KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2023/324
- Karar no
- 2024/808
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2022
- Numarası
- 2020/485 Esas - 2022/723 Karar
- Davacı
- ALLİANZ SİGORTA A.Ş. - ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
- Davalı
- İZMİT SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ...
- Vekilleri
- Av. ... - Av. ... - ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 22/10/2020
- Kr. yazım tarihi
- 27/05/2024
Karar Metni
1.687 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı Yıldızpan Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Şirketi arasında Gebze adresinde mukim iş yerinin ... numaralı 10/08/2019 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli Allianz Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi imzalandığını, 21/08/2019 tarihinde sabah saatlerinde, İnönü Mahallesi Numan Dede Caddesi üzerinde İSU'ya ait 1200'lük ana temiz şebekesinin patlaması sonucunda taşan suların, müvekkilinin şirket tarafından sigortalanmış iş yerinin arka tarafından iş yeri içerisine dolarak hasar oluştuğunu, oluşan hasar nedeniyle oluşan zararın tespiti amacıyla ekspertiz incelemesi yaptırıldığını,
düzenlenen rapor doğrultusunda sigortalı firmaya 02/10/2019 tarihinde ödenen 13.175,95 TL hasar tazminatının, müvekkiline ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının davalı Kuruma 04/10/2019 tarihli rücu yazısına rağmen olumsuz cevap verildiğini, ara buluculuk girişimlerinin de 01/04/2020 tarihli tutanaktan anlaşılacağı üzere olumsuz olarak sonuçlandığını, alacağın tahsili için Kocaeli 8.İcra Müdürlüğünün 2019/143464 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının sigortalısı ve dava konusu iddia edilen iş yerinin Yıldız Orman Ürünleri olduğunu, Gebze bölgesinin ana isale hattı 1200 CTP hat, Gaziler dağındaki su deposundan başlayarak tüm bölgenin içme suyu ihtiyacını karşıladığını, 21/08/2019 tarih, saat 08:19 itibariyle hattın arıza verdiğini ve arızanın kısa süre içerisinde giderildiğini, su bastığı iddia edilen sigortalı iş yerinin hiç bir şekilde mağdur edilmediğini, kasıtlı olarak sigortalıyı zarara uğratma saikiyle hareket etmeyen müvekkilinin arızayı onardığını,
meydana gelen hasar ile müvekkili idarenin herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını müvekkili idarenin basiretli davrandığını, sorumluluğun tamamıyla öngörülemeyen arızanın gerçekleştiği anda onaran müvekkili idarenin değil tamamıyla dava dışı üçüncü kişi olan sigortalı iş yerine ait olduğunu, dava dışı üçüncü kişi sigortalı iş yerinin arka taraftan gelebilecek zararlara açık olduğu düşünüldüğünde, örneğin meydana gelebilecek bir sel felaketinde de çok kolay şekilde zarara uğrayacağını, ortada eğer hasar ve buna bağlı bir zarar doğması halinde, dava dışı sigortalı iş yeri olduğunu,
müvekkili idarenin sorumlu tutulmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜ İLE; a-Davalının Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2019/143464 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 13.175,95-TL asıl alacak ve 162,44-takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.338,39-TL üzerinden devamına, b-Asıl alacağa takip tarihi olan 21.11.2019 tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına, c-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. "10.11.2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında “Mevcut yasal düzenlemelere göre davalı idareye hizmetin sunulmasında kusur nedeni ile sorumlu olabileceği şeklinde kanaate varılmıştır. Dava dilekçemizde de belirttiğimiz gibi dava konusu bölgede hat arıza vermiş ve arıza kısa sürede giderilmiştir.
Karar gerekçesinde belirtildiği gibi hattının bakım ve onarım eksikliğinden kaynaklı bir arıza olmayıp müvekkil kurumun zararın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Kaldı ki müvekkil kurum arızaya kısa sürede müdahale ederek hizmetin gereklerini yerine getirmiştir. Sigortalı iş yeri de hiçbir şekilde mağdur edilmemiştir. Belirtilen sebeplerle Yerel Mahkeme kararında müvekkil idareye yüklenen kusuru kabul etmek mümkün değildir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, Emtia hasarı ve makine hasarı için yapılan hesaplar fahiştir. Yapılan hesaplamaları kabul etmek mümkün değildir" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle. "Somut olayda davalı İSU'ya ait 1200'lük ana temiz şebekesinin patlaması sonucunda taşan sular sigorta ettiren dava dışı Yıldızpan Orman Ürünleri San ve Tic. Ltd Şti'nin iş yerini basarak iş yerinde bulunan malzeme ve ürünlerde hasar meydana gelmiştir. Davacı sigorta şirketi sigortalısına 02.10.2019 tarihinde 13.175,95-TL hasar bedeli ödemesi yapmıştır.
