KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/2146
- Karar no
- 2024/1909
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/10/2024
- Numarası
- 2024/517 Esas - 2024/532 Karar
- Davacı
- ... (T.C. NO:...) - ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Ticari Şirketin Feshi
- Dava tarihi
- 04/06/2024
- Kr. yazım tarihi
- 24/12/2024
Karar Metni
935 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı dava dilekçesinde özetle. Sahibi olduğu M K Hafriyat İnş. Nak. Oto Yedek Parça Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Ltd.
Şti'ni kurduğunu, ana sözleşmeye göre Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünde şirketin kayıtlı bulunduğunu, şirketin uzun zaman önce faaliyetine son verildiğini, vergi dairesinde terki verildiğini, muhasebecisinin kayıp olduğundan ve kendisine ulaşamadığından tüm kayıt defterlerinin kayıp olduğunda vergi dairesine teslim edilemediğini, şirketin vergi kaydının bulunduğunu, şirketin hiçbir bankada hesabı üzerine kayıtlı taşınır taşınmaz malı bulunmadığını, şirketin Gelir İdaresi müdürlüğünce borcu bulunmadığını, SGK borcu bulunmadığını belirterek öncelikle adli talep yardımının kabul edilmesini,
636/3. maddesi uyarınca şirketin tasfiyesiz olarak feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Davanın HMK 114 maddesi gereği dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; adına olan şirketin kapatılması gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER
Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2024 tarih, 2024/517 Esas - 2024/532 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; şirketin tasfiyesiz feshi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın HMK 114 maddesi gereği dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 Sayılı TTK madde 636- (1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:
a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.
b) Genel kurul kararı ile.
c) İflasın açılması ile.
d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.
(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada (fesih davasında) davacı sıfatı şirketin ortaklarına aittir. Bu kapsamda TTK’nın 636/3. maddesi kapsamında ancak pay defterine kayıtlı ortaklar limited şirketin haklı nedenle feshini mahkemeden isteyebilirler. Limited şirketin feshini isteyen davacının ortaklık sıfatının yargılama boyunca mevcut olması gerekir. Aksi durumda ortaklık sıfatını yitiren davacı, taraf sıfatını da yitirecektir. Bu durum yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen nazara alınır.
Limited şirketin fesih davasında davalı sıfatı kural olarak limited şirketin tüzel kişiliğine aittir. Zira feshi istenen limited şirket, açılacak davada kural olarak davalı olarak yer almalıdır.
Bu kapsamda her ne kadar kural olarak limited şirketin TTK’nın 636/3. maddesi çerçevesinde haklı nedenlerle feshine ilişkin olarak açılan bir davada husumetin, feshi istenen şirketin tüzel kişiliğine karşı yöneltilmesi gerekir ise de; iki kişiden müteşekkil limited şirketin ortaklarının davacı ve davalı olarak yer aldığı davada, yukarıda açıklanan usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde taraf teşkilinin sağlanmış olduğunun kabul edilmesi gerekir.
Başka bir deyişle iki ortaktan biri tarafından diğer ortağa karşı açılan, iki ortaktan müteşekkil limited şirketin feshine dair davada taraf teşkilinin sağlanmış olduğunun kabulü, Anayasanın 141. maddesi ve HMK’nın 30. maddesinde düzenlenen, yargılamanın en az giderle ve makul sürede bitirilmesi ile gereksiz yere dava açılmasının engellenmesine dair usul ekonomisi ilkesine uygun düşer (Yargıtay HGK., 24/03/2022 tarih, 2019/11-795 E., 2022/374 K.).
Eldeki davada, davacının şirketin tasfiyesiz feshini talep ettiği, davayı ... olarak açtığı, ilk derece mahkemesince eldeki davanın ... açılmasının olanaklı olmadığı belirlenerek davanın reddine karar verildiği, kararın yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Adli yardım nedeniyle alınmayan 1.169,40-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcı ile 427,60-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2024
... Başkan ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2146, K. 2024/1909, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama