2021 bitiş tarihli 1. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m³ hazır betonun m³ fiyatının KDV dahil 220-TL olarak, 13.04.2021 başlangıç 30.10.2021 bitiş tarihli 2. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m³ hazır betonun m³ fiyatının KDV dahil 250-TL olarak,

23.09.2021 başlangıç 31.03.2021 bitiş tarihli 3. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m³ hazır betonun m³ fiyatının KDV dahil 305-TL olarak belirlendiğini, iş bu protokoller kapsamında alınan betonların kararlaştırılan bedellerinin tamamının sözleşme imzalanmasına müteakip ödendiğini, devam eden inşaatlarında işin durumuna göre belirli periyotlarla betona ihtiyaç duyulduğunu ve ihtiyaçları davalı şirkete bildirerek betonların ilgili yere dökümünün sağlandığını,

sözleşmelere ve sözleşme süresinde kesilen faturalara bakıldığında sözleşme süresi bitmeden ya da sipariş edilen beton tüketilmeden yeni bir sözleşme imzalandığı ve bu durumun taraflar arasında teamül haline geldiğinin anlaşıldığını, yapılan 3 protokolün toplamda 1.500 m³ C-25/30 hazır beton alımına ilişkin olduğunu, bu beton alımına karşılık davalı şirkete toplam 388.000-TL ödendiğini, son protokolün bitiş tarihi olan 31.03.2022 tarihi itibariyle davalı şirketten 1123 m³ C-25/30, 61.5 m³ C-16/20, 21.5 m³ C-20-25 hazır beton alındığını, bu alımlara karşılık olarak toplam 273.744-TL'lik fatura kesildiğini,

yapılan sözleşmeler ve bu sözleşmelere istinaden yapılan ödemeler dikkate alındığında davacı şirketin halen 114.256-TL'ye karşılık gelen 377 m³ C-25/30 hazır beton alacağı bulunduğunu, 3. satış protokolünün bitiş tarihi olan 31.03.2022 tarihi sonrası davalı şirketin satış yetkilisi ile görüşüldüğünü, parası ödenip alınamayan betonların durumu hakkında önceden olduğu gibi herhangi bir sorun bulunmadığı ve betonların halen 3. satış protokolünde yazan fiyat üzerinden fiyatlandırılacağının taahhüdünün verildiğini,

sözlü olarak yapılan anlaşma sonrası 20.04.2022 tarihinde davalı şirketten 21 m³ C-25/30 hazır beton alındığını ve bu alım sonucu kesilen faturada birim fiyatı olarak 3. satış protokolünde yazılı olan ve sözlü olarak anlaşılan KDV dahil 305-TL yazıldığını, kaldı ki ilk iki protokol kapsamında da sözleşmede öngörülen ancak hem sözlü olarak hemde taraflar arasında zımni kabul ile ilga edilen sözleşme süresi ve yeniden fiyatlama maddesinin uygulanmadığını, davalı şirkete yapılan ödemeler karşılığı halen alacağı hazır beton bulunduğunu,

15.05.2022 ve 25.05.2022 tarihinde yapılmış alım sonucu davalı şirket tarafından hiçbir satış protokolünde yer almayan m³ fiyatı KDV dahil 500-TL olacak şekilde fatura kesildiğini, önceden süre gelen sözleşmelere ve teamüllere aykırı fiyatlandırmayı içeren 15.05.2022 tarihli 48.000-TL bedelli ... belge nolu faturaya ve 25.05.2022 tarihli 10.510-TL bedelli ... belge nolu faturaya Türk Ticaret Kanununun 21. maddesine dayanılarak itiraz edildiğini,

davalı şirket temsilcileri ile görüşme sağlanarak Noter aracılığıyla iade edilen faturaların düzeltileceği ve en baştan beri süregeldiği üzere 3. satış protokolüne uygun hareket edileceği hususunda anlaşıldığını ve akabinde iş bu anlaşmaya bağlı olarak yeniden bir sözleşme imzalanarak davalı şirketten beton alımı yapıldığını, davalı şirkete iş bu beton alımına ilişkin 27.05.2022 tarihli 200.000,00-TL bedelli ... çek nolu T.C. Ziraat Bankası A.Ş.

Ferizli Şubesi'ne ait çekin davalı şirket yetkilisine teslim edildiğini, iş bu teslime ilişkin de davalı şirket tarafından düzenlenmiş olan 27.05.2022 tarih ve ... sıra nolu tediye makbuzu düzenlenerek kendilerine teslim edildiğini, tüm bu duruma rağmen davalı şirket tarafından 10.06.2022 tarihinde "Bakiye İade" açıklaması ile Ziraat Bankası aracılığıyla davacı şirket hesabına 44.981,79-TL geri ödeme yapıldığını ve yeni yapılan sözleşme kapsamında ödeme olarak davalı şirkete verilen 27.05.2022 tarihli 200.000,00-TL bedelli ... çek nolu T.C.

Ziraat Bankası A.Ş.

Ferizli Şubesine ait çekinde davalı şirket tarafından iade edildiğini, davalı şirket ile yapılan görüşmelerde iki sözleşmeyi de feshettiklerini ve şirketlerine beton vermeyeceklerini beyan ettiklerini, bedeli peşinen çok öncesinde ödenmiş ve davalı şirketten satın alınmış betonun hukuka, sözleşmeye ve aralarındaki teamüllere aykırı olarak vermeyen davalı şirketin şirketlerini ciddi anlamda zarara uğrattıklarını, davalı şirketten satın alınan betonun başka bir firma olan Emin Piliç Üretim San. ve Tic.

Ltd.

Şti.'den davalı şirketten aldığı birim fiyatın çok üstünde bir bedelle 30.05.2022 tarihli satış sözleşmesi ile satın almak zorunda kaldığını belirterek, davalı şirket ile imzalanan 23.09.2021 tarihli Hazır Beton Satış Protokolü ile satın alınan betonun davacı şirkete teslim edilmemesi ve sözleşmeye aykırı hareket edilmesinden kaynaklı uğranılan menfi zararın davalıdan alınarak taraflarına verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirket tarafından iade edilen bakiye alacağa ödeme ve iade dönemine yönelik işleyecek ticari faizin belirlenerek davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 23.09.2022 tarihli sözleşme ve sözleşmede yazılı birim fiyatların sözleşme hükümlerinde de açıkça yazıldığı üzere 31.03.2022 tarihinde sona erdiğini, sözleşme sona erdikten sonraki beton alımlarında beton fiyatının günlük olarak belirlendiğini ve piyasadaki fiyatlardan fatura edildiğini, 23.09.2022 tarihli sözleşme ve sözleşmede yazılı birim fiyatların sözleşme hükümlerinde de açıkça yazıldığı üzere 31.03.2022 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin tek taraflı ve haksız feshi gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, davacının düzenlenen faturalara yönelik itirazının 23.09.2021 tarihli ve 5 ay süreli yazılı sözleşme karşısında hukuken mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut bulunan ve yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan 04.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı süresi içinde yapılan itiraz ile raporu tanzim eden bilirkişinin kendisinden istenen hususların dışına çıktığını, kanunda belirtilen bağımsız, tarafsız, objektif olma,

hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamama hükümlerine aykırı davrandığını gerekçeleri ile belirterek bilirkişinin reddini talep etmiş olmalarına rağmen yerel mahkeme tarafından bu hususta HMK'nın 272/4 maddesi gereği hiçbir hüküm kurulmadan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşıldığı belirtilerek dosyanın esası ile ilgili karar verildiğini, yerel mahkemenin bilirkişinin reddine ilişkin talepleri hakkında karar vermeden ilgili bilirkişinin raporunun hükme esas alıp karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu,

dosyada mevcut bulunan sözleşmelere ve sözleşme süresinde kesilen faturalara bakıldığında sözleşme süresi bitmeden ya da sipariş edilen beton tüketilmeden yeni bir sözleşme imzalandığı ve bu durumun taraflar arasında teamül haline geldiğinin anlaşıldığını, yargılamada gerek dava dilekçesinde gerekse duruşmalar esnasında belirterek ortaya konulan, taraflar arasında meydan gelen ticari teamül hususunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken;

yerel mahkeme tarafından ticari teamül hususu hiç dikkate alınmadığını, bu hususa gerekçeli kararda da hiç değinilmediğini, yerel mahkeme gerekçeli kararının bir bölümünde "Davacı tarafından 3. satış protokolü sonrasında imzalandığı iddia edilen sözleşme kapsamında 200.000,00 TL bedelli çekin davalıya verildiği davacı tarafından ispat edilememiştir." şeklinde hüküm kurduğunu, yerel mahkemenin bu hükmünün açıkça gerçeğe aykırı olduğunu,

davacı şirketin beton alımı yaptığı davalı şirket ile aralarında akdedilen sözleşme sonucu alacağı betonlara karşılık Ziraat Bankası Ferizli Şubesine ait 27.05.2022 tarih ve ... çek nolu 200.000-TL tutarındaki çeki 27.05.2022 tarihinde davalı şirkete teslim ettiğini, bu teslime ilişkin olarak davalı şirket tarafından 27.05.2022 tarih ve ... sıra nolu tediye makbuzu tanzim edilmiş olup bu makbuzun da dosya içerisine delil olarak sunulduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen protokoller ve yapılan ticari ilişki göz önüne alındığında bahse konu çekin beton alımına ilişkin verildiğinin açıkça anlaşıldığını,

günümüz ekonomik koşullarında inşaat sektöründe ham madde fiyatları sürekli olarak değişiklik göstermekte olup, ödeme yaptığı halde sözleşmesi feshedilen davacı şirketin devam eden inşaatları için farklı bir şirketten ivedi beton almak zorunda kalarak maddi olarak zarara uğradığını, yapılan ödemelere rağmen beton teslimi yapmayan davalı şirket, elinde bulunan 200.000-TL bedelli çek ve 44.981,79-TL tutarındaki bakiye alacağı nedeniyle kendisine haksız olarak yarar sağladığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava değeri itibariyle kararın istinaf sınırının altında olduğunu, dava konusu olayda yazılı sözleşmenin bulunması nedeniyle davacının teamül iddiasının hukuken bir değeri olmadığını, bilirkişi raporunun da davacının davasında haksız olduğunu ortaya koyduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/09/2023 tarih, 2022/911 Esas - 2023/525 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; satım sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklı zarar istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 23.09.2021 tarihli Hazır Beton Satış Protokolü ile satın alınan betonun davacı şirkete teslim edilmemesi ve sözleşmeye aykırı hareket edilmesinden kaynaklı menfi zarar, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davalı şirket tarafından davacıya iade edilen bakiye alacağa ödeme ve iade dönemine yönelik işleyecek ticari faizin belirlenerek davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesi talep edilmiş, davalı cevap dilekçesi ile.

23.09.2021 tarihli sözleşme ve sözleşmede yazılı birim fiyatların sözleşme hükümlerinde de açıkça yazıldığı üzere 31.03.2022 tarihinde sona erdiğini, sözleşme sona erdikten sonraki beton alımlarında beton fiyatının günlük olarak belirlendiğini ve piyasadaki fiyatlardan fatura edildiğini, sözleşmenin tek taraflı ve haksız feshi gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, davacının düzenlenen faturalara yönelik itirazının 23.09.2021 tarihli ve 5 ay süreli yazılı sözleşme karşısında hukuken mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiş, Mahkemece;

davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Uyuşmazlık; taraflar arasında satım sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan iptal edilen sipariş için zararını talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Satım sözleşmelerinde.

TBK'nın 212-(1) maddesinde "Satıcının temerrüdü halinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır" şeklindeki atıftan sonra "zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir (m.212/2)" şeklindeki hüküm ile alıcının, zararının tazminini isteyebileceği yolunda yasal bir karine konulmuştur.

Alıcı böyle bir niyet taşıyorsa, bunu satıcıya hemen bildirmek, onu bundan haberdar etmek zorundadır (m.212/3) (Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Prof. Dr. Fikret Eren, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019, 7. Baskı, s:73). Satıcının anılan hükme göre zararını talep ettiği durumlarda zararın nasıl hesaplanması gerektiği TBK'nın 213. maddesinde düzenlenmiştir. Buradaki zarar fiilî zararla yoksun kalınan kârdan oluşur.

Dolayısıyla, satıcı zararın her iki kısmını da gidermek zorundadır (Fikren Eren, s:74). TBK. m. 212/II ve III'te kanun koyucu zararın hesaplanması yönünde iki yöntem koymuştur. Bunlar somut hesaplama yöntemi ile soyut hesaplama yöntemidir. Hem soyut hem de somut hesaplama yöntemlerinin her ikisi de hesaplama yöntemi olarak fark teorisine dayanmaktadır (Fikret Eren, s:75).

Somut hesaplama yönteminin uygulanabilmesi için alıcının mutlaka ikame bir satış sözleşmesi yapması gerekir. Somut yönteme göre, satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kuralına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir (TBK. m. 213/2). İkinci hesaplama yöntemi soyut yöntemdir.

Zararın bu yönteme göre hesaplanması için satılan malın borsada kayıtlı veya pazardan satılan dolayısıyla borsa veya piyasa fiyatı bulunan bir mal olması gerekir (Fikret Eren, s:76-77). Bu yönteme göre zarar, satılan borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcının onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zarardır (TBK. m. 213/3).

Tüm bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, bu hükümlere göre talep edilecek zararın TBK. m. 213'te hesaplanma yöntemleri belirtilmiştir.

Davacı şirket ile davalı şirket arasında 3 adet hazır beton satış protokolleri imzalanmıştır. 25.12.2020 başlangıç 31.07.2021 bitiş tarihli 1. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m3 hazır betonun m3 fiyatı KDV dahil 220 TL olarak, 13.04.2021 başlangıç 30.10.2021 bitiş tarihli 2. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m3 hazır betonun m3 fiyatı KDV dahil 250 TL olarak,

23.09.2021 başlangıç 31.03.2022 bitiş tarihli 3. satış protokolünde C-25/30 tipi 500m3 hazır betonun m3 fiyatı KDV dahil 305 TL olarak belirlenmiş, 3. Satış protokolünün bitiş tarihi olan 31.03.2022 tarihi sonrası davalı şirketin satış yetkilisi ile görüşülmüş parası ödenip alınamayan betonların durumu hakkında önceden olduğu gibi herhangi bir sorun bulunmadığı ve betonların halen 3. satış protokolünde yazan fiyat üzerinden fiyatlandırılacağı taahhüdü verildiğini,

nitekim sözlü olarak yapılan anlaşma sonrası davacı şirket 20.04.2022 tarihinde davalı şirketten 21 m3 C-25/30 hazır beton almış ve bu alım sonucu kesilen faturada birim fiyatı olarak 3. Satış protokolünde yazılı olan ve sözlü olarak anlaşılan KDV dahil 305 TL yazıldığını, davacı şirketin 15.05.2022 tarihinde ve 25.05.2022 tarihinde yapmış olduğu alım sonucu davalı şirket tarafından hiçbir satış protokolünde yer almayan m3 fiyatı KDV dahil 500 TL olacak şekilde fatura kesildiğini, ancak bu faturaların iade edildiğini, davacı şirketin bedeli peşinen çok öncesinde ödenmiş ve davalı şirketten satın alınmış betonu hukuka,

sözleşmeye ve aralarındaki teamüllere aykırı olarak vermeyen davalı şirket davacı şirketi ciddi anlamda zarara uğrattığı iddiasıyla işbu dava açılmıştır.

Somut olayda; davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 23.09.2021 tarihli Hazır Beton Satış Protokolü ile satın alınan betonun davacı şirkete teslim edilmemesi ve sözleşmeye aykırı hareket edilmesinden kaynaklı menfi zarar talep edilmiş ancak bu sözleşmenin bitiş tarihi belirlenmiş olup, 31.03.2022 tarihinde biteceği, yine sözleşmede betonun tüketilecek süresinin 5 ay olduğu,

belirtilen sürede alınmayan, sözleşme dışında şartlar oluşunca fiyat farkının yansıtılacağı düzenlenmiş olup, bu tarihten sonra sözlü anlaşma yapıldığı davacı tarafça ispat edilemediği gibi bu sözleşmenin bitiş tarihinden sonra aynı fiyat devam ettiğine dair teamül oluşturacak kadar taraflar arasında bir alışveriş olmadığı görülmüş, 500,00-TL üzerinden düzenlenen faturaların davalıya iade edilmesi sonrasında davalının 44.981,79TL bedeli davacıya iade ettiği, bakiye bedelin iade edilmesi nedeniyle davacının davalıdan alacağının kalmadığı,

hatta davalının 7,79-TL tutarında alacaklı konumuna düştüğü de tarafların defterlerini inceleyen bilirkişi raporu ile sabit olduğundan Mahkemece menfi zararın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Yine davacı tarafça iade edildiği belirtilen bakiye alacağa ödeme tarihinden iade edildiği tarihe kadar ki döneme ilişkin faiz işletilmesi talep edilmiş ise de davacı tarafından siparişlerin verildiği halde teslimatlarının yapılmamış olduğu yönünde bir iddia ve delilin dosya kapsamında bulunmayışı nedeniyle davacının bakiye alacağa ödeme tarihinden iade edildiği tarihe kadar ki döneme ilişkin faiz işletilmesi talebinin de reddine karar verilmesinde 23.09.2021 tarihli Hazır Beton Satış Protokolünde düzenlenen belirtilen sürede alınmayan sözleşme dışında şartlar oluşunca fiyat farkının yansıtılacağına ilişkin maddesi de göz önüne alındığında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2457, K. 2025/808, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2457
Karar No
2025/808
Tarih
30 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2458 K.2025/819
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2459 K.2025/771
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2506 K.2025/1707
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2578 K.2025/1344
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2679 K.2025/1349
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/2689 K.2025/1274

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.