Dosyaya mübrez bilirkişi raporunda İnşaat Mühendisi, Makine Mühendisi ve Sigorta Hukuku uzmanınından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden 10.11.2021 tarihli ek ve 12.03.2022 tarihli kök rapor alınmıştır. Yerel mahkeme kararı kusur yönünden, hesaplama ve rücü hakkı yönünden ve gerekçelerle re’sen nazara alınacak hususlar da dikkate alınarak usul ve yasaya uygundur" beyanı ile davalı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 08/12/2022 tarih, 2020/485 Esas - 2022/723 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedeli tazminatının halefiyete dayalı olarak davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı sigorta şirketi ile dava dışı Yıldızpan Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Şirketi arasında ... numaralı 10/08/2019 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli Allianz Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi imzalandığı, 21/08/2019 tarihinde İnönü Mahallesi Numan Dede Caddesi üzerinde davalı İSU'ya ait 1200'lük ana temiz şebekesinin patlaması sonucunda taşan suların, davacı şirket tarafından sigortalanmış iş yerine dolarak hasar oluşturduğu, oluşan hasar nedeniyle sigortalı firmaya 02/10/2019 tarihinde davacı tarafından 13.175,95 TL hasar tazminatı adı altında ödeme yapıldığı,
yapılan bu ödemenin davalıdan tahsili için davacı tarafça davalı aleyhine Kocaeli 8.İcra Müdürlüğünün 2019/143464 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından açılan davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun Halefiyet başlıklı 1472. maddesinde;
"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerin egeçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tanzim edilen bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiş olup anılan yasa hükmü gereğince hasar bedelini ödeyen davacının sigortalı olan araçta meydana gelen hasara sebep olan davalı kurumdan rücu hakkının bulunduğu sabittir.
Eldeki davada; davalı İSU'ya ait 1200'lük ana temiz su şebekesinin patlaması sonucunda taşan suların sigorta ettiren dava dışı Yıldızpan Orman Ürünleri San ve Tic.
Ltd Şti'nin iş yerini basarak iş yerinde bulunan malzeme ve ürünlerde hasar meydana getirdiği, meydana gelen hasar sonrası davacı sigorta şirketince dava dışı sigortalısına 02.10.2019 tarihinde 13.175,95-TL hasar bedeli ödemesinin yapıldığı, yapılan bu ödemenin davalıdan talep edildiği, bu nedenle eldeki davanın açıldığı, yerel mahkemece yapılan yargılamada; taraf delillerinin toplandığı, bu doğrultuda, İnşaat Mühendisi, Makine Mühendisi ve Sigorta Hukuku uzmanınından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden 12.03.2022 tarihli kök ve 10.11.2021 tarihli ek bilirkişi raporları alındığı,
bilirkişi raporlarında davalıya ait 1200 CTP nitelikli temiz su hattında arıza meydana geldiği, boru içinde zamanla oluşan cidar kalınlığındaki azalma nedeniyle yer altı hatlarında su kaçaklarının meydana geldiği, bazı yerlerde CTP boruları yerine 1300'lük çelik boru hattı ile yenileme yapıldığı, bakım ve onarımı davalı idarenin sorumluluğunda olan temiz su borularının patlaması sonucu su taşkını ile sigortalı iş yerinde meydana gelen zarardan dolayı davalının kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketinin rücu edebileceği hasar bedeli tazminatının 13.175,95-TL olduğu yönünde görüş bildirildiği,
dosya arasında bulunan İtfaiye görevlileri tarafından düzenlenen durum tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davalının sorumluluğunda bulunan temiz su hattının bakım ve onarım eksikliğinden dolayı sigortalı iş yerinin taşkına maruz kalmasında davalının kusurlu olduğu,
sigortalı iş yerinde sigortalı tarafından hasarlı olarak satılan ürünlerin bedeli düşüldükten sonra panaller için KDV dahil 8.627,55-TL, yangın hidroforu, motor pompa ve panoların sudan etkilenen kısımlarında kısmi değişim ve tamiri için 4.548,40-TL makine hasar bedeli olmak üzere toplam 13.175,05-TL'nin sigortalının gerçek zararı olduğu,
davacı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında sigortalısına 02.10.2019 tarihinde ödediği 13.175,05-TL hasar bedeli tazminatını 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi (6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesi) hükmü gereğince halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın meydana gelmesinde kusuru bulunan davalıya rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla, açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Dairemizin uygulamalarına da uygun olduğu,
yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davalının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında; davacı şirket ile vekilinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 910,92-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 228,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 682,92-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2024
... Başkan ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/324, K. 2024/808, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama