KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2179 - 2025/201
- Dosya no
- 2024/2179
- Karar no
- 2025/201
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 18/09/2024
- Numarası
- 2024/186 Esas - 2024/435 Karar
- Davacı
- GÜNEŞLİ PETROLCÜLÜK GIDA MADDELERİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0434064738400001 - Bağlar Mah. Koçman Cad. No:15A Bağcılar / İSTANBUL
- Vekilleri
- Av. ...
- Davalılar
- 1-KOCAELİ TİCARET ODASI BAŞKANLIĞI KOCAELİ TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ - Karabaş Mah. Ömer Türkçakal Bulv. No:2 İzmit / KOCAELİ
Karar Metni
1.565 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
:2-MİSKET METAL PETROL VE PETROL ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - 0622025527900011 - İçerenköy Mah. Çetinkaya Sk. Prestij Plaza No:28/2 Ataşehir / İSTANBUL
DAVA
Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ :08/04/2024
KARAR TARİHİ :31/01/2025
KR. YAZIM TARİHİ :11/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin faaliyetlerine son vermesine rağmen sicilden terkin işlemlerini yerine getirmediğini, davalı şirketin güncel olarak kendi işyeri olmadığı halde müvekkili şirketin işyerinde faaliyet gösteriyor olarak bilindiğini, davalının söz konusu adresinin sicilden terkin ettirmemesi nedeniyle hiçbir bağlantısı olmadığı halde davalı şirketin borçlarından dolayı müvekkili şirketin malvarlığı üzerine haksız bir şekilde haciz uygulandığını belirterek davanın kabulü ile müvekkili şirkete ait olan işyerinin adresinin davalı şirket adresi bakımından sicilden terkinine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince, hatalı değerlendirme ile aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın Ticaret Sicili kayıtlarının gerçeğe uygunluk zorunluluğu ve kayıtların kamu düzeninden olması hususu göz önünde bulundurulmaksızın ve bu hususta bir araştırmada bulunulmaksızın usul ve esas bakımından da, aktif husumet yokluğu sebebiyle de hukuka aykırı olarak reddedildiğini,
davalının söz konusu adresi sicilden terkin ettirmemesi nedeniyle hiçbir bağlantısı olmadığı halde davalı Misket Metal’in borçlarından dolayı müvekkil şirket’in malvarlığı üzerinde haksız bir şekilde haciz uygulanmış olup ticaret sicilindeki gerçeğe aykırı kayıt müvekkil şirketin zararına sebebiyet verdiğini, Ticaret Sicilindeki gerçeğe aykırı tescil sebebiyle Müvekkil Şirket tescile konu adreste ticari faaliyetlerini sürdürmekte sekteye uğramakta ve işbu husus Müvekkil Şirketin zararına sebep olmakla ancak bu husus ilk derece mahkemesince araştırılmadığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması,
Misket Metal Petrol ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ‘’Uzuntarla Mahallesi D-100 Konyalı Caddesi No:498 B Kartepe/İstanbul’’ adresindeki tescilinin terkinine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER
Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 18/09/2024 tarih, 2024/186 Esas - 2024/435 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalı şirketin adresinin sicilden terkini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Ticaret sicili işlemleri tescil, tadil (değişiklik) ve terkinden ibarettir. Bunlardan ticaret siciline tescil işlemi TTK'nın 27. maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 28/2 maddesine göre tescil, ticari işletmeyle ilgili belirli hukuki hususların, ticaret sicilindeki ilgili sütunlarına yetkili müdür tarafından ilk kez yazılmasını ifade eden teknik bir terimdir. Tescil, kural olarak talep üzerine yapılır.
İstisnai olarak ilgilinin talebi olmaksızın resen veya yetkili kurum veya kuruluşun bildirimi üzerine, tescil de mümkündür. (TTK 27/1.c.2). Sicil müdürünün tescili gereken bir hususu resen (kendiliğinden) tescil edebilmesi için kanunda açık bir hükmün bulunması gerekir. İlgili makamın, yetkili kurum ve kuruluşun bildirmesi üzerine yapılacak tescil için de aynı şekilde kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
TTK'nın 28/1. maddesine göre tescil istemi ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır. Talep edebilecek olanlar ise maddede ilgililer olarak belirtilmiştir. TTK'nın 31/2. maddesine göre tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kayıt da kısmen yahut tamamen silinir. Bu durumda da kaydın kısmen veya tamamen silinmesini talep edebilecek olanlar yine ilgililerdir.
Bu kuralın istisnası, resen yapılacak tesciller ile yetkili kurul veya kuruluşun bildirimi üzerine yapılacak tescillerdir. TTK'nın 34. maddesine göre ise ilgililer tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.
İtiraz talebinde, ilgili ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım konumundadır.
Ticaret siciline tescil ve terkin talepleri 6102 sayılı TTK 34. (eTTK 30.) maddesi uyarınca "ilgililere" aittir.
Bu ilgililerin kimler olacağına gerek Ticaret Sicil Nizamnamesi 30. ve gerekse Ticaret Sicili Yönetmeliği 22 ve 39. maddelerinde yer verilmiş ve Yönetmeliğin 39. Maddesinde de "İlgililer; tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak müdürlükçe verilecek kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde sicilin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilir" şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Yönetmeliğin 22. maddesinde de ilgililer, tacirin tüzel kişi olması halinde onun yetkili organları veya yetkili temsilcileri olarak ifade edilmiştir (aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.06.2013 gün ve 2013/7686 Esas, 2013/12362 Karar sayılı ilamı). Mevzuatımızda şirket ortaklarına, ticaret sicile tescili talep etme veya tescil ve ilan edilmiş bir hususun silinmesini isteme olanağı tanınmamıştır.
Yönetmeliğin 36. Maddesine göre- (1) Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir.
(2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir.
(3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir.
Müdürlüğe üçüncü kişilerin başvurması ve sonuçları başlıklı Yönetmeliğin 37. Maddesine göre-(1) Tescil başvurusuna ilişkin müdürlüğün herhangi bir kararı veya işlemi üzerine kişisel yararı bulunmasa bile üçüncü kişiler, bu kararın veya işlemin gerçeği tam olarak yansıtmadığını yahut Kanuna uygun olmadığını, kamu düzenine aykırı veya üçüncü kişilerde yanlış düşünceler uyandıracak mahiyette bulunduğunu ispata elverişli birtakım olguları, müdürlüğe bildirebilir.
Bu iddiaların yerinde olduğuna kanaat getirilmesi ve henüz bir işlem yapılmamış olması halinde başvuru reddedilir. İşlem gerçekleştirilmiş ise, 36 ncı maddeye göre işlem tesis edilir. Ayrıca, üçüncü kişilerin başvurusu bir ticaret unvanının tescil edilmediğine, Kanun hükümlerine aykırı olarak tescil edildiğine veya kullanıldığına ilişkin olması durumunda da 36 ncı maddeye göre hareket edilir.
(2) Müdürlük, başvuruda bulunmuş olan üçüncü kişiye söz veya yazı ile uygun gördüğü soruları sorabilir. Üçüncü kişi, bunları açıkça cevaplandırmaya mecburdur. Gerekli cevapları vermediği takdirde, başvuru değerlendirmeye alınmayabilir.
Yukarıdaki açıklamalar, mevzuat hükümleri ve Yargıtay İçtihatları göz önüne alınarak somut olayda; davalı Misket Metal Petrol ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, davacının şubesinin faaliyet gösterdiği Uzuntarla Mahallesi D-100 Konyalı Caddesi No:498 B Kartepe/İstanbul adresinde ticaret sicilinde kayıtlı olduğu, davacının iddiasına göre davalı şirketin faaliyetine bu yerde devam ettikten sonra buradan ayrıldığı, ancak ticaret sicilinde adres değişikliği yapılmadığı, davacının şubesinin bu adreste faaliyete başladığı, davalı şirketin bir kısım borçları nedeniyle icrai işlemler nedeniyle mağdur olduğu, bu nedenlerle;
davacının davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin silinmesini (terkinini) talep ettiği, davacının yönetmelikte sayılan terkin isteyebilecek ilgililerden olmadığının açık olduğu, bu nedenle eldeki dava bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, diğer yandan dosya kapsamına göre davacının üçüncü kişi olarak yönetmeliğin 37. maddesi gereğince bir başvurusunun bulunmadığı, davacının üçüncü kişi olarak başvurması halinde müdürlükçe yönetmeliğin 36 ve 37. maddelerine göre işlem tesis edilmesinin ve bundan sonra davacının müdürlük işlemine karşı yasal yollara başvurmasının da mümkün olduğu,
tüm bu nedenlerle eldeki davada davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığı ve davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/01/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2179, K. 2025/201, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama