KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/657 - 2025/1212
- Dosya no
- 2025/657
- Karar no
- 2025/1212
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/02/2025 tarihli ara karar, 14/03/2025 tarihli istinaf değerlendirme kararı
- Numarası
- 2025/85 Esas
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
2- ... 3- SEBA ÇELİK BORU EK PARÇALARI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ KOCAELİ ŞUBESİ - Vezirçiftliği Mah. Başyiğit Cad. No:226 Başiskele/KOCAELİ VEKİLİ : Av...
DAVA
Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
TALEP
İhtiyati tedbir
TALEP TARİHİ : 25/02/2025
DAVA TARİHİ : 14.02.2025
KARAR TARİHİ : 02/07/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 02/07/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili 25/02/2025 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin geçici mühlet tarihinden önce keşide etmiş olduğu çeklerin yasal süresi içerisinde bankalara ibraz edilmesi halinde karşılıksızdır kaşesi vurulmamasını, konkordato davasının bulunduğuna ilişkin muhatap tarafından şerh vurulmasını, henüz tahsil edilmemiş ve ibraz edilen müşteri çeklerinin konkordato komiserlerine teslim edilmesini aksi halde tahsil edilen çek bedellerinin konkordato komiserlerinin gözetiminde bulunan banka hesabına yatırılmasını, şirketin hesaplarında yer alan tutarların ve tahsil edilen çeklerin konkordato komiserliği denetimde tasarruf edilmesi gerektiği hususunda bankalara müzekkere yazılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili mühlet öncesinde keşide edilen ve müşterilerine teslim etmiş olduğu çekler hakkında ihtiyati tedbir talep etmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince 26/02/2025 tarihli ara karar ile; "...Davacı vekilinin tedbir talebinini REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesince 14/03/2025 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile; "... Davacının istinaf talebinin REDDİNE...." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen 26/02/2025 tarihli ara karar ve 14/03/2025 tarihli istinaf değerlendirme kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin mühlet tarihinden önce keşide etmiş oldukları çeklerin yasal süresi içinde bankalara ibraz edilmesi halinde “karşılıksızdır” kaşesi yerine, “konkordato şerhi” kaydının düşülmesini, henüz tahsil edilmemiş ve bankalara ibraz edilen müşteri çeklerinin fiziki olarak Konkordato Komiserliği’ne teslim edilmesine, aksi kanaatte olunması hâlinde, çek bedellerinin tahsil edildikçe Konkordato Komiserliği nezdinde açılan Albaraka Türk Katılım Bankası nezdinde ...
IBAN hesabına günlük olarak gönderilmesine, Konkordato geçici mühleti kararının verildiği 19.02.2025 tarihinden sonra bankalar tarafından tahsil edilen müşteri çek bedellerinin, Konkordato Komiserliği nezdinde açılan Albaraka Türk Katılım Bankası nezdinde ... IBAN numaralı hesaba aktarılmasına dair ivedililikle tedbir kararı verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/02/2025 tarihli ara karar ile 14/03/2025 tarihli istinaf değerlendirme kararı, 2025/85 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; konkordato istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince tedbir talebinin ve istinaf talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının 25/02/2025 tarihli dilekçesinde tedbir talep ettiği, mahkemece 26/02/2025 tarihli ara karar ile " ... Davacı vekilinin tedbir talebinini reddine..." karar verildiği, karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurduğu, bu kez mahkemece 14/03/2025 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile "... Davacının istinaf talebinin REDDİNE...." karar verildiği, ara karar ve ek karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/(1). maddesi, "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü,
2004 sayılı İİK'nın 7101 Sayılı Yasa ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, " Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmünü içermektedir.
Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.
Buna göre, 6100 sayılı HMK'nın 12.01.2011 tarihinde kabul edildiği ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.
Bu durumda, 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerin reddine ilişkin kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.
Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki ihtiyati tedbirlere yönelik istemlerin kabul veya reddine ilişkin kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır (Benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/2558 esas 2024/3133 karar sayılı ilamı).
Konkordato tedbirlerine karşı kanun yoluna başvurulamaz. Bu nedenle ilk derece mahkemesince istinaf isteminin reddine dair 14/03/2025 tarihli istinaf değerlendirme kararı usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacıların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacılara iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/657, K. 2025/1212, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama